İÇİNDEKİLER
İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇOCUK
HAKLARI BİLDİRGESİ
BM ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, İŞKENCE
VE DİĞER ZALİMCE, İNSANLIKDIŞI VEYA ONUR KIRICI DAVRANIŞ VEYA CEZALANDIRMALARA
KARŞI SÖZLEŞME
HER TÜRLÜ IRK AYRIMCILIĞININ
ORTADAN KALDIRILMASINA İLİŞKİN ULUSLARARASI SÖZLEŞMENİN ONAYLANMASININ UYGUN
BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN VE SÖZLEŞME
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KADINLARA
KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESİ ULUSLARARASI SÖZLEŞMESİ
İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ
(10 Aralık 1948)
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık
1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.
Birleşmiş
Milletler Genel Kurulu;
İnsanlık topluluğunun bütün bireyleriyle kuruluşlarının bu
Bildirgeyi her zaman göz önünde tutarak eğitim ve öğretim yoluyla bu hak ve
özgürlüklere saygıyı geliştirmeye, giderek artan ulusal ve uluslararası
önlemlerle gerek üye devletlerin halkları ve gerekse bu devletlerin yönetimi
altındaki ülkeler halkları arasında bu hakların dünyaca etkin olarak tanınmasını
ve uygulanmasını sağlamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar
için ortak ideal ölçüleri belirleyen bu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini ilan
eder.
Madde 1-
Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana
sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.
Madde 2-
Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya
sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu
Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir.
Ayrıca, ister bağımsız olsun, ister vesayet altında veya özerk olmayan ya da
başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke yurttaşı olsun, bir kimse hakkında,
uyruğunda bulunduğu devlet veya ülkenin siyasal, hukuksal veya uluslararası
statüsü bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir.
Madde 3 -Yaşamak,
özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.
Madde 4-
Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz, kölelik ve köle ticareti
her türlü biçimde yasaktır.
Madde 5-
Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı
davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez.
Madde 6-
Herkesin, her nerede olursa olsun, hukuksal kişiliğinin tanınması hakkı vardır.
Madde 7-
Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin yasanın korunmasından eşit
olarak yararlanma hakkına sahiptir. Herkesin bu Bildirgeye aykırı her türlü
ayrım gözetici işleme karşı ve böyle işlemler için yapılacak her türlü
kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır.
Madde 8-
Herkesin anayasa yada yasayla tanınmış temel haklarını çiğneyen eylemlere karşı
yetkili ulusal mahkemeler eliyle etkin bir yargı yoluna başvurma hakkı vardır.
Madde 9-
Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez.
Madde 10-
Herkesin, hak ve yükümlülükleri belirlenirken ve kendisine bir suç yüklenirken,
tam bir şekilde davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından hakça ve
açık olarak görülmesini istemeye hakkı vardır.
Madde 11
1. Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunması için gerekli olan tüm
güvencelerin tanındığı açık bir yargılama sonunda, yasaya göre suçlu olduğu
saptanmadıkça, suçsuz sayılır.
2. Hiç kimse
işlendiği sırada ulusal yada uluslararası hukuka göre bir suç oluşturmayan
herhangi bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu sayılamaz. Kimseye suçun işlendiği
sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Madde 12-
Kimsenin özel yaşamına, ailesine konutuna ya da haberleşmesine keyfi olarak
karışılamaz, şeref ve adına saldırılamaz.
Herkesin bu
gibi karışma ve saldırılara karşı yasa tarafından korunmaya hakkı vardır.
Madde 13
1. Herkesin bir
devletin toprakları üzerinde serbestçe dolaşma ve oturma hakkı vardır.
2. Herkes ,
kendi ülkesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine
yeniden dönmek hakkına sahiptir.
Madde 14
1. Herkesin zulüm altında başka ülkelere sığınma ve sığınma olanaklarından
yararlanma hakkı vardır.
2. Gerçekten
siyasal nitelik taşımayan suçlardan veya Birleşmiş Milletlerin amaç ve
ülkelerine aykırı eylemlerden doğan kovuşturma durumunda bu haktan
yararlanılamaz.
Madde 15
1. Herkesin bir yurttaşlığa hakkı vardır.
2. Hiç kimse
keyfi olarak yurttaşlığından veya yurttaşlığını değiştirme hakkından yoksun
bırakılamaz.
Madde 16
1. Yetişkin her erkeğin ve kadının, ırk, yurttaşlık veya din bakımlarından
herhangi bir kısıtlamaya uğramaksızın evlenme ve aile kurmaya hakkı vardır.
2. Evlenme
sözleşmesi, ancak evleneceklerin özgür ve tam iradeleriyle yapılır.
3. Aile,
toplumun, doğal ve temel unsurudur, toplum ve devlet tarafından korunur.
Madde 17
1. Herkesin tek başına veya başkalarıyla ortaklaşa mülkiyet hakkı vardır.
2. Hiç kimse
keyfi olarak mülkiyetinden yoksun bırakılamaz.
Madde 18-
Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır.
Bu hak, din
veya topluca, açık olarak ya da özel biçimde öğrenim, uygulama, ibadet ve dinsel
törenlerle açığa vurma özgürlüğünü içerir.
Madde 19-
Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak düşüncelerinden
dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın, bilgi ve
düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılar.
Madde 20
1. Herkesin silahsız ve saldırısız toplanma, dernek kurma ve derneğe katılma
özgürlüğü vardır.
2. Hiç kimse
bir derneğe girmeye zorlanamaz.
Madde 21
1. Herkes, doğrudan veya serbestçe seçilmiş temsilciler aracılığı ile ülkesinin
yönetimine katılma
hakkına
sahiptir.
2. Herkesin
ülkesinin kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkı vardır.
3. Halkın
iradesi hükümet otoritesinin temelidir. Bu irade, gizli veya serbestliği
sağlayacak benzeri bir yöntemle genel ve eşit oy verme yoluyla yapılacak ve
belirli aralıklarla tekrarlanacak dürüst seçimlerle belirlenir.
Madde 22-
Herkesin, toplumun bir üyesi olarak, sosyal güvenliğe hakkı vardır. Ulusal
çabalarla ve uluslararası işbirliği yoluyla ve her devletin örgütlenmesine ve
kaynaklarına göre, herkes onur ve kişiliğinin serbestçe gelişim için gerekli
olan ekonomik, sosyal ve kültürel haklarının gerçekleştirilmesi hakkına
sahiptir.
Madde 23
1. Herkesin çalışma, işini serbestçe seçme, adaletli ve elverişli koşullarda
çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır.
2. Herkesin,
herhangi bir ayrım gözetmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır.+
3. Herkesin
kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gerekirse her türlü sosyal
koruma önlemleriyle desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir
ücrete hakkı vardır.
4. Herkesin
çıkarını korumak için sendika kurma veya sendikaya üye olma hakkı vardır.
Madde 24-
Herkesin dinlenmeye, eğlenmeye, özellikle çalışma süresinin makul ölçüde
sınırlandırılmasına ve belirli dönemlerde ücretli izne çıkmaya hakkı vardır.
Madde 25
1. Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut
ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk,
yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda
güvenlik hakkına sahiptir.
2. Anaların ve
çocukların özel bakım ve yardım görme hakları vardır.
Bütün çocuklar, evlilik içi veya evlilik dışı doğmuş olsunlar, aynı sosyal
güvenceden yararlanırlar.
Madde 26
1. Herkes eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim
aşamasında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleksel eğitim herkese
açıktır. Yüksek öğretim, yeteneklerine göre herkese tam bir eşitlikle açık
olmalıdır.
2. Eğitim insan
kişiliğini tam geliştirmeye ve insan haklarıyla temel özgürlüklere saygıyı
güçlendirmeye yönelik olmalıdır. Eğitim, bütün uluslar, ırklar ve dinsel
topluluklar arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu özendirmeli ve Birleşmiş
Milletlerin barışı koruma yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.
3. Çocuklara
verilecek eğitimin türünü seçmek, öncelikle ana ve babanın hakkıdır.
Madde 27
1. Herkes toplumun kültürel yaşamına serbestçe katılma, güzel sanatlardan
yararlanma, bilimsel gelişmeye katılma ve bundan yararlanma hakkına sahiptir.
2. Herkesin
yaratıcısı olduğu bilim, edebiyat ve sanat ürünlerinden doğan maddi ve manevi
çıkarlarının korunmasına hakkı vardır.
Madde 28-
Herkesin bu Bildirgede öngörülen hak ve özgürlüklerin gerçekleşeceği bir
toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır.
Madde 29
1. Herkesin, kişiliğinin serbestçe ve tam gelişmesine olanak veren topluma karşı
ödevleri vardır.
2. Herkes
haklarını kullanırken ve özgürlüklerinden yararlanırken, başkalarının hak ve
özgürlüklerinin tanınması ve bunlara saygı gösterilmesinin sağlanması ve
demokratik bir toplumda genel ahlak ve kamu düzeniyle genel refahın gereklerinin
karşılanması amacıyla yalnız yasayla belirlenmiş sınırlamalara bağlı olur.
3. Bu hak ve
özgürlükler hiçbir koşulda Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı
olarak kullanılamaz.
Madde 30-
Bu bildirgenin hiçbir kuralı, herhangi bir devlet, topluluk veya kişiye, burada
açıklanan hak ve özgürlüklerden herhangi birinin yok edilmesini amaçlayan bir
girişimde veya eylemde bulunma hakkını verir biçimde yorumlanamaz.
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ
Aşağıda imzası bulunan Avrupa Konseyi üyesi
hükümetler;
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 10
Aralık 1948'de ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'ni,
Bu Bildiri'nin, metninde açıklanan hakların her
yerde ve etkin olarak tanınmasını ve uygulanmasını sağlamayı hedef aldığını,
Avrupa Konseyi'nin amacının, üyeleri arasında
daha sıkı bir birlik kurmak olduğunu ve insan hakları ile temel özgürlüklerinin
korunması ve geliştirilmesinin bu amaca ulaşma yollarından birini oluşturduğunu
göz önüne alarak,
Dünyada barış ve adaletin asıl temelini
oluşturan ve sağlanıp korunabilmesi, her şeyden önce, bir yandan da insan
hakları konusunda ortak bir anlayış ve ortaklığa saygı esasına bağlı olan bu
temel özgürlüklere derin inançlarını bir daha tekrarlayarak,
Aynı inancı taşıyan ve siyasal gelenekler,
idealler, özgürlüklere saygı ve hukukun üstünlüğü konularında ortak bir mirası
paylaşan Avrupa devletlerinin hükümetleri sıfatıyla, Evrensel Bildiri'de yer
alan bazı hakların ortak güvenceye bağlanmasını sağlama yolunda ilk adımları
atmayı kararlaştırarak;
Aşağıdaki hususlarda anlaşmışlardır:
BÖLÜM I
Haklar ve Özgürlükler
Madde 1
İnsan Haklarına saygı yükümlülüğü
Yüksek Sözleşmeci Taraflar, kendi yetki alanları içinde bulunan herkese
bu Sözleşmenin birinci bölümünde açıklanan hak ve özgürlükleri tanırlar.
Madde 2
Yaşama hakkı
1. Herkesin yaşam hakkı, yasanın koruması
altındadır. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında
mahkemece hükmedilen bu cezanın yerine getirilmesi dışında, hiç kimse kasten
öldürülemez.
2. Öldürme, aşağıdaki durumlardan birinde
kuvvete başvurmanın kesin zorunluluk haline gelmesi sonucunda meydana gelmişse,
bu maddenin ihlali suretiyle yapılmış sayılmaz:
a. Bir kimsenin yasadışı şiddete karşı korunması
için;
b. Usulüne uygun olarak yakalamak için veya
usulüne uygun olarak tutuklu bulunan bir kişinin kaçmasını önlemek için;
c. Ayaklanma veya isyanın, yasaya uygun olarak
bastırılması için.
Madde 3
İşkence yasağı
Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı yada onur
kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz.
Madde 4
Kölelik ve zorla çalıştırma yasağı
1. Hiç kimse köle ve kul halinde tutulamaz.
2. Hiç kimse zorla çalıştırılamaz ve zorunlu
çalışmaya tabi tutulamaz.
3. Aşağıdaki haller bu maddede sözü geçen "zorla
çalıştırma veya zorunlu çalışma"dan sayılmazlar:
a. Bu Sözleşmenin 5. maddesinde öngörülen
koşullar altında tutuklu bulunan kimseden tutukluluğu veya şartlı salıverilmesi
süresince olağan olarak yapılması istenen çalışma;
b. Askeri nitelikte bir hizmet veya inançları
gereğince askerlik görevini yapmaktan kaçınan kimselerin durumunu meşru sayan
ülkelerde bu inanca sahip kimselere zorunlu askerlik yerine gördürülecek başka
bir hizmet;
c. Toplumun hayat veya refahını tehdit eden kriz
ve afet hallerinde istenecek her hizmet;
d. Normal yurttaşlık yükümlülükleri kapsamına
giren her türlü çalışma veya hizmet.
Madde 5
Özgürlük ve güvenlik hakkı
1. Herkesin kişi özgürlüğüne ve güvenliğine
hakkı vardır. Aşağıda belirtilen haller ve yasada belirlenen yollar dışında hiç
kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.
a. Kişinin yetkili mahkeme tarafından mahkum
edilmesi üzerine usulüne uygun olarak hapsedilmesi;
b. Bir mahkeme tarafından, yasaya uygun olarak,
verilen bir karara riayetsizlikten dolayı veya yasanın koyduğu bir yükümlülüğün
yerine getirilmesini sağlamak için usulüne uygun olarak yakalanması veya tutulu
durumda bulundurulması;
c. Bir suç işlediği hakkında geçerli şüphe
bulunan veya suç işlemesine yada suçu işledikten sonra kaçmasına engel olmak
zorunluluğu inancını doğuran makul nedenlerin bulunması dolayısıyla, bir
kimsenin yetkili merci önüne çıkarılmak üzere yakalanması ve tutulu durumda
bulundurulması;
d. Bir küçüğün gözetim altında eğitimi için
usulüne uygun olarak verilmiş bir karar gereği tutulu durumda bulundurulması
veya kendisinin yetkili merci önüne çıkarılması için usulüne uygun olarak tutulu
durumda bulundurulması;
e. Bulaşıcı hastalık yayabilecek bir kimsenin,
bir akıl hastasının, bir alkoliğin, uyuşturucu madde bağımlısı bir kişinin veya
bir serserinin usulüne uygun olarak tutulu durumda bulundurulması;
f. Bir kişinin usulüne aykırı surette ülkeye
girmekten alı konmasını veya kendisi hakkında sınır dışı etme yada geriverme
işleminin yürütülmekte olması nedeniyle usulüne uygun olarak yakalanması veya
tutulu durumda, bulundurulması;
2. Yakalanan her kişiye, yakalama nedenleri ve
kendisine yöneltilen her türlü suçlama en kısa zamanda ve anladığı bir dille
bildirilir.
3. Bu maddenin 1.c fıkrasında öngörülen koşullar
uyarınca yakalanan veya tutulu durumda bulunan herkes, hemen bir yargıç veya
adli görev yapmaya yasayla yetkili kılınmış diğer bir görevli önüne çıkarılır;
kendisinin makul bir süre içinde yargılanmaya veya adli kovuşturma sırasında
serbest bırakılmaya hakkı vardır. Salıverilme, ilgilinin duruşmada hazır
bulunmasını sağlayacak bir teminata bağlanabilir.
4. Yakalama veya tutuklu durumda bulunma
nedeniyle özgürlüğünden yoksun kılınan herkes, özgürlük kısıtlamasının yasaya
uygunluğu hakkında kısa bir süre içinde karar vermesi ve yasaya aykırı görülmesi
halinde kendisini, serbest bırakması için bir mahkemeye başvurma hakkına
sahiptir.
5. Bu madde hükümlerine aykırı olarak yapılmış
bir yakalama veya tutulu kalma işleminin mağduru olan herkesin tazminat istemeye
hakkı vardır.
Madde 6
Adil yargılanma hakkı
1. Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle
ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda
karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından
davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini
istemek hakkına sahiptir. Hüküm açık oturumda verilir; ancak, demokratik bir
toplumda genel ahlak, kamu düzeni ve ulusal güvenlik yararına, küçüklerin
korunması veya davaya taraf olanların özel hayatlarının gizliliği
gerektirdiğinde, veya davanın açık oturumda görülmesinin adaletin selametine
zarar verebileceği bazı özel durumlarda, mahkemenin zorunlu göreceği ölçüde,
duruşmalar dava süresince tamamen veya kısmen basma ve dinleyicilere kapalı
olarak sürdürülebilir.
2. Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu
yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.
3. Her sanık, en azından aşağıdaki haklara
sahiptir:
a. Kendisine yöneltilen suçlamanın
niteliği ve nedeninden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak
haberdar edilmek;
b. Savunmasını hazırlamak için
gerekli zamana ve kolaylıklara sahip olmak;
c. Kendi kendini savunmak veya kendi
seçeceği bir savunmacının yardımından yararlanmak ve eğer savunmacı tutmak için
mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa,
mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından
yararlanabilmek;
d. İddia tanıklarını sorguya çekmek veya
çektirmek, savunma tanıklarının da iddia tanıklarıyla aynı koşullar altında
çağırılmasının ve dinlenmesinin sağlanmasını istemek;
e. Duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya
konuşmadığı takdirde bir tercümanın yardımından para ödemeksizin yararlanmak.
Madde 7
Cezaların yasallığı
1. Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal ve
uluslararası hukuka göre bir suç sayılmayan bir fiil veya ihmalden dolayı mahkum
edilemez. Yine hiç kimseye, suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan
daha ağır bir ceza verilemez.
2. Bu madde, işlendiği zaman uygar uluslar
tarafından tanınan genel hukuk ilkelerine göre suç sayılan bir fiil veya ihmal
ile suçlanan bir kimsenin yargılanmasına ve cezalandırılmasına engel değildir.
Madde 8
Özel hayatın ve aile hayatının korunması
1. Herkes; özel ve aile hayatına, konutuna ve
haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu
otoritesinin müdahalesi, ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik
refahı, dirlik ve düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya
ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir
toplumda, zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu
olabilir.
Madde 9
Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü
1. Herkes; düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne
sahiptir. Bu hak, din veya inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya
topluca, açıkça veya özel tarzda ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak
suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içerir.
2. Din veya inancını açıklama özgürlüğü, ancak
kamu güvenliğinin, kamu düzenin, genel sağlığın veya ahlakın, yada başkalarının
hak ve özgürlüklerinin korunması için demokratik bir toplumda zorunlu
tedbirlerle ve yasayla sınırlanabilir.
Madde 10
İfade özgürlüğü
1. Herkes, görüşlerini açıklama ve anlatım
özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin
müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve
vermek özgürlüğünü de içerir. Bu madde, devletlerin radyo, televizyon ve sinema
işletmelerini bir izin rejimine bağlı tutmalarına engel değildir.
2. Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu
özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak,
ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu
düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın,
başkalarının şöhret ve haklarının korunması, veya yargı gücünün otorite ve
tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına,
sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir.
Madde 11
Dernek kurna ve toplantı özgürlüğü
1. Herkes; asayişi bozmayan toplantılar yapmak,
dernek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar
kurmak ve sendikalara katılmak haklarına sahiptir.
2. Bu hakların kullanılması, demokratik bir
toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, kamu
emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi,
sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
amaçlarıyla ve ancak yasayla i sınırlanabilir. Bu madde, bu hakların
kullanılmasında silahlı kuvvetler, kolluk mensupları veya devletin idare
mekanizmasında görevli olanlar hakkında meşru sınırlamalar konmasına engel
değildir.
Madde 12
Evlenme hakkı
Evlenme çağına gelen erkek ve kadın, bu hakkın
kullanılmasını düzenleyen ulusal yasalar uyarınca evlenmek ve aile kurmak
hakkına sahiptir.
Madde 13
Etkili başvuru hakkı
Bu Sözleşme'de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes,
ihlal fiili resmi görev yapan kimseler tarafından bu sıfatlarına dayanılarak
yapılmış da olsa, ulusal bir makama etkili bir başvuru yapabilme hakkına
sahiptir.
Madde 14
Ayırımcılık yasağı
Bu Sözleşmede tanınan hak ve özgürlüklerden
yararlanma; cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal
veya sosyal köken, ulusal bir azınlığa mensupluk, servet, doğum veya herhangi
başka bir durum bakımından hiçbir ayırımcılık yapılmadan sağlanır.
Madde 15
Olağanüstü hallerde askıya alma
1. Savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka
bir genel tehlike halinde her Yüksek Sözleşmeci Taraf, ancak durumun
gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters
düşmemek koşuluyla bu Sözleşmede öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler
alabilir.
2. Yukarıdaki hüküm, meşru savaş fiilleri
sonucunda meydana gelen ölüm hali dışında, 2. madde ile 3. ve 4. maddeler (fıkra
1) ve 7. maddeyi hiçbir suretle ihlale mezun kılmaz.
3. Bu maddeye göre aykırı tedbirler alma hakkını
kullanan her Yüksek Sözleşmeci Taraf, alınan tedbirler ve bunları gerektiren
nedenler hakkında Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'ne tam bilgi verir. Bu Yüksek
Sözleşmeci Taraf, sözü geçen tedbirlerin yürürlükten kalktığı tarihi de Avrupa
Konseyi Genel Sekreteri’ne bildirir.
Madde 16
Yabancıların siyasal etkinliklerinin
kısıtlanması
10, 11 ve 14. maddelerin hiçbir hükmü, Yüksek Sözleşmeci Tarafların
yabancıların siyasal etkinliklerini sınırlamalarına engel sayılmaz.
Madde 17
Hakların kötüye kullanımının yasaklanması
Bu Sözleşme hükümlerinden hiçbiri, bir devlete,
topluluğa veya kişiye, Sözleşme'de tanınan hak ve özgürlüklerin yok edilmesine
veya burada öngörüldüğünden daha geniş ölçüde sınırlamalara uğratılmasına
yönelik bir etkinliğe girişme ya da eylemde bulunma hakkını sağlar biçimde
yorumlanamaz.
Madde 18
Hakların kısıtlanmasının sınırları
Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince, sözü edilen
hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamalar, ancak öngörülen amaçlar için
uygulanabilir.
BÖLÜM II
Avrupa insan Hakları Mahkemesi
Madde 19
Mahkeme'nin kuruluşu
Bu Sözleşme ve protokollerine, Yüksek Sözleşmeci
Taraflarca kabul edilen yükümlülüklere uyulmasını sağlamak için; aşağıda
“Mahkeme” olarak anılacak bir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kurulur. Mahkeme
devamlı görev yapar.
Madde 20
Yargıç sayısı
Mahkeme, Yüksek Sözleşmeci Taraflar sayısına eşit sayıda yargıçtan
oluşur.
Madde 21
Görev için aranan koşullar
1. Yargıçlar üstün ahlaki vasıflara ve yüksek
bir hukuki göreve atanmak için gerekli niteliklere sahip veya ehliyetleriyle
tanınmış hukukçu olmalıdırlar.
2. Yargıçlar Mahkemeye kendi adlarına
katılırlar.
3. Görev süreleri içerisinde, yargıçlar
bağımsızlıkları, tarafsızlıkları ve daimi görevin gerekleri ile bağdaşmayan
herhangi bir görev üstlenemezler; bu fıkranın uygulanmasından doğan sorunlar
Mahkeme tarafından karara bağlanır.
Madde 22
Yargıçların seçimi
1. Yargıçlar, her Yüksek Sözleşmeci Taraf için,
o Yüksek Sözleşmeci Taraf tarafından gösterilen ve üç aday içeren bir liste
üzerinden Parlamenterler Meclisi tarafından oy çokluğu ile seçilirler.
2. Yeni Yüksek Sözleşmeci Tarafların bu
Sözleşme'ye katılmaları halinde Mahkeme'yi tamamlamak ve boşalan üyelikleri
doldurmak için aynı usul izlenir.
Madde 23
Görev süreleri
1. Yargıçlar altı yıl için seçilirler. Tekrar
seçilmeleri mümkündür. Bununla beraber ilk seçilen yargıçlardan yarısının görev
süresi üç yıl sonunda sona erecektir.
2. İlk üç yıllık sürenin sonunda görevleri sona
erecek olan üyeler, ilk seçimlerin yapılmasından hemen sonra, Avrupa Konseyi
Genel Sekreteri tarafından kura çekmek suretiyle saptanır.
3. Yargıçların imkan ölçüsünde yarısının her üç
yılda bir yenilenmesini sağlamak için, Parlamenterler Meclisi bir sonraki seçime
geçmeden önce seçilecek yargıçlardan bir veya birkaçının görev süresinin veya
sürelerinin üç yıldan az veya dokuz yıldan çok olmamak şartı ile, altı yıl
dışında bir süre olmasına karar verebilir.
4. Birden fazla üyenin görev süresinin söz
konusu olduğu durumlarda ve Parlamenterler Meclisi'nin yukarıdaki fıkrayı
uygulaması halinde, görev sürelerinin üyelere dağılımı, Genel Sekreter'in,
seçimden hemen sonra yapacağı kura sonucu belirlenir.
5. Görev süresi bitmemiş bir yargıcın yerine
seçilen yargıç, selefinin görev süresini tamamlar.
6. Yargıçların görev süreleri 70 yaşında sona
erer.
7. Yargıçlar, yerlerine başkası seçilinceye
kadar görev yaparlar. Yerlerine başkası seçildikten sonra da kendilerine havale
edilmiş olan davalara bakmaya devam ederler.
Madde 24
Görevden alınma
Bir yargıç ancak, artık gerekli koşulları taşıma
dışına ilişkin diğer yargıçların üçte iki çoğunluk ile alacakları kararla
görevden alınabilir.
Madde 25
Yazı işleri ve hukukçular
Mahkeme'de, görev ve kuruluşu Mahkeme
içtüzüğünde belirlenen bir Yazı İşleri bulunur. Mahkeme’ye yazı işlerinde
görevli hukukçular yardım eder.
Madde 26
Mahkeme'nin genel kurul halinde toplanması
Genel Kurul halinde toplanan Mahkeme,
1. Üç yıllık bir süre için Başkanını ve bir veya
iki Başkan Yardımcısını seçer, bunların tekrar seçilmeleri mümkündür;
2. Belirli süreler için Daireler kurar;
3. Mahkeme, Dairelerinin başkanlarını seçer,
bunların tekrar seçilmeleri mümkündür;
4. Mahkeme içtüzüğünü kabul eder;
5. Yazı işleri Müdürü ve bir veya birden fazla
Müdür Yardımcısı seçer.
Madde 27
Komite, Daireler ve Büyük Daire
1. Mahkeme, önüne gelen başvuruları incelemek
üzere üç yargıçlı Komiteler, yedi yargıçlı Daireler ve on yedi yargıçlı bir
Büyük Daire şeklinde toplanır. Mahkemenin Daireleri belirli bir süre için
Komiteleri oluşturur.
2. Başvuruya konu olan Taraf Devlet adına
seçilmiş yargıç Daire ve Büyük Dairede vazifeten yer alır; bu yargıcın
yokluğunda veya katılması mümkün olmayan durumlarda, anılan Devletin
belirleyeceği bir kişi yargıç sıfatıyla Daire ve Büyük Dairede yer alır.
3. Büyük Daire ayrıca Mahkeme Başkanı, Başkan
Yardımcıları, Daire Başkanları ve Mahkeme içtüzüğüne göre seçilecek diğer
yargıçlardan oluşur. 43. madde uyarınca Büyük Daireye sevk edilen başvuruların
incelenmesi sırasında, Daire Başkanı ve başvuruda konu edilen Devletin yargıcı
dışında, bu kararı veren Daire yargıçları Büyük Dairede yer alamazlar.
Madde 28
Komitelerin kabul edilemezlik kararları
Bir Komite, 34. madde uyarınca yapılan kişisel
başvurunun, daha fazla incelemeyi gerektirmediği hallerde, oybirliği ile kabul
edilemezliğine veya kayıttan düşürülmesine karar verebilir. Bu karar kesindir.
Madde 29
Dairelerin kabul edilebilirlik ve esasa
ilişkin kararları
1. 28. madde çerçevesinde karar verilmediği takdirde, bir Daire, 34.
madde
uyarınca yapılan kişisel başvuruların kabul
edilebilirliği ve esası hakkında karar verir.
2. Bir Daire, 33. madde uyarınca yapılan devlet
başvurularının kabul edilebilirliği ve esası hakkında karar verir.
3. Mahkeme'nin istisnai hallerde, aksine
kararları hariç, kabul edilebilirlik konusundaki kararları ayrı olarak alınır.
Madde 30
Yargılanmanın Büyük Daireye gönderilmesi
Daire önünde görülen dava, işbu Sözleşmenin ve
protokollerinin yorumu konusunda ciddi sorunlar doğuruyorsa yada sorunun çözümü
Mahkeme tarafından önceden verilmiş bir karar ile çelişkili olacak ise, Daire,
hüküm vermediği süre içerisinde, taraflar itiraz etmedikçe, yargı yetkisinden
Büyük Daire lehine vazgeçebilir.
Madde 31
Büyük Dairenin yetkileri
Büyük Daire,
1. Daireler tarafından 30. madde uyarınca
kendisine gönderilen veya 43. madde uyarınca önüne gelen, 33. veya 34. maddeler
uyarınca yapılan başvuruları ve,
2. 47. maddede öngörülen görüş bildirme
taleplerini inceler.
Madde 32
Mahkeme'nin yargı yetkisi
1. Mahkeme'nin yargı yetkisi, 33., 34. ve 37.
maddeler uyarınca kendisine intikal eden, işbu Sözleşmenin ve protokollerinin
yorumu ve uygulanmasına ilişkin tüm konuları kapsar.
2. Mahkeme'nin yargı yetkisinin olup olma dışı
hakkında ihtilaf durumunda, karar Mahkemeye aittir.
Madde 33
Devlet başvuruları
Her Yüksek Sözleşmeci Taraf, işbu Sözleşme ve protokolleri hükümlerine
vaki ve kendisinin diğer Yüksek Sözleşmeci Tarafa isnat edilebileceğine kanaat
getirdiği herhangi bir ihlalden dolayı Mahkeme'ye başvurabilir.
Madde 34
Kişisel başvurular
İş bu Sözleşme ve Protokollerinde tanınan
hakların Yüksek Sözleşmeci Taraflardan biri tarafından ihlalinden zarar gördüğü
iddiasında bulunan her gerçek kişi, hükümet dışı her kuruluş veya kişi grupları
Mahkeme'ye başvurabilir. Yüksek Sözleşmeci Taraflar, bu hakkın etkin bir şekilde
kullanılmasına hiçbir suretle engel olmamayı taahhüt ederler.
Madde 35
Kabul edilebilirlik koşulları
1. Uluslararası Hukukun genel olarak kabul
edilen prensiplerine göre, ancak iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra ve
kesin karardan itibaren altı aylık süre içinde Mahkemeye başvurulabilir.
2. Mahkeme, 34. madde uyarınca sunulan herhangi
bir kişisel başvuruyu aşağıdaki hallerde kabul etmez:
a. Başvuru imzasız ise veya;
b. Başvuru Mahkeme tarafından daha önce
incelenmiş veya uluslar arası diğer bir soruşturma veya çözüm merciine sunulmuş
başka bir başvurunun konusuyla esas itibariyle aynı ise ve yeni olaylar
içermiyorsa.
3. Mahkeme, 34. madde uyarınca sunulan herhangi
bir kişisel başvuruyu iş bu Sözleşme ve protokolleri hükümleri dışında kalmış,
açıkça dayanaktan yoksun veya başvuru hakkının suiistimali mahiyetinde telakki
ettiği takdirde, kabul edilemez bulur.
4. Mahkeme işbu maddeye göre kabul edilemez
bulduğu her başvuruyu reddeder. Yargılamanın her aşamasında bu karar
verilebilir.
Madde 36
Üçüncü tarafın müdahalesi
1. Daire ve Büyük Daire önündeki tüm davalarda, vatandaşlarından birinin
başvuran taraf olması halinde, Yüksek Sözleşmeci
Tarafın yazılı görüş sunma ve duruşmalarda bulunma hakkı vardır.
2. Mahkeme Başkanı, adaletin doğru
sağlanabilmesi amacıyla, yargılamada taraf olmayan herhangi bir Yüksek
Sözleşmeci Tarafı yazılı görüş sunma veya duruşmalarda taraf olmaya davet
edebilir.
Madde 37
Başvurunun kayıttan düşmesi
1. Yargılamanın herhangi bir aşamasında,
Mahkeme, aşağıdaki sonuçlara varılması halinde başvurunun kayıttan düşürülmesine
karar verebilir.
a. Başvuru sahibi başvurusunu takip etme
niyetinde değilse; veya;
b. Sorun çözümlenmişse veya;
c. Başka herhangi bir nedenden ötürü, başvurunun
incelenmesine devam edilmesi hususunda artık haklı bir gerekçe görmezse. (Ancak
işbu Sözleşme ve Protokollerinde tanımlanan insan haklarına riayet
gerektiriyorsa, Mahkeme başvurunun incelenmesine devam eder)
2. Mahkeme koşulların haklı kıldığı kanısına
varırsa, bir başvurunun eski haline döndürülmesini kararlaştırabilir.
Madde 38
Davanın incelenmesi ve dostane çözüm süreci
1. Mahkeme, kendisine gelen başvuruyu kabul
edilebilir bulduğu takdirde,
a. Olayları saptamak amacıyla, tarafların
temsilcileriyle birlikte başvuruyu incelemeye devam eder ve gerekirse, ilgili
Devletlerin, etkinliği için gerekli tüm kolaylıkları sağlayacakları bir
soruşturma yapacaktır;
b. İş bu Sözleşme ve Protokollerinde tanımlanan
şekliyle İnsan Haklarına saygı esasından hareketle, davanın dostane bir çözüm
ile sonuçlandırılması için ilgili taraflara hizmet sunmaya hazır olacaktır.
2. “1 .b” hükümlerine göre yürütülen süreç
gizlidir.
Madde 39
Dostane çözüme varılması
Dostane çözüme varılırsa, Mahkeme olaylarla ve
varılan çözümle sınırlı kısa açıklamayı içeren bir karar vererek başvuruyu
kayıttan düşürür.
Madde 40
Duruşmaların kamuya açık olması ve belgelere
ulaşabilme
1. Mahkeme istisnai durumlarda aksini
kararlaştırmadıkça, duruşmalar kamuya açıktır.
2. Mahkeme Başkanı aksine karar vermedikçe, Yazı
İşleri Müdürüne emanet edilen belgeler kamuya açıktır.
Madde 41
Hakkaniyete uygun tatmin
Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal
edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali
ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun
bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
Madde 42
Dairelerin kararları
Dairelerin kararları, 44. maddenin 2. fıkrası
hükümleri uyarınca kesinleşir.
Madde 43
Büyük Daireye gönderme
1. Bir Daire kararının verildiği tarihten
itibaren üç ay içerisinde, dava taraflarından her biri, istisnai durumlarda,
davanın Büyük Daireye gönderilmesini isteyebilir.
2. Büyük Daire bünyesinde beş yargıçtan oluşan
bir kurul, dava Sözleşme ve protokollerinin yorumuna yada uygulanmasına ilişkin
ciddi bir sorun doğuruyorsa yada genel nitelikli ciddi bir konu teşkil ediyorsa,
istemi kabul eder.
3. Kurul, istemi kabul ederse, Büyük Daire bir
hüküm ile davayı sonuçlandırır.
Madde 44
Kesin hükümler
1. Büyük Dairenin kararı kesindir.
2. Bir Dairenin kararı aşağıdaki durumlarda
kesinleşir.
a. Taraflar davanın Büyük Daireye gönderilmesini
istemediklerini beyan ederlerse veya;
b. Karardan üç ay içerisinde davanın Büyük Daireye
gönderilmesi istenmezse veya;
c. Kurul 43. maddede öngörülen
istemi reddederse.
3. Kesin karar yayınlanır.
Madde 45
Hükümlerin ve kararların gerekçeli olması
1. Hükümler, başvuruların kabul.
edilebilirliğine veya kabul edilemezliğine ilişkin kararlar gerekçelidir.
2. Hüküm, tamamen veya kısmen yargıçların
oybirliğini içermediği takdirde, her yargıç kendi ayrı görüşünü belirtmek
hakkına sahiptir.
Madde 46
Kararların bağlayıcılığı ve uygulanması
1. Yüksek Sözleşmeci Taraflar, taraf oldukları
davalarda Mahkemenin kesinleşmiş kararlarına uymayı taahhüt ederler.
2. Mahkemenin kesinleşmiş kararı, kararın
uygulanmasını denetleyecek olan Bakanlar Komitesine gönderilir.
Madde 47
Görüş bildirme
1. Mahkeme, Bakanlar Komitesi'nin istemi
üzerine, Sözleşme ve protokollerinin yorumlanması ile ilgili hukuki meseleler
üzerinde görüş bildirebilir.
2. Ancak, bu görüşler, ne Sözleşmenin 1.
bölümünde ve protokollerinde belirlenen hak ve özgürlüklerin içeriği veya
kapsamı ile ilgili sorunlara, ne de Mahkeme veya Bakanlar Komitesi'nin
Sözleşmede öngörülen bir başvuru sonucunda karara bağlamak durumunda
kalabileceği diğer sorunlara ilişkin bulunabilir.
3. Bakanlar Komitesinin Mahkeme'den görüş
bildirme talep etmek kararı Komiteye katılmak hakkına sahip temsilcilerin
çoğunluğuyla alınır.
Madde 48
Mahkeme'nin görüş bildirme yetkisi
Bakanlar Komitesi tarafından yapılan talebin,
47. maddede belirtilen görüş bildirme yetkisine girip girmediğini Mahkeme
kararlaştırır.
Madde 49
Bildirilen görüşün gerekçeli olması
1. Mahkemenin verdiği görüş gerekçelidir.
2. Mütalaa, tamamen veya kısmen yargıçların
oybirliğini içermediği takdirde, her yargıç kendi ayrı görüşünü belirtmek
hakkına sahiptir.
3. Mahkemenin mütalaası Bakanlar Komitesi'ne
bildirilir.
Madde 50
Mahkeme'nin masrafları
Mahkemenin masrafları, Avrupa Konseyi tarafından
karşılanır.
Madde 51
Yargıçların ayrıcalık ve dokunulmazlıkları
Yargıçlar vazifelerinin ifasında Avrupa Konseyi
Statüsünün 40. maddesinde ve bu madde uyarınca akdedilen anlaşmalarda öngörülen
ayrıcalık ve dokunulmazlıklardan yararlanırlar.
BÖLÜM III
Çeşitli Hükümler
Madde 52
Genel Sekreter tarafından yapılan incelemeler
Her Yüksek Sözleşmeci Taraf, Avrupa Konseyi
Genel Sekreteri'nin istemesi üzerine, bu Sözleşme'nin bütün hükümlerinin fiilen
uygulanmasının kendi iç hukukunca nasıl sağlandığı konusunda açıklamalarda
bulunur.
Madde 53
Tanınan insan haklarının korunması
Bu Sözleşme hükümlerinden hiçbiri, herhangi bir
Yüksek Sözleşmeci Tarafın yasalarına ve onun taraf olduğu başka bir Sözleşmeye
göre tanınabilecek insan haklarını ve temel özgürlüklerini sınırlayamaz, yada
onlara aykırı düşecek şekilde yorumlanamaz.
Madde 54
Bakanlar Komitesi'nin yetkileri
Bu Sözleşme'nin hiçbir hükmü, Avrupa Konseyi
Statüsü'nün Bakanlar Komitesi'ne tanıdığı yetkileri olumsuz yönde etkilemez.
Madde 55
Diğer çözüm yollarının dışlanması
Yüksek Sözleşmeci Taraflar, bu Sözleşme'nin
yorum veya uygulamasından doğan bir anlaşmazlığı, başvuru yoluyla bu Sözleşmede
öngörülenlerin dışında bir çözüme bağlamak hususunda aralarında mevcut anlaşma,
sözleşme veya bildirilerden, özel uzlaşma halleri dışında yararlanmaktan
karşılıklı olarak vazgeçmeyi kabul ederler.
Madde 56
Ülkesel uygulama
1. Her devlet, onaylama sırasında veya daha
sonra herhangi bir zamanda, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'ne göndereceği bir
bildirimle bu Sözleşme'nin, uluslararası ilişkilerinden sorumlu bulunduğu bütün
ülkelere veya bunlardan herhangi birine, işbu maddenin 4. Fıkrası saklı kalmak
kaydıyla, uygulanacağını beyan edebilir.
2. Sözleşme, bildirimde belirtilen ülke veya
ülkelerde, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'nin bu bildirimi aldığı tarihten
itibaren otuz gün sonra uygulamaya konur.
3. Bu Sözleşmenin hükümleri, sözü geçen
ülkelerde yerel şartlar dikkate alınarak uygulanır.
4. Bu maddenin birinci fıkrası uyarınca
bildirimde bulunmuş olan her devlet, sonradan herhangi bir zamanda, bildiriminde
belirtmiş olduğu ülke veya ülkelerdeki gerçek kişilerin, hükümet dışı
kuruluşların veya kişi gruplarının başvuruları konusunda bu Sözleşme'nin 34.
maddesine uygun olarak Mahkeme'nin yetkisini kabul ettiğini beyan edebilir.
Madde 57
Çekinceler
1. Bu Sözleşme'nin imzası ve onaylama belgesinin
sunulması sırasında her devlet, Sözleşme'nin belirli bir hükmü hakkında, o
sırada kendi ülkesinde yürürlükte olan bir yasanın bu hükme uygun olmaması
ölçüsünde bir çekince kaydı koyabilir. Bu madde genel nitelikte çekinceler
konmasına izin vermez.
2. Bu maddeye uygun olarak konulacak her
çekince, sözü edilen yasanın kısa bir açıklamasını içerir.
Madde 58
Feshi ihbar
1. Bir Yüksek Sözleşmeci Taraf, bu Sözleşme'yi
ancak Sözleşmeye taraf olduğu tarihten itibaren geçecek beş yıllık bir süre
sonunda ve Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'ne altı ay önceden haber verilecek bir
ihbarla feshedebilir. Genel Sekreter bunu, diğer Yüksek Sözleşmeci Taraflara
bildirir.
2. Bu fesih işlemi, fesih in geçerli sayıldığı
tarihten önce işlenmiş ve yükümlülüklerin ihlali niteliğinde sayılabilecek olan
bir fiil dolayısıyla, ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın bu Sözleşmemden doğan
yükümlülüklerinden kurtulması sonucunu doğurmaz.
3. Aynı şartlarla, Avrupa Konseyi üyeliğinden
çıkan her Yüksek Sözleşmeci Taraf, bu Sözleşmeye de taraf olmaktan çıkar.
4. Sözleşme, 56’ ncı madde gereğince
uygulanacağı beyan edilmiş olan ülkelerle ilgili olarak, yukarıdaki fıkraların
hükümleri uyarınca feshedilebilir.
Madde 59
İmza ve onay
1. Bu Sözleşme, Avrupa Konseyi üyelerinin
imzalarına açıktır. Sözleşme onaylanacaktır. Onaylama belgeleri Avrupa Konseyi
Genel Sekreteri'ne verilecektir.
2. Bu Sözleşme, on onaylama belgesinin
verilmesinden sonra yürürlüğe girecektir.
3. Sözleşmeyi daha sonra onaylayacak olan
imzacılar için Sözleşme, onaylama belgesinin verilmesinden itibaren yürürlüğe
girecektir.
4. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri, Sözleşmenin
yürürlüğe girdiğini, Sözleşmeyi onaylayan Yüksek Sözleşmeci Tarafların
adlarını ve daha sonra gelecek olan onaylama belgelerinin verilişini bütün
Avrupa Konseyi üyelerine bildirecektir.
5. Bu Sözleşme, Avrupa Konseyi arşivlerinde saklanmak ve her iki metin de aynı
derecede geçerli olmak üzere Fransızca ve İngilizce tek bir nüsha halinde 4
Kasım 1950’de Roma'da düzenlenmiştir. Genel Sekreter bunun tasdikli örneklerini
imza eden bütün devletlere gönderecektir.
BİRLEŞMİŞ
MİLLETLER ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ
20 Kasım 1959 (RG 27.01.1995 sy. 22184)
İlke 1
Çocuk, bu Bildirgede öne
sürülen haklardan yararlanır. Her çocuk, kendisinin ya da ailesinin ırk, renk,
cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka bir görüş, ulusal ya da toplumsal köken,
mülkiyet, doğuş ve başka bir statü bakımından herhangi bir ayrım yapılmaksızın
bu haklara sahiptir.
İlke 2
Çocuk, özel olarak korunur,
yasalar ve başka yollarla sağlıklı ve normal biçimde, özgürlük ve saygınlık
koşullarında bedensel, zihinsel, ahlaki, manevi ve toplumsal olarak gelişmesine
olanak sağlayacak fırsat ve kolaylıklardan yararlanır. Bu amaçla çıkarılacak
yasalarda, çocuğun çıkarları önde gelir.
İlke 3
Çocuğun doğuştan başlayarak bir
isme ve vatandaşlığa hakkı vardır.
İlke 4
Çocuk toplumsal güvenlik
olanaklarından yararlanır. Sağlık içinde gelişme ve yetişme hakkı vardır. Bu
amaçla kendisine ve annesine özel bakım ve korunma olanakları sağlanır. Bu
olanaklar doğum öncesi ve doğum sonrası bakımı da içerir. Çocuğun, yeterli
beslenme, barınma, eğlenme ve sağlık hizmetlerine hakkı vardır.
İlke 5
Bedensel, zihinsel ve toplumsal
bakımdan özürlü çocuğa özel durumunun gerektirdiği gibi davranılır ve özel
eğitim ve bakım sağlanır.
İlke 6
Çocuğun kişiliğinin tam ve
uyumlu gelişmesi için sevgi ve anlayışa gereksinimi vardır. Ana-babanın bakım ve
sorumluluğu altında ve her durumda yakınlık, maddi ve manevi güvenlik ortamında
elden geldiğince yetiştirilir. Ailesiz ve yeterli destekten yoksun çocuklara
özel bakım sağlamak, toplum ve kamu makamlarının ödevidir. Çok çocuklu aile
çocuklarının korunması amacıyla devletçe ve başka kaynaklardan yardım sağlanır.
İlke 7
Çocuğun, en azından ilköğretim
aşamasında ücretsiz ve zorunlu bir eğitim almaya hakkı vardır. Çocuğa, genel
kültürünü geliştirmeye yarayacak ve eşitlik temeli üzerinde yeteneklerini, yargı
gücünü, manevi ve toplumsal sorumluluk duygusunu geliştirmesine ve yararlı bir
toplum üyesi olmasına olanak sağlayacak bir eğitim verilir.
Çocuğun eğitiminden ve
rehberliğinden sorumlu olanlar için yol gösterici ilke, çocuğun çıkarlarıdır. Bu
sorumluluk her şeyden önce ana babasınındır.
Çocuk, eğitimle aynı amaçlara
yönelik oyun ve eğlenme konusunda tüm olanaklarla donatılır; toplum ve kamu
makamları çocuğun bu haktan yararlanma olanaklarını artırmaya çaba gösterir.
İlke 8
Çocuk her durumda korunma ve
yardımdan ilk yararlanacaklar arasındadır.
İlke 9
Çocuk, her türlü ihmal, zulüm
ve sömürüye karşı korunur. Çocuk, her ne biçimde olursa olsun alım-satım konusu
olamaz.
Çocuğun, uygun bir yaş sınırına
ulaşmadan önce çalışmasına izin verilmez; hiçbir durumda sağlık ve eğitimine
zarar verecek ve bedensel, zihinsel ya da ruhsal gelişmesine engel olacak bir
işte çalışmasına yol açılıp izin verilemez.
İlke 10
Çocuk ırk, din ve başka
herhangi bir ayrımcılığı besleyen uygulamalardan korunur. Anlayış, hoşgörü ve
halklar arasında dostluk, barış ve evrensel kardeşlik ruhuyla, güç ve
yetkilerini insanlığın hizmetine sunması gerektiği bilinciyle yetiştirilir.
BM ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ
(Birleşmiş Milletler Genel Kurulu
tarafından "20 Kasım 1989" tarihinde kabul edilmiştir.)
Bu Sözleşmeye Taraf Devletler;
Birleşmiş Milletler Antlaşmasında ilan edilen
ilkeler uyarınca, insanlık ailesinin tüm üyelerinin, doğuştan varlıklarına özgü
bulunan haysiyetle birlikte eşit ve devredilemez haklara sahip olmalarının
tanınmasının, dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu düşünerek,
Birleşmiş Milletler halklarının, insanın temel
haklarına ve bireyin, insan olarak taşıdığı haysiyet ve değere olan kesin
inançlarını Birleşmiş Milletler Antlaşmasında bir kez daha doğrulamış
olduklarını ve daha geniş bir özgürlük ortamında toplumsal ilerleme ve daha iyi
bir yaşam düzeyi sağlama yolundaki kararlılıklarını hatırda tutarak,
Birleşmiş Milletlerin, İnsan Hakları Evrensel
Bildirisinde ve Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmelerinde herkesin, bu
metinlerde yer alan hak ve özgürlüklerden ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal
yada başka görüş, ulusal yada toplumsal köken, mülkiyet, doğuştan veya başka
durumdan kaynaklanan ayırımlar dahil, hiçbir ayırım gözetilmeksizin yararlanma
hakkına sahip olduklarını benimsediklerini ve ilan ettiklerini kabul ederek,
Uluslararası İnsan Hakları Evrensel
Bildirisinde, Birleşmiş Milletlerin, çocukların özel ilgi ve yardıma hakkı
olduğunu ilan ettiğini anımsayarak,
Toplumun temel birimi olan ve tüm üyelerinin ve
özellikle çocukların gelişmeleri ve esenlikleri için doğal ortamı oluşturan
ailenin toplum içinde kendisinden beklenen sorumlulukları tam olarak yerine
getirebilmesi için gerekli koruma ve yardımı görmesinin zorunluluğuna inanmış
olarak, çocuğun kişiliğinin tam ve uyumlu olarak gelişebilmesi için mutluluk,
sevgi ve anlayış havasının içindeki bir aile ortamında yetişmesinin
gerekliliğini kabul ederek, çocuğun toplumda bireysel bir yaşantı sürdürebilmesi
için her yönüyle hazırlanmasının ve Birleşmiş Milletler Antlaşmasında ilan
edilen ülküler ve özellikle barış, değerbilirlik, hoşgörü, özgürlük, eşitlik ve
dayanışma ruhuyla yetiştirilmesinin gerekliliğini göz önünde bulundurarak,
çocuğa özel bir ilgi gösterme gerekliliğinin, 1924 tarihli, Cenevre Çocuk
Hakları Bildirisinde ve 20 Kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler Teşkilatı
Genel Kurulunca kabul edilen Çocuk Hakları Bildirisinde belirtildiğini ve İnsan
Hakları Evrensel Bildirisinde, Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası
Sözleşmesi'nde (özellikle 23 ve 24 üncü maddelerinde) ve Ekonomik, Sosyal ve
Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmede (özellikle 10 uncu maddesinde)
ve çocukların esenliği ile ilgili uzman kuruluşların ve uluslararası örgütlerin
kurucu ve ilgili belgelerinde tanındığını hatırda tutarak,
Çocuk Hakları Bildirisinde de belirtildiği gibi,
"çocuğun gerek bedensel gerek zihinsel bakımdan tam erginliğe ulaşmamış olması
nedeniyle doğum sonrasında olduğu kadar, doğum öncesinde de uygun yasal korumayı
da içeren özel güvence ve koruma gereksiniminin bulunduğunu" hatırda tutarak,
Ulusal ve uluslararası düzeyde çocukları aile
yanına yerleştirme ve evlat edinmeye de özel atıfta bulunan Çocuğun Korunması ve
Esenliğine İlişkin Toplumsal ve Hukuksal İlkeler Bildirisi; Çocuk Mahkemelerinin
Yönetimi Hakkında Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları (Beijing
Kuralları) ve Acil Durumlarda ve Silahlı Çatışma Halinde Kadınların ve
Çocukların Korunmasına İlişkin Bildirinin hükümlerini anımsayarak,
Dünyadaki ülkelerin tümünde çok güç koşullar
altında yaşayan ve bu nedenle özel bir ilgiye gereksinimi olan çocukların
bulunduğu bilinci içinde, Çocuğun korunması ve uyumlu gelişmesi bakımından her
halkın kendine özgü geleneklerinin ve kültürel değerlerinin taşıdığı önemi göz
önünde tutarak,
Her ülkedeki, özellikle gelişmekte olan
ülkelerdeki çocukların yaşama koşullarının iyileştirilmesi için uluslararası
işbirliğinin taşıdığı önemin bilincinde olarak, aşağıdaki kurallar üzerinde
anlaşmaya varmışlardır:
1. KISIM
Madde 1
Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan
kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her
insan çocuk sayılır.
Madde 2
1. Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan
hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana
babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları,ırk, renk, cinsiyet, dil,
siyasal yada başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet,
sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve
taahhüt ederler.
2. Taraf Devletler, çocuğun ana-babasının, yasal
vasilerinin veya ailesinin öteki üyelerinin durumları, faaliyetleri, açıklanan
düşünceleri veya inançları nedeniyle her türlü ayırıma veya cezaya tabi
tutulmasına karşı etkili biçimde korunması için gerekli tüm uygun önlemi
alırlar.
Madde 3
1. Kamusal yada özel sosyal yardım kuruluşları,
mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları
ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.
2. Taraf Devletler, çocuğun ana-babasının,
vasilerinin yada kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve
ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı
sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar.
3. Taraf Devletler, çocukların bakımı veya
korunmasından sorumlu kurumların, hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik,
sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından, yetkili
makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler.
Madde 4
Taraf Devletler, bu Sözleşmede tanınan hakların
uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve diğer önlemleri alırlar.
Ekonomik, sosyal ve kültürel haklara ilişkin olarak, Taraf Devletler eldeki
kaynaklarını olabildiğince geniş tutarak, gerekirse uluslararası işbirliği
çerçevesinde bu tür önlemler
Madde 5
Taraf Devletler, bu Sözleşmenin çocuğa tanıdığı
haklar doğrultusunda çocuğun yeteneklerinin geliştirilmesi ile uyumlu olarak,
çocuğa yol gösterme ve onu yönlendirme konusunda ana-babanın, yerel gelenekler
öngörüyorsa uzak aile veya topluluk üyelerinin, yasal vasilerinin veya çocuktan
hukuken sorumlu öteki kişilerin sorumluluklarına, haklarına ve ödevlerine saygı
gösterirler.
Madde 6
1. Taraf Devletler, her çocuğun temel yaşama
hakkına sahip olduğunu kabul ederler.
2. Taraf Devletler, çocuğun hayatta kalması ve
gelişmesi için mümkün olan azami çabayı gösterirler.
Madde 7
1. Çocuk doğumdan hemen sonra derhal nüfus
kütüğüne kaydedilecek ve doğumdan itibaren bir isim hakkına, bir vatandaşlık
kazanma hakkına ve mümkün olduğu ölçüde ana-babasını bilme ve onlar tarafından
bakılma hakkına sahip olacaktır.
2. Taraf Devletler, özellikle çocuğun
tabiiyetsiz kalması söz konusu olduğunda kendi ulusal hukuklarına ve ilgili
uluslararası belgeler çerçevesinde üstlendikleri yükümlülüklerine uygun olarak
bu hakların işlerlik kazanmasını taahhüt ederler.
Madde 8
1. Taraf Devletler, yasanın tanıdığı şekliyle
çocuğun kimliğini; tabiiyeti, ismi ve aile bağları dahil, koruma hakkına saygı
göstermeyi ve bu konuda yasa dışı müdahalelerde bulunmamayı taahhüt ederler.
2. Çocuğun kimliğinin unsurlarının bazılarından
veya tümünden yasaya aykırı olarak yoksun bırakılması halinde, Taraf Devletler
çocuğun kimliğine süratle yeniden kavuşturulması amacıyla gerekli yardım ve
korumada bulunurlar.
Madde 9
1. Yetkili makamlar, uygulanabilir yasa ve
usullere göre ve temyiz yolu açık olarak, ayrılığın çocuğun yüksek yararına
olduğu yolunda karar vermedikçe, Taraf Devletler, çocuğun; ana-babasından,
onların rızası dışında ayrılmamasını güvence altına alırlar. Ancak, ana-babası
tarafından çocuğun kötü muameleye maruz bırakılması yada ihmal edilmesi
durumlarında yada ana-babanın birbirinden ayrı yaşaması nedeniyle çocuğun
ikametgahının belirlenmesi amacıyla karara varılması gerektiğinde, bu tür bir
ayrılık kararı verilebilir.
2. Bu maddenin birinci fıkrası uyarınca
girişilen her işlemde, ilgili bütün taraflara işleme katılma ve görüşlerini
bildirme olanağı tanınır.
3. Taraf Devletler, ana-babasından veya
bunlardan birinden ayrılmasına karar verilen çocuğun, kendi yüksek yararına
aykırı olmadıkça, ana babanın ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki
kurma ve doğrudan görüşme hakkına saygı gösterirler.
4. Böyle bir ayrılık, bir Taraf Devlet
tarafından girişilen ve çocuğun kendisinin ana veya babasının veya her ikisinin
birden tutuklanmasını, hapsini, sürgün, sınır dışı edilmesini veya ölümünü (ki
buna devletin gözetimi altında iken nedeni ne olursa olsun meydana gelen ölüm
dahildir) tevlit eden herhangi benzer bir işlem sonucu olmuşsa, bu Taraf Devlet,
istek üzerine ve çocuğun esenliğine zarar vermemek koşulu ile; ana-babaya,
çocuğa veya uygun olursa, ailenin bir başka üyesine, söz konusu aile bireyinin
yada bireylerinin bulunduğu yer hakkında gereken bilgiyi ÇOCUK HAKLARINA DAİR
SÖZLEŞME verecektir. Taraf Devletler, böyle bir istemin başlı başına
sunulmasının ilgili kişi veya kişiler bakımından aleyhe hiç bir sonuç
yaratmamasını ayrıca taahhüt ederler.
Madde 10
1. 9’uncu maddenin 1’inci fıkrası uyarınca Taraf
Devletlere düşen sorumluluğa uygun olarak, çocuk veya ana-babası tarafından,
ailenin birleşmesi amaçlarıyla yapılan bir Taraf Devlet ülkesine girme yada onu
terk etme konusundaki her başvuru, Taraf Devletlerce olumlu, insani ve ivedi bir
tutumla ele alınacaktır. Taraf Devletler, bu tür bir başvuru yapılmasının
başvuru sahipleri veya aile üyeleri aleyhine sonuçlar yaratmamasını taahhüt
ederler.
2. Ana-babası, ayrı devletlerde oturan bir çocuk
olağanüstü durumlar hariç, hem ana hem de babası ile düzenli biçimde kişisel
ilişkiler kurma ve doğrudan görüşme hakkına sahiptir. Bu nedenle ve 9 uncu
maddenin 1 inci fıkrasına göre Taraf Devletlere düşen sorumluluğa uygun olarak,
Taraf Devletler çocuğun ve ana-babasının Taraf Devletlerin ülkeleri dahil
herhangi bir ülkeyi terk etmeye ve kendi ülkelerine dönme hakkına saygı
gösterirler. Herhangi bir ülkeyi terk etme hakkı, yalnızca yasada öngörüldüğü
gibi ve ulusal güvenliği, kamu düzenini, kamu sağlığı ve ahlak veya başkalarının
hak ve özgürlüklerini korumak amacı ile ve işbu Sözleşme ile tanınan öteki
haklarla bağdaştığı ölçüde kısıtlamalara konu olabilir.
Madde 11
1. Taraf Devletler, çocukların yasadışı yollarla
ülke dışına çıkarılıp geri döndürülmemesi halleriyle mücadele için önlemler
alırlar.
2. Bu amaçla Taraf Devletler iki yada çok
taraflı anlaşmalar yapılmasını yada mevcut anlaşmalara katılmayı teşvik ederler.
Madde 12
1. Taraf Devletler, görüşlerini oluşturma
yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe
ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun
olarak, gereken özen gösterilmek suretiyle tanırlar.
2. Bu amaçla, çocuğu etkileyen herhangi bir adli
veya idari kovuşturmada çocuğun ya doğrudan doğruya veya bir temsilci yada uygun
bir makam yoluyla dinlenilmesi fırsatı, ulusal yasanın usule ilişkin kurallarına
uygun olarak çocuğa, özellikle sağlanacaktır.
Madde 13
1. Çocuk, düşüncesini özgürce açıklama hakkına
sahiptir; bu hak, ülke sınırlarına bağlı olmaksızın; yazılı, sözlü, basılı,
sanatsal biçimde veya çocuğun seçeceği başka bir araçla her türlü haber ve
düşüncelerin araştırılması, elde edilmesi ve verilmesi özgürlüğünü içerir.
2. Bu hakkın kullanılması yalnızca:
a) Başkasının haklarına ve itibarına saygı,
b) Milli güvenliğin, kamu düzeninin, kamu
sağlığı ve ahlakın korunması nedenleriyle ve kanun tarafından öngörülmek ve
gerekli olmak kaydıyla yapılan sınırlamalara konu olabilir.
Madde 14
1. Taraf Devletler, çocuğun düşünce, vicdan ve
din özgürlükleri hakkına saygı gösterirler.
2. Taraf Devletler, ana-babanın ve gerekiyorsa
yasal vasilerin; çocuğun yeteneklerinin gelişmesiyle bağdaşır biçimde
haklarının kullanılmasında çocuğa yol gösterme konusundaki hak ve ödevlerine,
saygı gösterirler.
3. Bir kimsenin dinini ve inançlarını açıklama
özgürlüğü kanunla öngörülmek ve gerekli olmak kaydıyla yalnızca kamu güvenliği,
düzeni, sağlık yada ahlaki yada başkalarının temel hakları ve özgürlüklerini
korumak gibi amaçlarla sınırlandırılabilir.
Madde 15
1. Taraf Devletler, çocuğun dernek kurma ve
barış içinde toplanma özgürlüklerine ilişkin haklarını kabul ederler.
2. Bu hakların kullanılması, ancak yasayla
zorunlu kılınan ve demokratik bir toplumda gerekli olan ulusal güvenlik, kamu
güvenliği, kamu düzeni yararına olarak yada kamu sağlığı ve ahlakın yada
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla yapılan
sınırlamalardan başkalarıyla kısıtlandırılamaz.
Madde 16
1. Hiçbir çocuğun özel yaşantısına, aile, konut
ve iletişimine keyfi yada haksız bir biçimde müdahale yapılamayacağı gibi, onur
ve itibarı yada haksız olarak saldırılamaz.
2. çocuğun bu tür müdahale ve saldırılara karşı
yasa tarafından korunmaya hakkı vardır.
Madde 17
Taraf Devletler, kitle iletişim araçlarının
önemini kabul ederek çocuğun; özellikle toplumsal, ruhsal ve ahlaki esenliği ile
bedensel ve zihinsel sağlığını geliştirmeye yönelik çeşitli ulusal ve
uluslararası kaynaklardan bilgi ve belge edinmesini sağlarlar. Bu amaçla Taraf
Devletler:
1. Kitle iletişim araçlarını çocuk bakımından
toplumsal ve kültürel yararı olan ve 29 uncu maddenin ruhuna uygun bilgi ve
belgeyi yaymak için teşvik ederler;
2. Çeşitli kültürel, ulusal ve uluslararası
kaynaklardan gelen bu türde bilgi ve belgelerin üretimi, değişimi ve
yayımı amacıyla uluslararası işbirliğini teşvik ederler;
3. Çocuk kitaplarının üretimini ve yayılmasını
teşvik ederler;
4. Kitle iletişim araçlarını azınlık grubu veya
bir yerli ahaliye mensup çocukların dil gereksinimlerine özel önem
göstermeleri konusunda teşvik ederler;
5. 13 ve 18 inci maddelerde yer alan kurallar
göz önünde tutularak çocuğun esenliğine zarar verebilecek bilgi ve
belgelere karşı korunması için uygun yönlendirici ilkeler geliştirilmesini
teşvik ederler.
Madde 18
1. Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesinde ve
gelişmesinin sağlanmasında ana-babanın birlikte sorumluluk taşıdıkları ilkesinin
tanınması için her türlü çabayı gösterirler. Çocuğun yetiştirilmesi ve
geliştirilmesi sorumluluğu ilk önce ana-babaya yada durum gerektiriyorsa yasal
vasilere düşer. Bu kişiler her şeyden önce çocuğun yüksek yararını göz önünde
tutarak hareket ederler.
2. Bu Sözleşmede belirtilen hakların güvence
altına alınması ve geliştirilmesi için Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesi
konusundaki sorumluluklarını kullanmada ana-baba ve yasal vasilerin durumlarına
uygun yardım yapar ve çocukların bakımı ile görevli kuruluşların, faaliyetlerin
ve hizmetlerin gelişmesini sağlarlar.
3. Taraf Devletler, çalışan ana-babanın, çocuk
bakım hizmet ve tesislerinden, çocuklarının da bu hizmet ve tesislerden
yararlanma hakkını sağlamak için uygun olan her türlü önlemi alırlar.
Madde 19
1. Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, çocuğun
ana-babasının yada onlardan yalnızca birinin, yasal vasi veya vasilerinin yada
bakımını üstlenen herhangi bir kişinin yanında iken bedensel veya zihinsel
saldırı,şiddet veya suiistimale, ihmal yada ihmalkar muameleye, ırza geçme dahil
her türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için; yasal, idari,
toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alırlar.
2. Bu tür koruyucu önlemler; burada tanımlanmış
olan çocuklara kötü muamele olaylarının önlenmesi, belirlenmesi, bildirilmesi,
yetkili makama havale edilmesi, soruşturulması, tedavisi ve izlenmesi için
gerekli başkaca yöntemleri ve uygun olduğu takdirde adliyenin işe el koyması
olduğu kadar durumun gereklerine göre çocuğa ve onun bakımını üstlenen kişilere,
gereken desteği sağlamak amacı ile sosyal programların düzenlenmesi için etkin
usulleri de içermelidir.
Madde 20
1. Geçici ve sürekli olarak aile çevresinden
yoksun kalan veya kendi yararına olarak bu ortamda bırakılması kabul edilmeyen
her çocuk, Devletten özel koruma ve yardım görme hakkına sahip olacaktır.
2. Taraf Devletler, bu durumdaki bir çocuk için
kendi ulusal yasalarına göre, uygun olan bakımı sağlayacaklardır.
3. Bu tür bakım, başkaca benzerleri yanında.
bakıcı aile yanına verme, İslam Hukukunda kefalet (kafalah), evlat
edinme yada gerekiyorsa çocuk bakımı amacı güden uygun kuruluşlara yerleştirmeyi
de içerir. Çözümler" düşünülürken, çocuğun yetiştirilmesinde sürekliliğin
korunmasına ve çocuğun etnik, dinsel, kültürel ve dil kimliğine gereken saygı
gösterilecektir.
Madde 21
Evlat edinme sistemini kabul eden ve/veya buna
izin veren Taraf Devletler, çocuğun en yüksek yararlarının temel düşünce
olduğunu kabul edecek ve aşağıdaki ilkeleri gerçekleştireceklerdir:
1. Bir çocuğun evlat edinilmesine ancak yetkili
makam karar verir. Bu makam uygulanabilir yasa ve usullere göre ve güvenilir tüm
bilgilerin ışığında; çocuğun, ana-babası, yakınları ve yasal vasisine göre
durumunu göz önüne alarak ve gereken durumlarda tüm ilgililerle yapılacak
görüşme sonucu onların da evlat edinme konusundaki onaylarını alma zorunluluğuna
uyarak, kararını verir.
2. Çocuğun kendi ülkesinde elverişli biçimde
bakılması mümkün olmadığı veya evlat edinecek veya yanına yerleştirilecek aile
bulunmadığı taktirde, ülkelerarası evlat edinmenin çocuk bakımından uygun bir
çözüm olduğunu kabul ederler.
3. Başka bir ülkede evlat edinilmesi düşünülen
çocuğun, kendi ülkesinde mevcut evlat edinme durumuyla eşdeğer olan güvence ve
ölçülerden yararlanmasını sağlarlar.
4. Ülkelerarası evlat edinmede, yerleştirmenin
ilgililer bakımından yasadışı para kazanma konusu olmaması için gereken bütün
önlemleri alırlar.
5. Bu maddedeki amaçları, uygun olduğu ölçüde,
ikili yada çok taraflı düzenleme veya anlaşmalarla teşvik ederler ve bu
çerçevede, çocuğun başka bir ülkede yerleştirilmesinin yetkili makam veya
organlar tarafından yürütülmesini güvenceye almak için çaba gösterirler.
Madde 22
1. Taraf Devletler, ister tek başına olsun
isterse ana babası veya herhangi bir başka kimse ile birlikte bulunsun, mülteci
statüsü kazanmaya çalışan yada uluslararası veya iç hukuk kural ve usulleri
uyarınca mülteci sayılan bir çocuğun, bu Sözleşmede ve insan haklarına veya
insani konulara ilişkin ve söz konusu Devletlerin taraf oldukları diğer
Uluslararası Sözleşmelerde tanınan ve bu duruma uygulanabilir nitelikte bulunan
hakları kullanması amacıyla koruma ve insani yardımdan yararlanması için gerekli
bütün önlemleri alırlar.
2. Bu nedenle, Taraf Devletler, uygun gördükleri
ölçüde, Birleşmiş Milletler Teşkilatı ve onunla işbirliği yapan hükümetler arası
ve hükümet dışı yetkili başka kuruluşlarla bu durumda olan bir çocuğu korumak,
ona yardım etmek, herhangi bir mülteci çocuğun ailesi ile yeniden bir araya
gelebilmesi için ana-babası veya ailesinin başka üyeleri hakkında bilgi toplamak
amacıyla işbirliğinde bulunurlar. Herhangi bir nedenle kendi aile çevresinden
sürekli yada geçici olarak ayrı düşmüş bir çocuğa bu Sözleşmeye göre tanınan
koruma, aynı esaslar içinde, ana-babası yada ailesinin başkaca üyelerinden
hiçbirisi bulunmayan çocuğa da tanınacaktır.
Madde 23
1. Taraf Devletler, zihinsel yada bedensel
özürlü çocukların saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren
ve toplumsal yaşama etkin biçimde katılmalarını kolaylaştıran şartlar altında
eksiksiz bir yaşama sahip olmalarını kabul ederler.
2. Taraf Devletler, özürlü çocukların özel
bakımdan yararlanma hakkını tanırlar ve eldeki kaynakların yeterliliği ölçüsünde
ve yapılan başvuru üzerine, yardımdan yararlanabilecek durumda olan çocuğa ve
onun bakımından sorumlu olanlara, çocuğun durumu ve ana-babanın veya çocuğa
bakanların içinde bulundukları koşullara uygun düşecek yardımın yapılmasını
teşvik ve taahhüt ederler.
3. Özürlü çocuğun, özel bakıma gereksinimi
olduğu bilincinden hareketle bu maddenin 2’nci fıkrası uyarınca yapılması
öngörülen yardım, çocuğun ana-babasının yada çocuğa bakanların parasal (mali)
durumları göz önüne alınarak, olanaklar ölçüsünde ücretsiz sağlanır. Bu yardım;
özürlü çocuğun eğitimi, meslek eğitimi, tıbbi bakım hizmetleri, rehabilitasyon
hizmetleri, bir işte çalışabilecek duruma getirme hazırlık programları ve
dinlenme/eğlenme olanaklarından etkin olarak yararlanmasını sağlamak üzere
düzenlenir ve çocuğun en eksiksiz biçimde toplumla bütünleşmesi yanında,
kültürel ve ruhsal yönü dahil bireysel gelişmesini gerçekleştirme amacını güder.
4. Taraf Devletler, uluslararası işbirliği ruhu
içinde, özürlü çocukların koruyucu sıhhi bakımı, tıbbi, psikolojik ve işlevsel
tedavileri alanlarına ilişkin gerekli bilgilerin alışverişi yanında,
rehabilitasyon, eğitim ve mesleki eğitim hizmetlerine ilişkin yöntemlerin
bilgilerini de içerecek şekilde ve Taraf Devletlerin bu alanlardaki güçlerini,
anlayışlarını geliştirmek ve deneyimlerini zenginleştirmek amacıyla bilgi
dağıtımını ve bu bilgiden yararlanmayı teşvik ederler. Bu bakımdan, gelişmekte
olan ülkelerin gereksinimleri, özellikle göz önüne alınır.
Madde 24
1. Taraf Devletler, çocuğun olabilecek en iyi
sağlık düzeyine kavuşma, tıbbi bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini veren
kuruluşlardan yararlanma hakkını tanırlar. Taraf Devletler, hiçbir çocuğun bu
tür tıbbi bakım hizmetlerinden yararlanma hakkından yoksun bırakılmamasını
güvence altına almak için çaba gösterirler.
2. Taraf Devletler, bu hakkın tam olarak
uygulanmasını takip ederler ve özellikle:
a. Bebek ve çocuk ölüm oranlarının düşürülmesi;
b. Bütün çocuklara gerekli tıbbi yardımın ve
tıbbi bakımın; temel sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine önem verilerek
sağlanması;
c. Temel sağlık hizmetleri çerçevesinde ve başka
olanakların yanı sıra, kolayca bulunabilen tekniklerin kullanılması ve besleyici
yiyecekler ve temiz içme suyu sağlanması yoluyla ve çevre kirlenmesinin tehlike
ve zararlarını göz önüne alarak, hastalık ve yetersiz beslenmeye karşı mücadele
edilmesi:
d. Anneye doğum öncesi ve sonrası uygun bakımın
sağlanması;
e. Bütün toplum kesimlerinin özellikle
ana-babalar ve çocukların, çocuk sağlığı ve beslenmesi, anne sütü ile
beslenmenin yararları, toplum ve çevre sağlığı ve kazaların önlenmesi konusunda
temel bilgileri elde etmeleri ve bu bilgileri kullanmalarına yardımcı olunması;
f. Koruyucu sağlık bakımlarının, ana-babaya
rehberliğini, aile planlanması eğitimi ve hizmetlerinin geliştirilmesi;
amaçlarıyla uygun önlemleri alırlar.
3. Taraf Devletler, çocukların sağlığı için
zararlı geleneksel uygulamaların kaldırılması amacıyla uygun ve etkili her türlü
önlemi alırlar.
4. Taraf Devletler, bu maddede tanınan hakkın
tam olarak gerçekleştirilmesini tedricen sağlamak amacıyla uluslararası
işbirliğinin geliştirilmesi ve teşviki konusunda karşılıklı olarak söz verirler.
Bu konuda gelişmekte olan ülkelerin gereksinimleri özellikle göz önünde tutulur.
Madde 25
Taraf Devletler, yetkili makamlarca korunma ve
bakım altına alma, bedensel yada ruhsal tedavi amaçlarıyla hakkında bir
yerleştirme tedbiri uygulanan çocuğun, gördüğü tedaviyi ve yerleştirilmesine
bağlı diğer tüm şartları belli aralıklarla gözden geçirme hakkına sahip olduğunu
kabul ederler.
Madde 26
1. Taraf Devletler, her çocuğun, sosyal sigorta
dahil, sosyal güvenlikten yararlanma hakkını tanır ve bu hakkın tam olarak
gerçekleşmesini sağlamak için ulusal hukuklarına uygun, gerekli önlemleri
alırlar.
2. Sosyal Güvenlik, çocuğun ve çocuğun
bakımından sorumlu olanların kaynakları ve koşulları göz önüne alınarak ve çocuk
tarafından yada onun adına yapılan sosyal güvenlikten yararlanma başvurusuna
ilişkin başkaca durumlar da göz önünde tutularak sağlanır.
Madde 27
1. Taraf Devletler, her çocuğun bedensel,
zihinsel, ruhsal, ahlaksal ve toplumsal gelişmesini sağlayacak yeterli bir hayat
seviyesine hakkı olduğunu kabul ederler.
2. Çocuğun gelişmesi için gerekli hayat
şartlarının sağlanması sorumluluğu; sahip oldukları imkanlar ve mali güçleri
çerçevesinde öncelikle çocuğun ana-babasına veya çocuğun bakımını üstlenen diğer
kişilere düşer.
3. Taraf Devletler, ulusal durumlarına göre ve
olanakları ölçüsünde, ana babaya ve çocuğun bakımını üstlenen diğer kişilere,
çocuğun bu hakkının uygulanmasında yardımcı olmak amacıyla gerekli önlemleri
alır ve gereksinim olduğu takdirde özellikle beslenme, giyim ve barınma
konularında maddi yardım ve destek programları uygularlar.
4. Taraf Devletler, Taraf Devlet ülkesinde veya
başka ülkede bulunsun; ana-babası veya çocuğa karşı mali sorumluluğu bulunan
diğer kişiler tarafından, çocuğun bakım giderlerinin karşılanmasını sağlamak
amacıyla her türlü uygun önlemi alırlar. Özellikle çocuğa karşı mali sorumluluğu
olan kişinin, çocuğun ülkesinden başka bir ülkede yaşaması halinde, Taraf
Devletler bu konuya ilişkin uluslararası anlaşmalara katılmayı veya bu tür
anlaşmalar akdinin yanı sıra başkaca uygun düzenlemelerin yapılmasını teşvik
ederler.
Madde 28
1. Taraf Devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul
ederler ve bu hakkın fırsat eşitliği temeli üzerinde tedricen gerçekleştirilmesi
görüşüyle özellikle:
a. İlk öğretimi herkes için zorunlu ve parasız
hale getirirler;
b. Orta öğretim sistemlerinin genel olduğu kadar
mesleki nitelikte de olmak üzere çeşitli biçimlerde örgütlenmesini teşvik
ederler ve bunların tüm çocuklara açık olmasını sağlarlar ve gerekli durumlarda
mali yardım yapılması ve öğretimi parasız kılmak gibi uygun önlemleri alırlar;
c. Uygun bütün
araçları kullanarak, yüksek öğretimi yetenekleri doğrultusunda herkese açık hale
getirirler;
d. Eğitim ve meslek seçimine ilişkin bilgi ve
rehberliği bütün çocuklar için elde edilir hale getirirler;
e. Okullarda düzenli biçimde devamın sağlanması
ve okulu terk etme oranlarının düşürülmesi için önlem alırlar.
2. Taraf Devletler, okul disiplininin çocuğun
insan olarak taşıdığı saygınlıkla bağdaşır biçimde ve bu Sözleşmeye uygun
olarak yürütülmesinin sağlanması amacıyla gerekli olan tüm önlemleri alırlar.
3. Taraf Devletler eğitim alanında, özellikle
cehaletin ve okuma yazma bilmemenin dünyadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve
çağdaş eğitim yöntemlerine ve bilimsel ve teknik bilgilere sahip olunmasını
kolaylaştırmak amacıyla uluslararası işbirliğini güçlendirir ve teşvik ederler.
Bu konuda, gelişmekte olan ülkelerin gereksinimleri özellikle göz önünde
tutulur.
Madde 29
1. Taraf Devletler, çocuk eğitiminin aşağıdaki
amaçlara yönelik olmasını kabul ederler:
a. Çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel
ve bedensel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesi;
b. İnsan haklarına ve temel özgürlüklere,
Birleşmiş Milletler Antlaşmasında benimsenen ilkelere saygısının geliştirilmesi;
c. Çocuğun ana-babasına, kültürel kimliğine, dil
ve değerlerine, çocuğun yaşadığı veya geldiği menşe ülkenin ulusal
değerlerine ve kendisininkinden farklı uygarlıklara saygısının geliştirilmesi;
d. Çocuğun, anlayış, barış, hoşgörü, cinsler
arası eşitlik ve ister etnik, ister ulusal, ister dini gruplardan, isterse yerli
halktan olsun, tüm insanlar arasında dostluk ruhuyla, özgür bir toplumda,
yaşantıyı, sorumlulukla üstlenecek şekilde hazırlanması;
e. Doğal çevreye saygısının geliştirilmesi,
2. Bu maddenin veya 28 inci maddenin hiçbir
hükmü gerçek ve tüzel kişilerin öğretim kurumları kurmak ve yönetmek
özgürlüğüne, bu maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen ilkelere saygı
gösterilmesi ve bu kurumlarda yapılan eğitimin Devlet tarafından konulmuş olan
asgari kurallara uygun olması koşuluyla, aykırı sayılacak biçimde
yorumlanmayacaktır.
Madde 30
Soya, dine yada dile dayalı azınlıkların yada
yerli halkların varolduğu Devletlerde, böyle bir azınlığa mensup olan yada yerli
halktan olan çocuk, ait olduğu azınlık topluluğunun diğer üyeleri ile birlikte
kendi kültüründen yararlanma, kendi dinine inanma ve uygulama ve kendi dilini
kullanma hakkından yoksun bırakılamaz.
Madde 31
1. Taraf Devletler çocuğun dinlenme, boş zaman
değerlendirme, oynama ve yaşına uygun eğlence etkinliklerinde bulunma ve
kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılma hakkını tanırlar.
2. Taraf Devletler, çocuğun kültürel ve sanatsal
yaşama tam olarak katılma hakkını saygı duyarak tanırlar ve özendirirler ve
çocuklar için, boş zamanı değerlendirmeye, dinlenmeye, sanata ve kültüre ilişkin
etkinlikler konusunda uygun ve eşit fırsatların sağlanmasını teşvik ederler.
Madde 32
1. Taraf Devletler, çocuğun, ekonomik sömürüye
ve her türlü tehlikeli işte yada eğitimine zarar verecek yada sağlığı veya
bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal yada toplumsal gelişmesi için zararlı
olabilecek nitelikte çalıştırılmasına karşı korunma hakkını kabul ederler.
2. Taraf Devletler, bu maddenin uygulamaya
konulmasını sağlamak için yasal, idari, toplumsal ve eğitsel her önlemi alırlar.
Bu amaçlar ve öteki uluslararası belgelerin ilgili hükümleri göz önünde
tutularak, Taraf Devletler özellikle şu önlemleri alırlar:
a. İşe kabul için bir yada birden çok asgari yaş
sınırı tespit ederler;
b. Çalışmanın saat olarak süresi ve koşullarına
ilişkin uygun düzenlemeleri yaparlar.
c. Bu maddenin etkili biçimde uygulanmasını
sağlamak için ceza veya başka uygun yaptırımlar öngörürler.
Madde 33
Taraf Devletler, çocukların uluslararası
anlaşmalarda tanımladığı biçimde uyuşturucu ve psikotrop maddelerin yasadışı
kullanımına karşı korunması ve çocukların bu tür maddelerin yasadışı üretimi ve
kaçakçılığı alanında kullanılmasını önlemek amacıyla, yasal, sosyal ve eğitsel
niteliktekiler de dahil olmak üzere, her türlü uygun önlemleri alırlar.
Madde 34
Taraf Devletler, çocuğu, her türlü cinsel
sömürüye ve cinsel suiistimale karşı koruma güvencesi verirler. Bu amaçla Taraf
Devletler özellikle:
1. Çocuğun yasadışı bir cinsel faaliyete
girişmek üzere kandırılması veya zorlanmasını;
2. Çocukların, fuhuş, yada diğer yasadışı cinsel
faaliyette bulundurularak sömürülmesini;
3. Çocukların pornografik nitelikli gösterilerde
ve malzemede kullanılarak sömürülmesini önlemek amacıyla, ulusal düzeyde ve
ikili ile çok taraflı ilişkilerde gerekli her türlü önlemi alırlar.
Madde 35
Taraf Devletler, her ne nedenle ve hangi biçimde
olursa olsun, çocukların kaçırılmaları, satılmaları veya fuhuşa konu olmalarını
önlemek için ulusal düzeyde ve ikili ve çok yanlı ilişkilerde gereken her türlü
önlemleri alırlar.
Madde 36
Taraf Devletler, esenliğine herhangi bir biçimde
zarar verebilecek başka her türlü sömürüye karşı çocuğu korurlar.
Madde 37
Taraf Devletler aşağıdaki hususları sağlarlar:
1. Hiçbir çocuk, işkence veya diğer zalimce,
insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ve cezaya tabi tutulmayacaktır. On sekiz
yaşından küçük olanlara, işledikleri suçlar nedeniyle idam cezası verilemeyeceği
gibi salıverilme koşulu bulunmayan ömür boyu hapis cezası da verilmeyecektir.
2. Hiçbir çocuk, yasadışı yada keyfi biçimde
özgürlüğünden yoksun bırakılmayacaktır. Bir çocuğun tutuklanması, alıkonulması
veya hapsi yasa gereği olacak ve ancak en son başvurulacak bir önlem olarak
düşünülüp, uygun olabilecek en kısa süre ile sınırlı tutulacaktır.
3. Özgürlüğünden yoksun bırakılan her çocuğa,
insancıl biçimde ve insan kişiliğinin önünde bulunan saygınlık ve kendi
yaşındaki kişilerin gereksinimleri göz önünde tutularak davranılacaktır.
Özgürlüğünden yoksun olan her çocuk, kendi yüksek yararı aksini gerektirmedikçe,
özellikle yetişkinlerden ayrı tutulacak ve olağanüstü durumlar dışında ailesi
ile yazışma ve görüşme yoluyla ilişki kurma hakkına sahip olacaktır.
4. Özgürlüğünden yoksun bırakılan her çocuk,
kısa zamanda yasal ve uygun olan diğer yardımlardan yararlanma hakkına sahip
olacağı gibi özgürlüğünden yoksun bırakılmasının yasaya aykırılığını bir mahkeme
veya diğer yetkili, bağımsız ve tarafsız makam önünde iddia etme ve böylesi bir
işlemle ilgili olarak ivedi karar verilmesini isteme hakkına da sahip olacaktır.
Madde 38
1. Taraf Devletler, silahlı çatışma halinde
kendilerine uygulanabilir olan uluslararası hukukun, çocukları da kapsayan
insani kurallarına uymak ve uyulmasını sağlamak yükümlülüğünü üstlenirler.
2. Taraf Devletler, on beş yaşından küçüklerin
çatışmalara doğrudan katılmaması için uygun olan bütün önlemleri alırlar.
3. Taraf Devletler, özellikle on beş yaşına
gelmemiş çocukları askere almaktan kaçınırlar. Taraf Devletler, on beş ile on
sekiz yaş arasındaki çocukların silah altına alınmaları gereken durumlarda,
önceliği yaşça büyük olanlara vermek için çaba gösterirler.
4. Silahlı çatışmalarda sivil halkın korunmasına
ilişkin uluslararası insani hukuk kuralları tarafından öngörülen
yükümlülüklerine uygun olarak, Taraf Devletler, silahlı çatışmadan etkilenen
çocuklara koruma ve bakım sağlamak amacıyla mümkün olan her türlü önlemi
alırlar.
Madde 39
Taraf Devletler, her türlü ihmal, sömürü yada su
istimal, işkence yada her türlü zalimce, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele
yada ceza uygulaması yada silahlı çatışma mağduru olan bir çocuğun, bedensel ve
ruhsal bakımdan sağlığına yeniden kavuşması ve yeniden toplumla
bütünleşebilmesini temin için uygun olan tüm önlemleri alırlar. Bu tür sağlığa
kavuşturma ve toplumla bütünleştirme, çocuğun sağlığını, özgüvenini ve
saygınlığını geliştirici bir ortamda gerçekleştirilir.
Madde 40
1. Taraf Devletler, hakkında ceza yasasını ihlal
ettiği iddia edilen ve bu nedenle itham edilen yada ihlal ettiği kabul edilen
her çocuğun; çocuğun yaşı ve yeniden topluma kazandırılmasının ve toplumda
yapıcı rol üstlenmesinin arzu edilir olduğu hususları göz önünde bulundurularak,
taşıdığı saygınlık ve değer duygusunu geliştirecek ve başkalarının da insan
haklarına ve temel özgürlüklerine saygı duymasını pekiştirecek nitelikte muamele
görme hakkını kabul ederler.
2. Bu amaçla ve uluslararası belgelerin ilgili
hükümleri göz-önünde tutularak Taraf Devletler özellikle,şunları sağlarlar:
a. İşlendiği zaman ulusal yada uluslararası
hukukça yasaklanmamış bir eylem yada ihmal nedeniyle hiçbir çocuk hakkında ceza
yasasını ihlal ettiği iddiası yada ithamı öne sürülemeyeceği gibi böyle bir
ihlalde bulunduğu da kabul edilmeyecektir.
b. Hakkında ceza kanununu ihlal iddiası veya
ithamı bulunan her çocuk aşağıdaki asgari güvencelere sahiptir:
I. Haklarındaki suçlama yasal olarak sabit
oluncaya kadar masum sayılmak;
II. Haklarındaki suçlamalardan kendilerinin
hemen ve doğrudan doğruya; yada uygun düşen durumlarda ana-babaları yada yasal
vasileri kanalı ile haberli kılınmak ve savunmalarının hazırlanıp sunulmasında
gerekli yasal yada uygun olan başka yardımdan yararlanmak;
III. Yetkili, bağımsız ve yansız bir makam yada
mahkeme önünde adli yada başkaca uygun yardımdan yararlanarak ve özellikle
çocuğun yaşı ve durumu göz önüne alınmak suretiyle kendisinin yüksek yararına
aykırı olduğu saptanmadığı sürece, ana-babası veya yasal vasisi de hazır
bulundurularak yasaya uygun biçimde adil bir duruşma ile konunun gecikmeksizin
karara bağlanmasının sağlanması;
IV. Tanıklık etmek yada suç ikrarında bulunmak
için zorlanmamak; aleyhine olan tanıkları sorguya çekmek veya sorguya çekmiş
olmak ve lehine olan tanıkların hazır bulunmasının ve sorgulanmasının eşit
koşullarda sağlanması;
V. Ceza yasasını ihlal ettiği sonucuna varılması
halinde, bu kararın ve bunun sonucu olarak alınan önlemlerin daha yüksek
yetkili, bağımsız ve yansız bir makam yada mahkeme önünde yasaya uygun olarak
incelenmesi;
VI. Kullanılan dili anlamaması veya konuşamaması
halinde çocuğun parasız çevirmen yardımından yararlanması;
VII. Kovuşturmanın her aşamasında özel hayatının
gizliliğine tam saygı gösterilmesine hakkı olmak;
VIII Taraf Devletler, hakkında ceza yasasını
ihlal ettiği iddiası ileri sürülen, bununla itham edilen yada ihlal ettiği kabul
olunan çocuk bakımından, yalnızca ona uygulanabilir yasaların, usullerin, onunla
ilgili makam ve kuruluşların oluşturulmasını. teşvik edecek ve özellikle şu
konularda çaba göstereceklerdir.
c. Ceza Yasasını ihlal konusunda asgari bir yaş
sınırı belirleyerek, bu yaş sınırının altındaki çocuğun ceza ehliyetinin
olmadığının kabulü;
d. Uygun bulunduğu ve istenilir olduğu takdirde,
insan hakları ve yasal güvencelere tam saygı gösterilmesi koşulu ile
bu tür çocuklar için adli kovuşturma olmaksızın önlemlerin alınması.
3. Koruma tedbiri, yönlendirme ve gözetim
kararları, danışmanlık, şartlı salıverme, bakım için yerleştirme, eğitim ve
meslek öğretme programları ve diğer kurumsal bakım seçenekleri gibi çeşitli
düzenlemelerin uygulanmasında, çocuklara durumları ve suçları ile orantılı ve
kendi esenliklerine olacak biçimde muamele edilmesi sağlanacaktır.
Madde 41
Bu Sözleşmede yer alan hiçbir husus, çocuk
haklarının gerçekleştirilmesine daha çok yardımcı olan ve;
1. Bir Taraf Devletin yasasında; veya
2. Bu Devlet bakımından yürürlükte olan
uluslararası hukukta yer alan hükümleri etkilemeyecektir.
II. KISIM
Madde 42
Taraf Devletler, Sözleşme ilke ve hükümlerinin
uygun ve etkili araçlarla yetişkinler kadar çocuklar tarafından da yaygın
biçimde öğrenilmesini sağlamayı taahhüt ederler.
Madde 43
1. Taraf Devletlerin bu Sözleşme ile
üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirme konusunda kaydettikleri ilerlemeleri
incelemek amacıyla, görevleri aşağıda ,belirtilen bir Çocuk Hakları Komitesi
kurulmuştur.
2. Komite, bu Sözleşme ile hükme bağlanan alanda
yetenekleriyle tanınmış ve yüksek ahlak sahibi on uzmandan oluşur. Komite
üyeleri Taraf Devletlerce kendi vatandaşları arasından ve kişisel olarak görev
yapmak üzere, adil bir coğrafi dağılımı sağlama 'gereği ve başlıca hukuk
sistemleri göz-önünde tutularak seçilirler.
3. Komite üyeleri, Taraf devletlerce gösterilen
kişiler listesinden gizli oyla seçilirler. Her Taraf Devlet, vatandaşları
arasından bir uzmanı aday gösterebilir.
4. Komite için ilk seçim, bu Sözleşmenin
yürürlüğe girişini izleyen altı ay içinde yapılır. Sonraki seçimler iki yılda
bir yapılır. Her seçim tarihinden en az dört ay önce, Birleşmiş Milletler
Teşkilatı Genel Sekreteri, Taraf Devletleri iki ay içinde adaylarını göstermeye
yazılı olarak davet eder. Daha sonra Genel Sekreter böylece belirlenen
kişilerden, kendilerini gösteren Taraf Devletleri de işaret ederek, alfabetik
sıraya göre oluşturduğu bir listeyi, Taraf Devletlere bildirir.
5. Seçimler, Birleşmiş Milletler Teşkilatı
Merkezinde, Genel Sekreter tarafından davet edilen Taraf Devletler
toplantılarında yapılır. Nisabı, Taraf Devletlerin üçte ikisinin oluşturduğu bu
toplantılarda, hazır bulunan ve oy kullanan Devletlerin salt çoğunluğuyla en
fazla oyalan kişiler Komiteye seçilir.
6. Komite üyeleri dört yıl için seçilir. Aday
gösterildikleri takdirde yeniden seçilebilirler. İlk seçimde seçilmiş olan beş
üyenin görevi iki yıl sonra sona erer, bu beş üyenin isimleri ilk seçimden hemen
sonra toplantı başkanı tarafından çekilen kura ile belirlenir.
7. Bir komite üyesinin ölmesi veya çekilmesi
yada başka herhangi bir nedenle bir üyenin Komitedeki görevlerini yapamaz hale
gelmesi durumunda adaylığını öneren Taraf Devlet, Komitenin onaylaması
koşuluyla, böylece boşalan yerdeki görev süresi doluncaya kadar, kendi
vatandaşları arasından başka bir uzmanı atayabilir.
8. Komite, iç tüzüğünü kendisi belirler.
9.Komite, memurlarını iki yıllık bir süre için
seçer.
10. Komite toplantıları olağan olarak Birleşmiş
Milletler Teşkilatı Merkezinde yada Komite tarafından belirlenecek başka uygun
bir yerde yapılır. Komite olağan olarak her yıl toplanır. Komite toplantılarının
süresi, gerektiğinde, Genel Kurulca onaylanmak koşuluyla, bu Sözleşmeye Taraf
Devletlerin bir toplantısıyla belirlenir veya değiştirilir.
11. Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel
Sekreteri gerekli maddi araçları ve personeli bu Sözleşme ile kendisine verilen
görevleri etkili biçimde görebilmesi amacıyla, Komite emrine verir.
12. Bu Sözleşme uyarınca oluşturulan Komitenin
üyeleri, Genel Kurulun onayı ile, Birleşmiş Milletler Teşkilatının
kaynaklarından karşılanmak üzere, Genel Kurulca saptanan şart ve koşullar
çerçevesinde kararlaştırılan ücreti alırlar.
Madde 44
1. Taraf Devletler, bu Sözleşmede tanınan
hakları yürürlüğe koymak için, aldıkları önlemleri ve bu haklardan yararlanma
konusunda gerçekleştirilen ilerlemeye ilişkin raporları:
a. Bu Sözleşmenin, ilgili Taraf Devlet
bakımından yürürlüğe giriş tarihinden başlayarak iki yıl içinde,
b. Daha sonra beş yılda bir, Birleşmiş Milletler
Genel Sekreteri aracılığı ile Komiteye sunmayı taahhüt ederler.
2. Bu madde uyarınca hazırlanan raporlarda, bu
Sözleşmeye göre üstlenilen sorumlulukların,şayet varsa, yerine getirilmesini
etkileyen nedenler ve güçlükler belirtilecektir. Raporlarda ayrıca, ilgili
ülkede Sözleşmenin uygulanması hakkında Komiteyi etraflıca aydınlatacak biçimde
yeterli bilgi de bulunacaktır.
3. Komiteye etraflı bilgi içeren bir ilk rapor
sunmuş olan Taraf Devlet, bu maddenin 1 (b) bendi gereğince sunacağı sonraki
raporlarında daha önce verilmiş olan temel bilgileri tekrarlamayacaktır.
4. Komite, Taraf Devletlerden Sözleşmenin
uygulamasına ilişkin her türlü ek bilgi isteminde bulunabilir.
5. Komite, iki yılda bir Ekonomik ve Sosyal
Konsey aracılığı ile Genel Kurula faaliyetleri hakkında bir rapor sunar.
6. Taraf Devletler, kendi raporlarının
ülkelerinde geniş biçimde yayımını sağlarlar.
Madde 45
Sözleşmenin etkili biçimde uygulanmasını
geliştirme ve Sözleşme kapsamına giren alanda uluslararası işbirliğini teşvik
etmek amacıyla:
1. Uzmanlaşmış kurumlar, UNICEF ve Birleşmiş
Milletler Teşkilatının öteki organları, bu Sözleşmenin kendi yetki alanlarına
ilişkin olan hükümlerinin uygulanmasının incelenmesi sırasında, temsil edilmek
hakkına sahiptirler. Komite; uzmanlaşmış kurumları, UNICEF’i ve uygun bulduğu
öteki yetkili kuruluşları, kendi yetki alanlarını ilgilendiren konularda uzman
olarak görüş vermeye davet edebilir. Komite, uzmanlaşmış kurumları, UNICEF’i ve
Birleşmiş Milletler Teşkilatının öteki organlarını kendi faaliyet alanlarına
ilişkin kesimlerde Sözleşmenin uygulanması hakkında rapor sunmaya davet
edebilir.
2. Komite: uygun bulduğu takdirde, Taraf
Devletlerce sunulmuş, bir istem içeren yada teknik danışma veya yardım
ihtiyacını belirten her raporu, gerekiyorsa Komitenin bu istek veya ihtiyaca
ilişkin tavsiye ve gözlemlerini de ekleyerek, uzmanlaşmış kurumlara, UNICEF’e ve
öteki yetkili kuruluşlara gönderir;
3. Komite, Genel Kurula Genel Sekreterden Komite
adına çocuk haklarına ilişkin sorunlarda incelemeler yaptırması isteğinde
bulunulmasını, tavsiye edebilir;
4. Komite, bu Sözleşmenin 44 ve 45 inci
maddeleri uyarınca alınan bilgilere dayanarak, telkin ve genel nitelikte
tavsiyelerde bulunabilir. Bu telkin ve genel nitelikteki tavsiyeler, ilgili olan
her Taraf Devlete gönderilir ve şayet varsa, Taraf Devletlerin yorumları ile
birlikte Genel Kurulun dikkatine sunulur.
III. KISIM
Madde 46
Bu Sözleşme bütün Devletlerin imzasına açıktır.
Madde 47
Bu Sözleşme onaylamaya bağlı tutulmuştur. Onay
belgeleri Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri nezdine tevdi
edilecektir.
Madde 48
Bu Sözleşme bütün Devletlerin katılmasına açık
olacaktır. Katılma belgeleri Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri
nezdine tevdi edilecektir.
Madde 49
1. Bu Sözleşme, yirminci onay yada katılma
belgesinin Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri nezdine tevdi tarihini
izleyen otuzuncu gün yürürlüğe girecektir.
2. Yirminci onay yada katılma belgesinin
tevdiinden sonra bu Sözleşmeyi onaylayacak yada ona katılacak Devletlerin her
biri için, bu Sözleşme, söz konusu Devletin onay yada katılma belgesini tevdi
tarihinden sonraki otuzuncu gün yürürlüğe girecektir.
Madde 50
1. Bu Sözleşmeye Taraf herhangi bir Devlet bir
değişiklik önerisinde bulunabilir ve buna ilişkin metni Birleşmiş Milletler
Teşkilatı Genel Sekreteri nezdine tevdi edebilir. Genel Sekreter bunun üzerine
değişiklik önerisini Taraf Devletlere, önerinin incelenmesi ve oya konulması
amacıyla bir Taraf Devletler Konferansı oluşturulmasını isteyip istemediklerini
kendisine bildirmeleri kaydıyla, iletir. Böyle bir duyuru tarihini izleyen dört
ay içinde Taraf Devletlerin en az üçte biri söz konusu konferansın
toplanmasından yana olduklarını ifade ederlerse Genel Sekreter, Birleşmiş
Milletler Teşkilatı ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME çerçevesinde bu konferansı
düzenler. Konferansta hazır bulunan ve oy kullanan Taraf Devletlerin çoğunluğu
tarafından kabul edilen her değişiklik, onay için Birleşmiş Milletler Genel
Kuruluna sunulur.
2. Bu maddenin 1 inci fıkrasında yer alan
hükümlere uygun olarak kabul edilen bir değişiklik, Birleşmiş Milletler Genel
Kurulunca onaylandığı ve bu Sözleşmeye Taraf Devletlerin üçte iki çoğunluğu
tarafından kabul edildiği zaman yürürlüğe girer.
3. Bir değişiklik yürürlüğe girdiği zaman, onu
kabul eden Taraf Devletler bakımından bağlayıcılık taşır. Öteki Taraf Devletler
bu Sözleşme hükümleri ve daha önce kabul ettikleri her değişiklikle bağlı
kalırlar.
Madde 51
1. Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel
Sekreteri, onay yada katılma anında yapılabilecek çekincelerin metnini alacak ve
bütün Devletlere bildirecektir.
2. Bu Sözleşmenin amacı ve konusu ile
bağdaşmayan hiçbir çekinceye izin verilmeyecektir.
3. Çekinceler, Birleşmiş Milletler Teşkilatı
Genel Sekreterince, geri alınacağına ilişkin bildirimde bulunma yoluyla her
zaman geri alınabilir. Bunun üzerine Genel Sekreter, bütün Devletleri haberdar
eder. Böyle bir bildirim, Genel Sekreter tarafından alındığı tarihte işlerlik
kazanır.
Madde 52
Bir Taraf Devlet, bu Sözleşmeyi, Birleşmiş
Milletler Teşkilatı Genel, Sekreterine vereceği yazılı bildirim yoluyla
feshedebilir. Fesih, bildirimin Genel Sekreter tarafından alınması tarihinden
bir yıl sonra geçerli olur.
Madde 53
Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri,
bu Sözleşmenin tevdi makamı olarak belirlenmiştir.
Madde 54
İngilizce, Arapça, Çince, İspanyolca, Fransızca
ve Rusça metinleri de aynı derecede geçerli olan bu Sözleşmenin özgün metni,
Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri nezdine tevdi edilecektir.
Hükümetleri tarafından tam yetkili kılınan
aşağıda imzaları bulunan Temsilciler, yukarıdaki kuralların ışığında, bu
Sözleşmeyi imzalamışlardır.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, İŞKENCE VE DİĞER ZALİMCE, İNSANLIKDIŞI VEYA ONUR KIRICI
DAVRANIŞ VEYA CEZALANDIRMALARA KARŞI SÖZLEŞME
10 Aralık 1984 (10.08.1988 tarihli
ve19.895 sayılı RG)
Bu
Sözleşmeye Taraf Devletler,
Birleşmiş
Milletler Antlaşmasında ilan edilen ilkeler uyarınca insanlık ailesinin tüm
üyelerinin eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve
barışın temeli olduğu anlayışından yola çıkarak, Bu hakların insan kişiliğinin
niteliğinde bulunan onurdan kaynaklandığına inanarak,
Birleşmiş
Milletler Antlaşmasına Taraf Devletlerin, özellikle Antlaşmanın 55. Maddesi
uyarınca insan haklarının ve temel özgürlüklerinin saygı görerek gözetilmesini
geliştirme yükümlülüğü üstlendiklerini gözönüne alarak,
Kimsenin işkenceye ya da zalimce, insanlık dışı
ya da onur kırıcı bir davranış ya da cezaya uğrayamayacağını hükme bağlayan
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 5. Maddesiyle Kişisel veya Siyasal Haklar
Uluslararası Sözleşmesinin 7. Maddesini anımsayarak,
Aynı zamanda 9 Aralık 1975 tarihinde Genel
kurulca kabul edilmiş olan bildirgeyi de gözönünde bulundurarak, tüm dünya
işkence ve öteki zalimce, insanlık dışı ya da onur kırıcı davranış ya da cezaya
karşı daha etkin bir savaş vermek isteyerek, aşağıdaki hükümlerde uzlaşmıştır:
BÖLÜM I
Madde 1
1.Bu
Sözleşmenin amaçları bakımından, “işkence” terimi, bir kimseye kendisinden ya da
üçüncü bir kişiden bir bilgi ya da bir itiraf sağlamak, kendisinin ya da üçüncü
bir kişinin işlediği ya da işlediğinden kuşku duyulan bir eylemden ötürü onu
cezalandırmak, kendisine ya da üçüncü bir kişiye gözdağı vermek ya da onları
zorlamak amacıyla ya da herhangi bir ayrımcılığa dayalı bir nedenle bir resmi
görevli ya da resmi sıfatla davranan bir başkası tarafından ya da onun
kışkırtması ya da oluru ya da izniyle bilerek maddi ya da bağlantılı olarak
sadece yasal yaptırımlardan doğan acı ya da eziyet işkence sayılmaz.
2.Bu madde,
daha kapsamlı bir uygulamayı içeren ya da içerebilecek olan uluslararası bir
belge ya da bir ulusal düzenlemeyi zedelemez.
Madde 2
1.Taraf
Devlet, yargı yetkisi içindeki herhangi bir ülkede işkence eylemini önlemek
üzere etkin yasal, yönetsel, yargısal ya da öteki önlemleri alır.
2.İster bir
savaş durumu ya da bir savaş tehdidi, ister iç siyasal karışıklık, ister bir
başka olağanüstü durum sözkonusu olsun, hiçbir ayrıksı durum işkenceyi haklı
gösteremez.
3.Bir üstten
ya da bir makamdan alınan emir, işkencenin gerekçesi olamaz.
Madde 3
1.Bir Taraf
Devlet, bir kimseyi, işkenceye uğrama tehlikesi olduğu yolunda sağlam
gerekçelerin bulunduğu bir başka Devlete süremez, gönderemez ya da geri veremez.
2.Bu gibi
gerekçelerin bulunup bulunmadığını belirlemek amacıyla yetkili makamlar,
olanaklıysa, ilgili Devlette insan haklarının geniş ölçüde, belirgin biçimde ya
da sık sık çiğnendiği sürekli bir durumun bulunup bulunmadığı dahil tüm ilgili
gerekçeleri gözönüne alır.
Madde 4
1.Taraf her
Devlet, tüm işkence eylemlerinin ceza yasasına göre suç sayılmasını sağlar.
Bunun yanında, işkenceye kalkışan ve işkenceye ilişkin olan ya da katılan bir
kimsenin eylemi de suç sayılır.
2.Taraf her
Devlet, bu suçların ağırlık derecesine göre cezalandırılmasını sağlar.
Madde 5
1.Taraf her
Devlet,
a.Bu suçlar
kendi yargı yetkisi içindeki bir ülkede ya da bu Devlete kayıtlı bir deniz ya da
hava aracından işlendiğinde,
b.Bu suç
sanığı bu Devletin uyruğu olduğunda,
c.Bu Devlet
uygun görürse, işkenceye uğrayan kimse kendi uyruğu olduğunda,
d.Maddede
değinilen suçlar üzerinde yargı yetkisini kullanmak üzere gerekli önlemleri
alır.
2.Taraf her
Devlet, aynı zamanda, bu suç sanığını kendi yargı yetkisi içindeki bir ülkede
bulunduğu ve onu bu Maddenin 1. fıkrasında sözügeçen Devletlerden herhangi
birine 8. Madde uyarınca geri vermediği durumlarda bu tür suçlar üzerinde yargı
yetkisini kullanmak üzere gerekli olan önlemleri de alır.
3.Bu
Sözleşme, iç hukuk uyarınca ceza alanında kullanılan tüm yargı yetkisini kapsar.
Madde 6
1.Bir Taraf
Devlet, eldeki bilgilerin incelenmesinden sonra, ülkesinde 4. Maddede sözü
edilen suçu işlediği ileri sürülen bir kimsenin bulunduğuna inandığında, onu
yakalar ya da gözaltında bulunmasını sağlamak üzere başka yasal önlemlere
başvurur. Yakalama ve öteki yasal önlemler, bu Devletin yasalarına göre olur.
Ancak bu durum, bir ceza kovuşturması ya da geri verme işleminin gerektirdiği
sürece uygulanır.
2.Bu Devlet,
hemen bir ilk soruşturmaya girişir.
3.Bu
maddenin 1. fıkrasına göre gözaltında bulunan bir kimsenin, uyruğunda bulunduğu
Devletin en yakın uygun temsilcisiyle ya da devleti yoksa, genellikle oturduğu
Devletin temsilcisiyle hemen ilişki kurması sağlanır.
4.Bir
Devlet, bu madde uyarınca bir kimseyi gözaltına aldığında, 5. Maddenin 1.
fıkrasında anılan Devletlere, böyle bir kimsenin gözaltında olduğunu duyurarak
tutuklanmasını haklı gösteren koşullar konusunda hemen bilgi verir. Bu Maddenin
2. fıkrasında öngörülen ilk soruşturmayı yapan Devlet, zaman geçirmeksizin
bulgularını adı geçen Devletlere bildirerek yargı yetkisini kullanmak amacında
olup olmadığını duyurur.
Madde 7
1.Yargı
yetkisi içindeki bir ülkede 4. Maddede anılan bir suçu işlediği ileri sürülen
bir kimsenin bulunduğu bir Taraf Devlet, 5. Maddede öngörülen durumlarda, onu
geri vermeyecek olursa, kovuşturma amacıyla durumu yetkili makamlara sunar.
2.Bu
makamlar, bu Devletin yasalarına göre ağır nitelikteki herhangi bir adı suç
durumunda olduğu gibi karar alır. 5. Maddenin 2. fıkrasında anılan durumlarda,
kovuşturma ve hüküm vermek için gereken kanıt ölçüleri hiçbir biçimde 5.
Maddenin 1. fıkrasında değinilen durumlarda uygulanan ölçülerden daha düşük
olamaz.
3. 4.
Maddede değinilen herhangi bir suça ilişkin olarak hakkında işlem yapılan bir
kimseye, bu işlemlerin her aşamasında adil bir davranış sağlanır.
Madde 8
1. 4.
Maddede anılan suçlar, Taraf Devletler arasında yürürlükte olan suçluların geri
verilmesi anlaşmasında suçlusu geri verilebilir suçlar olarak yer almış sayılır.
Taraf Devletler, suçluların geri verilmesi konusunda aralarında yapacakları her
anlaşmada, bu tür suçları suçlusu geri verilebilir suç saymayı üstlenir.
2.Suçluların
geri verilmesini bir anlaşmanın varlığı koşuluna bağlayan bir Taraf Devlet,
kendisiyle geri verme anlaşması bulunmayan bir Başka Taraf Devletten böyle bir
istek alırsa, bu Sözleşmeyi, bu gibi suçlar bakımından geri vermenin yasal
temeli sayılabilir. Suçluların geri verilmesi, kendisinden istekte bulunulan
devletin yasalarında öngörülen öteki koşullara bağlıdır.
3.Suçluların
geri verilmesini bir anlaşmanın varlığı koşuluna bağlamış olan Taraf Devletler,
kendisinden istekte bulunulan Devletin yasaları tarafından öngörülen koşullara
bağlı olmak üzere bu gibi suçları aralarında suçlusu geri verilebilir suç
sayarlar.
4.Taraf
Devletler arasında suçluların geri verilmesi amacıyla, bu gibi suçlar, sadece
işlendiği yerde değil, 5. Maddenin 1. fıkrası uyarınca yargı yetkisini
kullanması istenen Devletlerin ülkesinde de işlenmiş gibi işlem görür.
Madde 9
1.Taraf
Devletler, 4. Maddede anılan suçlardan herhangi biri için açılan ceza
kovuşturması sırasında, kovuşturma için gereken tüm kanıtların elde bulunmasını
sağlamak dahil, birbirlerine her türlü yardımı yaparlar.
2. Taraf
Devletler, bu Maddenin 1. fıkrasına göre yükümlülüklerini, aralarında
yapabilecekleri karşılıklı yardım anlaşmaları uyarınca yerine getirirler.
Madde 10
1.Taraf her
Devlet, yakalanan, tutuklanan ya da hapse konulan bir kimsenin gözaltında
bulundurulması, sorgulanması ya da uğrayacağı davranışlarla ilgili olabilecek
yasa uygulayıcısı, sivil ya da askeri personelle tıp personeli, resmi görevliler
ve öteki görevlilerin yetiştirilmesinde işkence yasağına ilişkin eğitim ve
bilgilerin tam anlamıyla yer almasını sağlar.
2.Taraf her
Devlet, anılan kimselerin ödev ve görevleri konusunda konmuş kural ve
yönergelerde bu yasağa yer verir.
Madde 11
Taraf her Devlet, herhangi bir
işkence uygulanmasını önlemek üzere yargı yetkisi içindeki bir ülkede herhangi
bir biçimde yakalanan, tutuklanan ya da hapse konan kimselerin nasıl gözaltına
alınacağı ve bunlara nasıl davranılacağı konusundaki düzenlemelerle sorgulama
kural, yönerge, yöntem ve uygulamalarını sistemli olarak gözden geçirir.
Madde 12
Taraf her Devlet, yargı yetkisi
içindeki bir ülkede bir işkence eyleminin işlenmiş olduğuna inanmak için yeterli
gerekçe bulunduğunda, yetkili makamlarının en kısa sürede ve yansız bir
soruşturma yapmasını sağlar.
Madde 13
Taraf her Devlet, yargı yetkisi
içindeki herhangi bir ülkede işkenceye uğradığını ileri süren bir kimseye,
yetkili makamlarına şikayette bulunma ve durumunun bu makamlarca en kısa sürede
ve yansız olarak incelenmesini isteme hakkı tanır. Şikayetçi ve tanıkların,
şikayetleri ya da gösterecekleri kanıtlardan ötürü tüm kötü davranışlara ya da
gözdağına karşı korunmalarını sağlar.
Madde 14
1.Taraf her
Devlet, yasal sistemi içinde, işkenceye uğrayan birinin olanaklar ölçüsünde tam
iyileşmesini sağlama yolları dahil, zararının giderilmesini ve adil ve yeterli
bir zorunlu tazminat hakkına sahip olmasını sağlar. İşkenceye uğrayanın bu eylem
sonucu ölümü halinde, geçiminden sorumlu oldukları kimseler bu tazminata hak
kazanır.
2.Bu
Sözleşme hükümleri, işkenceye uğrayanın ya da öteki kimselerin ulusal yasalarına
göre sahip olabilecekleri giderim hakkını etkilemez.
Madde 15
Taraf her Devlet, işkence sonucu
verilmiş olduğu anlaşılan bir ifadenin, bu ifadenin verildiğine bir belge olmak
üzere işkenceden suçlanan bir kimseye karşı olması dışında, herhangi bir
kovuşturmada bir kanıt olarak kullanılmamasını sağlar.
Madde 16
1.Taraf her
Devlet, yargı yetkisi içinde bulunan bir ülkede, bir resmi görevli ya da resmi
sıfatla davranan bir başkası tarafından ya da onun kışkırtması ya da oluru ya da
kabulüyle işlenmesi durumunda 1. Maddede tanımlanmış işkence ölçüsünde olmayan
başka zalimce, insanlık dışı ya da onur kırıcı davranış ya da cezayı da önlemeyi
üstlenir. Özellikle 10, 11, 12 ve 13. Maddelerde yeralan yükümlülüklerini;
işkenceye ilişkin hükümleri öteki zalimce, insanlık dışı ya da onur kırıcı
davranış ya da cezaya ilişkin sayacak biçimde uygular.
2.Bu
Sözleşmenin hükümleri, zalimce, insanlıkdışı yada onur kırıcı davranış ya da
cezayı yasaklayan ya da suçluların geri verilmesi ya da sınır dışı edilmesine
ilişkin öteki uluslararası belgelerin ya da ulusal yasaların hükümlerini
zedelemez.
BÖLÜM II
Madde 17
1.Aşağıda
öngörülen görevleri yerine getirmek üzere (bundan böyle Komite olarak anılacak
olan) bir İşkenceye Karşı Komite kurulur. Bu Komite, yüksek ahlak kişiliği ve
insan hakları alanındaki yeterliğiyle tanınmış ve kendi adlarına hizmet verecek
olan on uzmandan oluşur. Uzmanlar, Taraf Devletlerce, hakça bir coğrafi dağılım
ve hukuksal deneyimi olan kimi kişilerin katılmasını sağlayacak biçimde seçilir.
2.Komite
üyelerinin seçimi, Taraf Devletlerce aday gösterilen kişiler arasından gizli
oyla yapılır. Taraf olan her Devlet, kendi uyrukları arasından bir kişiyi aday
gösterebilir. Taraf Devlet, kendi uyrukları arasından bir kişiyi aday
gösterebilir. Taraf Devletler, aynı zamanda Kişisel ve Siyasal Haklar
Uluslararası Sözleşmesi uyarınca kurulan İnsan Hakları Komitesi Üyesi bulunan ve
İşkenceye Karşı Komitede çalışmaya istekli olan kişileri aday göstermelerinin
yararlı olacağını gözönüne alır.
3.Komite
üyelerinin seçimleri, Taraf Devletlerin iki yılda bir Birleşmiş Milletler Genel
Sekreteri tarafından çağrısı yapılan toplantılarında olur. Taraf Devletlerin
üçte ikisinin yeter sayıyı oluşturduğu bu toplantılarda hazır bulunan ve oy
veren temsilcilerin oylarından en çoğunu alan ve salt çoğunluğu sağlayanlar
Komiteye seçilir.
4.İlk seçim,
bu Sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki altı ay içinde yapılır. Her
seçim tarihinden en az dört ay önce, Birleşmiş milletler Genel Sekreteri, Taraf
Devletlere, üç ay içinde adaylarını sunmaya çağıran bir yazı gönderir. Genel
Sekreter, bu yolla gösterilmiş tüm adayların, kendilerini aday gösteren Taraf
Devletleri de belirten alfabetik bir listesini hazırlayarak Taraf Devletlere
sunar.
5.Komite
üyeleri dört yıllık bir süre için seçilir. Aday gösterildiklerinde yeniden
seçilebilirler. Bununla birlikte, ilk seçimde seçilmiş üyelerden beşinin süresi
iki yılın sonunda sona erer. İlk seçimden hemen sonra bu beş üyenin adları, bu
maddenin 3. fıkrasında değinilen toplantının başkanı tarafından ad çekmeyle
belirlenir.
6.Bir Komite
üyesinin ölümü ya da çekilmesi durumlarında ya da başka bir nedenle komite
görevini yerine getirmediği durumlarda, onu aday göstermiş olan Taraf Devlet,
Taraf Devletlerin çoğunluğunun onayına bağlı olmak ve ayrılan üyenin süresini
tamamlamak üzere kendi vatandaşları arasından bir başka uzman atar. Birleşmiş
Milletler Genel Sekreteri tarafından önerilen atamanın bildirilmesinden sonraki
altı hafta içinde Taraf Devletlerin yarısından ya da çoğunluğunun olumsuz yanıt
alınmadıkça sözkonusu onay verilmiş sayılır.
7.Taraf
Devletler, Komite üyelerinin, Komite görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki
giderlerini üstlenir.
Madde 18
1.Komite,
görevlilerini iki yıllık bir süre için seçer. Bunlar yeniden seçilebilir.
2.Komite
kendi çalışma kurallarını belirler, ancak bu kurallar, ötekilerin yanısıra;
a.Yeter
sayısının altı üyeden oluşmasını,
b.Komite
kararlarının hazır bulunan üyelerin çoğunluğunun oyuyla alınmasını, öngörür.
3.Birleşmiş
Milletler Genel Sekreteri, Komitenin bu Sözleşmeye göre görevlerini gereğince
yerine getirebilmesi için gerekli kurmay personeli ve kolaylıkları sağlar.
4.Komitenin
ilk toplantısı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin çağrısıyla olur. Komite,
ilk toplantısından sonra kendi çalışma kurallarında öngörülen zamanlarda
toplanır.
5.Taraf
Devletler, sağlanan kurmay personel ve öteki kolaylıklar için bu Maddenin 3.
fıkrası uyarınca yapılan harcamaların Birleşmiş Milletlerce ödenmesi dahil,
Taraf Devletlerin ve Komitenin toplanmasına ilişkin giderlerden sorumludur.
Madde 19
1.Taraf
Devletler, bu Sözleşmenin kendileri bakımından yürürlüğe girişinden sonraki bir
yıl içinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri aracılığıyla Sözleşmeye göre
üstlendikleri yükümlülüklere işlerlik kazandırmak üzere almış oldukları önlemler
konusunda Komiteye rapor sunar. Taraf Devletler bundan sonra, her dört yılda bir
alınan yeni önlemler konusunda rapor vermek zorunda olduğu gibi, Komitenin
isteyebileceği bu gibi başka raporlar sunmakla da yükümlüdür.
2.Birleşmiş
Milletler Genel Sekreteri, bu raporları tüm Taraf Devletlere iletir.
3.Her rapor,
üzerinde uygun gördüğü genel görüşlerini bildirebilecek olan Komite tarafından
incelenerek ilgili Taraf Devletlere gönderilir. Bu Taraf Devlet, Komiteye kendi
görüşlerini içeren bir yanıt verebilir.
4.Komite,
24. Madde uyarınca hazırlanan yıllık raporunda dilerse bu maddenin 3. fıkrası
uyarınca kendisi tarafından belirtilmiş görüşlere; bu konuda ilgili Taraf
Devletten alınmış görüşlerle birlikte yer vermeye karar verebilir. İlgili Taraf
Devletçe istendiğinde, Komite bu maddenin 1. fıkrası uyarınca sunulmuş raporun
bir örneğine de yer verebilir.
Madde 20
1.Komite,
bir Taraf Devletin ülkesinde işkencenin sistemli olarak uygulanmakta olduğu
yolunda sağlam gerekçeler içeren güvenilir bilgiler aldığında, bu taraf Devleti
bilgilerin incelenmesinde işbirliğine ve bu amaçla ilgili bilgilere ilişkin
görüşlerini sunmaya çağırır.
2.Komite,
elinde bulunan öteki ilgili bilgilerle, İlgili Taraf Devletçe sunulabilecek
gözönüne alarak durumun haklı gösterdiğine karar verirse, üyelerden birini ya da
bir kaçını gizli bir soruşturma yapmak ve Komiteye ivedi bir rapor sunmak üzere
görevlendirebilir.
3.Bu
maddenin 2. fıkrasına göre bir soruşturma açılırsa Komite, ilgili Devletin
işbirliğini ister. Taraf Devletle görüş birliğine varılarak, böyle bir
soruşturma o Devletin ülkesine gitmeyi içerebilir.
4.Komite, bu
maddenin 2. fıkrası uyarınca bir üyesince ya da üyelerince sunulan bulguları
inceledikten sonra bu bulguları, durum gerektirdiğinde uygun gördüğü görüş ve
tavsiyelerle birlikte ilgili Taraf Devlete iletir.
5.Bu
maddenin ilk dört fıkrasında tüm Komite işlemleri gizli yapılar ve işlemlerin
her aşamasında Taraf Devletin işbirliği istenir. 2. fıkra uyarınca yapılan bir
soruşturmaya ilişkin bu işlemler tamamlandıktan sonra, Komite, ilgili Taraf
Devlete danışarak, 24. Madde uyarınca hazırlanan yıllık raporunda bu işlemlerin
sonuçlarının bir özetine yer vermeye karar verebilir.
Madde 21
1.Bu
Sözleşmeye Taraf bir Devlet, bu maddeye göre herhangi bir tarihte, bir Taraf
Devletin bir başka Taraf Devlet aleyhine bu Sözleşmeyle üstlendiği
yükümlülükleri yerine getirmediği yolunda Komitenin duyurular alma ve inceleme
yetkisini tanıdığını bildirebilir. Bu gibi duyurular, ancak kendisi bakımından
Komitenin yetkisini tanıdığını bildirmiş olan bir Taraf Devletçe sunulması
koşuluyla bu maddede öngörülen işlemlere göre alınıp incelenir. Böyle bir
bildirimde bulunmamış bir taraf Devlete ilişkin hiçbir duyuru, bu maddeye göre
Komite tarafından ele alınmaz. Bu madde uyarınca kabul edilen duyurular
aşağıdaki işleme göre alınır.
a) Bir Taraf
Devlet, bir başka Taraf Devletin bu Sözleşme hükümlerine işlerlik
kazandırmadığını gözlemesi durumunda bu konuyu yazılı bir duyuruyla adıgeçen
Taraf Devletin dikkatine sunabilir. Duyuruyu alan Devlet duyurunun alınmasından
sonraki üç ay içinde duyuruda bulunan Devlete konuyu açığa kavuşturan yazılı bir
açıklamada ya da bildirimde bulunur. Bu açıklama ve bildirimler, olanaklı ve
ilgili olduğu ölçüde, bu konuda başvurulabilecek ya da başvurulmuş iç işlemlerle
yargı yollarını da içerir.
a. Konu, ilk
duyurunun alınış tarihinden sonraki altı ay içinde ilgili Taraf Devletlerden her
ikisini de yeterli bulacakları bir çözüme bağlanamazsa, her iki Devletin,
Komiteye ve öteki devlete bildirimde bulunarak konuyu komiteye iletme hakkı
vardır.
b. Komite,
bu madde uyarınca kendisine iletilen bir konuyu, ancak uluslararası hukukun
genel olarak benimsenmiş ilkeleri uyarınca bu konuda tüm iç yargı yollarının
bütünüyle kullanıldığı kanısına varıldıktan sonra ele alır. bu yargı yollarını
uygulamanın makul olmayan bir ölçüde geciktirildiği ya da bu Sözleşmenin
çiğnenmesinden zarar gören kimseye etkin bir yardımda bulunma olasılığının
bulunmadığı durumlarda bu bir kural değildir.
c. Komite,
bu maddeye göre yapılan duyuruları incelerken kapalı toplantı yapar.
d. Komite
(c) bendi hükümleri saklı kalmak üzere bu sözleşmede öngörülen yükümlülüklere
saygı temeli üzerinde konunun dostça bir çözü-me bağlanması amacıyla, ilgili
Taraflara arabuluculuk yapar. Bunun için Komite gerektiğinde sadece amaçla bir
uzlaştırma komisyonu kurar.
e. Komite,
bu maddede anılan herhangi bir konuda (b) bendinde sözü edilen ilgili Taraf
Devletlere, ilgili bilgileri sağlama çağrısında bulunabilir.
f. Konu
Komitede incelenirken (b) bendinde alınan ilgili Taraf Devletlerin temsilci
bulundurmak ve sözlü ve/ya da yazılı bildirimlerde bulunmaya hakkı vardır.
g. Komite,
(b) bendine göre bildirimin alınış tarihinden sonraki oniki ay içinde bir rapor
sunar.
h. (e)
bendi hükümleri içinde bir çözüme varıldığında, Komitenin raporu, olguların ve
varılan çözümün kısa bir özetiyle sınırlıdır.
ii. (e)
bendi hükümleri içinde bir çözüme varılamadığında, Komitenin raporu, olguların
kısa bir özetiyle sınırlıdır ve ilgili Taraf Devletlerin yazılı sunuşlarıyla
sözlü sunuşlarının tutanakları rapora eklenir.
Her durumda, adı geçen rapor, ilgili taraf
Devletlere duyurulur.
2. Bu
maddenin hükümleri, bu Sözleşmeye Taraf beş Devletin bu maddenin 1. fıkrasına
göre bildirimde bulunması üzerine yürürlüğe girer. Bu bildirimler Taraf
Devletlerce Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine verilir. Genel Sekreter,
bunların örneklerini öteki Taraf Devletlere gönderir. Böyle bir bildirim,
herhangi bir anda Genel Sekretere bildirilerek geri alınabilir. Bu durum, bu
madde uyarınca daha önce yapılmış bir duyurunun içerdiği herhangi bir konunun
incelenmesini engellemez, ancak, bildirimin geri alındığı yolundaki bilgi Genel
Sekreterce alındıktan sonra, ilgili Taraf Devlet yeni bir bildirimde
bulunmadıkça, bu maddeye göre bir Taraf Devletten başka bir duyuru alınmaz.
Madde 22
1.Bu
Sözleşmeye Taraf bir Devlet, herhangi bir tarihte bu maddeye göre, Komitenin,
kendi yargı yetkisi içinde bulunan ve bir Taraf Devletçe bu Sözleşme
hükümlerinin çiğnenmesinden ötürü zarar gördüğünü ileri süren bireylerden y ada
onlar adına duyurular alma ve inceleme yetkisini tanıdığını bildirebilir. Böyle
bir bildirimde bulunmamış olan bir Taraf Devletle ilgili olan bir duyuru Komite
tarafından kabul edilmez.
2.Komite, bu
maddeye göre, imzasız olan ya da bu gibi duyurularda bulunma hakkının kötüye
kullanılması olarak nitelediği ya da bu Sözleşmenin hükümleriyle bağdaşmaz
gördüğü herhangi bir duyuruyu kabul edilmez sayar.
3.Komite, 2.
fıkra hükümleriyle bağlı olarak bu Maddeye göre kendisine sunulmuş herhangi bir
duyuruyu, 1. fıkraya göre bir bildirimde bulunmuş olan ve Sözleşmenin
hükümlerini çiğnediği ileri sürülen Taraf Devletin dikkatine sunar. Duyuruyu
alan Devlet, altı ay içinde Komiteye, konuyu açığa kavuşturan ve –varsa- bu
Devletçe başvurulmuş yargı yolunu belirten yazılı açıklamalar ay da
bildirimlerde bulunur.
4.Komite,
adı geçen birey tarafından ya da onun adına ve ilgili Taraf Devletçe kendisine
sunulan tüm bilgilerin ışığında bu maddeye göre alınmış duyuruları inceler.
5.Komite, bu
maddeye göre, bu bireyden alınan herhangi bir duyuruyu;
a.Aynı
konunun, bir başka Uluslararası soruşturma ya da çözümleme işlemine göre
incelenmiş ya da incelenmekte olmadığı,
b.Yargı
yollarını uygulamanın makul olmayan bir ölçüde geciktirildiği ya da sözleşmenin
çiğnenmesinden zarar gören kişiye etkin bir yardımda bulunma olasılığının
bulunmadığı durumlar dışında, bireyin tüm iç yargı yollarını denediği kanısına
varmadıkça incelenemez.
6. Komite,
bu maddeye göre aldığı duyuruları incelerken kapalı toplantı yapar.
7.Komite,
görüşlerini ilgili Taraf Devlete ve bireye bildirir.
8.Bu
maddenin hükümleri, bu Sözleşmeye Taraf olan beş Devletin bu maddenin 1.
fıkrasına göre bildirimde bulunması üzerine yürürlüğe girer. Bu bildirimler,
Taraf Devletlerce Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine verilir. Genel Sekreter
bunların örneklerini öteki Taraf Devletlere gönderir. Bir bildirim, herhangi bir
tarihte Genel Sekretere bilgi verilerek geri alınabilir. Böyle bir geri alma, bu
maddeye göre yapılmış bir duyurunun içerdiği herhangi bir konunun incelenmesini
engellemez. Ancak, bildirimin geri alındığı yolundaki bilgi Genel Sekreterce
alındıktan sonra, Taraf Devlete yeni bir bildirimde bulunmadıkça, bu maddeye
göre bireylerden ya da onlar adına başka bir duyuru alınmaz.
Madde 23
Komite üyeleri ve 21. Maddenin 1 (e) fıkrasına
göre kurulabilecek olan özel amaçlı uzlaştırma komisyonlarının üyeleri,
Birleşmiş Milletlerin Ayrıcalık ve Dokunulmazlıkları Sözleşmesinin ilgili
bölümlerinde belirtilmiş olan ve Birleşmiş Milletler için görev yapan uzmanlara
tanınan kolaylık, ayrıcalık ve dokunulmazlıklardan yararlanır.
Madde 24
Komite, bu Sözleşmeye Taraf Devletlerle
Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna bu maddeye göre bulunduğu etkinlikler
konusunda yıllık bir rapor sunar.
BÖLÜM III
Madde 25
1.Bu
Sözleşme tüm Devletlerin imzalanmasına açıktır.
2.Bu
Sözleşme onaya bağlıdır. Onay belgeleri Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine
verilir.
Madde 26
Bu Sözleşme, tüm devletlerin katılmasına
açıktır. Katılma, bir katılma belgesinin Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine
verilmesiyle olur.
Madde 27
1.Bu
Sözleşme, yirminci onay belgesi ya da katılma belgesinin Birleşmiş Milletler
Genel Sekreterine veriliş tarihinden sonraki otuzuncu gün yürürlüğe girer.
2.Yirminci
onay belgesi ya da katılma belgesinin verilişinden sonra bu Sözleşmeyi onaylayan
ya da ona katılan her Devlet için bu Sözleşme, kendi onay belgesi ya da katılma
belgesini verdiği tarihten sonraki otuzuncu gün yürürlük kazınır.
Madde 28
1.Her
Devlet, bu Sözleşmeyi imzalama ya da onaylama ya da ona katılma sırasında
Komitenin 20. Maddede öngörülen yetkisini tanımadığını bildirebilir.
2.Bu
maddenin 1. fıkrası uyarınca bir çekince koymuş olan herhangi bir Taraf Devlet,
herhangi bir tarihte, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine başvurarak bu
çekinceyi geri alabilir.
Madde 29
1.Bu
Sözleşmeye taraf herhangi bir Devlet, bir değişiklik önerisinde bulunabilir ve
bu öneriyi Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine verir. Genel Sekreter, bunun
üzerine, önerilen değişikliği Taraf Devletlere duyurarak öneri konusunda görüşme
ve oylama amacıyla bir Taraf Devletler konferansından yana olup olmadıklarını
kendisine bildirmelerini ister. Bu duyurunun yapılış tarihinden başlayarak dört
aylık bir süre içinde Taraf Devletlerden en az üçte birinin böyle bir konferansı
desteklemesi durumunda, Genel Sekreter, Birleşmiş Milletlerin girişimiyle adı
geçen konferansı toplantıya çağırır. Konferansta hazır bulunan ve oy veren Taraf
Devletlerin çoğunluğunca benimsenen bir değişiklik, Genel Sekreterce tüm Taraf
Devletlerin kabulüne sunulur.
2.Bu
maddenin 1. fıkrası uyarınca benimsenen bir değişiklik, bu Sözleşmeye taraf
Devletlerden üçte ikisinin Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine kendi anayasal
süreçlerine göre bunu kabul ettiklerini bildirmesi üzerine yürürlüğe girer.
3.Değişiklikler yürürlüğe girdiğinde, kabul eden Taraf Devletler için bağlayıcı
olur. Öteki Taraf Devletler, bu Sözleşmenin hükümleri ve kabul etmiş oldukları
daha önceki değişikliklerle bağlıdır.
Madde 30
1.iki ya da
daha çok Taraf Devlet arasında bu Sözleşmenin yorumlanması ya da uygulaması
konusunda görüşmeler yoluyla çözümlenemeyen bir anlaşmazlık, bunlardan birinin
isteği üzerine, arabuluculuk yoluyla çözüme sunulur. Arabuluculuğun istendiği
tarihten başlayarak altı ay içinde Taraflar, bu yöntemin işletilmesi konusunda
görüş birliğine varamazlarsa Taraflardan herhangi biri anlaşmazlığı, statüsü
uyarınca Uluslararası Adalet Divanına götürebilir.
2.Her
Devlet, bu Sözleşmenin imzalanması ya da onaylanması ya da ona katılması
sırasında, kendisini bu maddenin 1. fıkrasıyla bağlı saymadığını bildirebilir.
Öteki Taraf Devletler, böyle bir çekinceye koymuş olan herhangi bir Taraf Devlet
bakımından bu maddenin 1. fıkrasıyla bağlı olamaz.
3.Bu
maddenin 2. fıkrası uyarınca bir çekince koymuş olan herhangi bir Taraf Devlet,
herhangi bir tarihte Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine bildirimde bulunarak
bu çekinceyi geri alabilir.
Madde 31
1.Bir Taraf
Devlet, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine yazılı bildirimde bulunarak bu
Sözleşmeyi bozabilir. Sözleşmenin bozulması, bildirimin Genel Sekreterce alınış
tarihinden bir yıl sonra geçerlik kazanır.
2.Sözleşmenin böylesine bozulması, Taraf Devleti, bozmanın geçerlik kazandığı
tarihten önceki herhangi bir eylem ya da ihmal bakımından bu Sözleşmeye göre
üstlendiği yükümlülüklerden kurtarmadığı gibi, bu bozma, geçerlik kazandığı
tarihten önce Komite tarafından incelenmeye alınmış olan herhangi bir konunun
incelenmesinin sürdürülmesini etkilemez.
3.Bir Taraf
Devletin Sözleşmeyi bozmasının geçerlik kazandığı tarihten başlayarak Komite, bu
Devlete ilişkin bir yeni konunun incelenmesine başlamaz.
Madde 32
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri,
Birleşmiş Milletlerin tüm üye Devletleriyle bu Sözleşmeyi imzalayan ya da ona
katılan tüm Devletlere,
a. 25 ve 26.
Maddelere göre imzalama, onaylama ve katılmaları;
b. 27.
Maddeye göre bu Sözleşmenin yürürlüğe giriş tarihini ve 29. Maddeye göre
herhangi bir değişikliğin yürürlüğe giriş tarihini;
c. 31.
Maddeye göre Sözleşmenin bozulmasını; bildirir.
Madde 33
Arapça,
Çince, Fransızca, İngilizce, İspanyolca ve Rusça metinleri aynı ölçüde geçerli
olan bu Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine verilir. Birleşmiş
Milletler Genel Sekreteri, bu Sözleşmenin onaylı örneklerini tüm Devletlere
gönderir.
HER TÜRLÜ
IRK AYRIMCILIĞININ ORTADAN KALDIRILMASINA İLİŞKİN ULUSLARARASI SÖZLEŞMENİN
ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN
Kanun No. 4750
Kabul Tarihi : 3.4.2002
MADDE 1. —
13 Ekim 1972 tarihinde New York’ta imzalanan "Her Türlü Irk Ayrımcılığının
Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme"nin ilişik beyanların
yapılması ve çekincenin konulması suretiyle onaylanması uygun bulunmuştur.
MADDE 2. —
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3. —
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
HER TÜRLÜ IRK AYRIMCILIĞININ
ORTADAN KALDIRILMASINA İLİŞKİN ULUSLARARASI SÖZLEŞME
21 Aralık 1965 tarih ve 2106 (XX)
sayılı BM Genel Kurul kararı uyarınca kabul edilerek imza ve onaya açılmıştır.
19. madde uyarınca, 4 Ocak 1969 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Sözleşmeye Taraf Devletler,
Birleşmiş Milletler Şartı’nın tüm insanların
onur ve eşitlik ilkelerine dayandığı ve tüm üye devletlerin, birlikte veya ayrı
olarak, Teşkilâtla işbirliği halinde, Birleşmiş Milletler’in amaçlarından biri
olan herkesin evrensel insan haklarına ve temel özgürlüklerine, ırk, cinsiyet,
dil veya din ayrımı yapılmaksızın saygı gösterilmesinin geliştirilmesi ve
desteklenmesi doğrultusunda faaliyette bulunmayı taahhüt ettiklerini gözönünde
bulundurarak,
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin bütün
insanların özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğduklarını ve herkesin,
hiçbir ayrım ve özellikle ırk, renk ve ulusal köken ayrımı yapılmaksızın, burada
kayıtlı haklardan ve özgürlüklerden yararlanacaklarını ilan ettiğini gözönünde
bulundurarak,
Herkesin yasalar önünde eşit olduğunu ve
herhangi bir ayrımcılık veya ayrımcılığa teşvik karşısında yasaların eşit
korumasından yararlanma hakkına sahip olduğunu gözönünde bulundurarak,
Birleşmiş Milletler’in sömürgeciliği ve buna
bağlı her türlü ırkçı ve ayrımcı uygulamayı, her ne şekilde ve nerede olursa
olsun kınadığını ve Sömürge Yönetimi Altındaki Ülkelere ve Halklara Bağımsızlık
Verilmesine İlişkin 14 Aralık 1960 tarihli Bildirge’nin (1514 (XV) sayılı Genel
Kurul kararı) bu tür uygulamaların süratle ve koşulsuz şekilde sona erdirilmesi
gerekliliğini teyid ve ciddiyetle ilan etmiş olduğunu gözönünde bulundurarak,
Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan
Kaldırılmasına İlişkin 20 Kasım 1963 tarihli Birleşmiş Milletler Bildirgesi’nin
(1904 (XVIII) sayılı Genel Kurul kararı) tüm dünyada, ırkçı ayrımcılığın her
türünün ve şeklinin süratle ortadan kaldırılması ve insan onuruna saygının
temininin gerekliliğini ciddiyetle teyid ettiğini gözönünde bulundurarak,
Irk farklılığına dayalı her türlü üstünlük
öğretisinin bilimsel açıdan yanlış olduğuna, etik açıdan kınanması gerektiğine,
sosyal açıdan gayri adil ve tehlikeli olduğuna, hiç bir yerde, teoride ve
uygulamada ırk ayrımcılığı için bir mazeret bulunmadığına inanarak,
İnsanlar arasında ırk, renk ve etnik kökene
dayalı ayrımcılığın uluslararasında barışçı ve dostça ilişkiler geliştirilmesine
bir engel oluşturduğunu, barışı ve güvenliği ve aynı ve tek bir devlet içinde
birarada yaşayan insanların uyumunu bozabileceğini teyid ederek,
Irkçı engellerin varlığının her insan toplumunun
ideallerine aykırı olduğuna inanarak,
Dünyanın bazı bölgelerinde hâlâ var olan ırk
ayrımcılığı ve apartheid, ayrımcılık veya ayrım politikaları gibi ırk üstünlüğü
veya ırk düşmanlığı üzerine kurulu hükümet politikalarından kaygılanarak,
Irklar arasında anlayış ortamını desteklemek ve
her türlü ırkçı dışlamadan ve ırk ayrımcılığından arınmış bir uluslararası
toplum inşa etmek amacıyla, ırk ayrımcılığının her şekil ve oluşumunu süratle
ortadan kaldırmak için gerekli tüm önlemleri almak, tüm ırkçı öğretileri ve
uygulamaları önlemek ve bunlarla mücadele etmek kararlılığında olarak,
Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından 1958
yılında kabul edilen İstihdam ve Meslekî Ayrımcılığa İlişkin Sözleşme ile
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilâtı tarafından 1960 yılında
kabul edilen Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Sözleşme’yi hatırda tutarak,
Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan
Kaldırılması için BM Deklarasyonunda yer alan ilkeleri uygulamak ve bu amaçla en
kısa zamanda pratik önlemlerin kabul edilmesini sağlamak arzusuyla,
aşağıdaki hususlarda anlaşmışlardır:
BİRİNCİ BÖLÜM
Madde 1
1. Bu Sözleşmede, “ırk ayrımcılığı” terimi,
siyasî, ekonomik, sosyal, kültürel veya toplumsal yaşamın herhangi bir alanında,
insan hakları ve temel özgürlüklerin tanınmasını, uygulanmasını, bu hak ve
özgürlüklerden yararlanılmasını ortadan kaldırmak veya zayıflatmak amacına ya da
etkisine yönelik, ırk, renk, soy ya da ulusal veya etnik kökene dayalı her türlü
ayrım, dışlama, kısıtlama ya da tercih anlamındadır.
2. Bu Sözleşme, Taraf Devletlerin vatandaşları
ile vatandaş olmayanlar arasında getirdiği farklara, dışlamalara, kısıtlamalara
veya tercihlere uygulanmayacaktır.
3. Sözleşme’de yer alan hiçbir husus, belli bir
ülke vatandaşlığına karşı ayrım gözetmemesi kaydıyla, Sözleşme’ye Taraf
Devletlerin uyrukluk, vatandaşlık, vatandaşlığa kabul konularına ilişkin yasal
düzenlemelerini etkileyecek şekilde yorumlanamaz.
4. Sadece insan hakları ve temel özgürlüklerden
eşit şekilde yararlanmalarını sağlamak amacıyla, özel bir korumaya ihtiyaç duyan
belli ırk veya etnik grupların veya bireylerin uygun gelişimini temin amacına
yönelik özel önlemler, bu gibi önlemlerin sonuçta farklı ırk grupları için ayrı
haklar sağlanmasına yol açmamaları ve önlemler amacına ulaştıktan sonra
sürdürülmemeleri kaydıyla, ırk ayrımcılığı olarak görülmeyecektir.
Madde 2
1. Taraf Devletler ırk ayrımcılığını kınar ve
uygun her imkânla ve gecikmeden, ırk ayrımcılığının her türünün ortadan
kaldırılması ve tüm ırklar arasında bu anlayışın geliştirilmesi politikası
izlemeyi üstlenir ve bu amaçla,
a) Her Taraf Devlet, bireylere, birey gruplarına
ya da kurumlara karşı hiçbir ırk ayrımcılığı eyleminde veya uygulamasında
bulunmamayı ve ulusal ya da yerel tüm kamu yetkilileri ile kamu kurumlarının bu
yükümlülüğe uygun hareket etmelerini sağlamayı üstlenir.
b) Her Taraf Devlet, herhangi bir kişinin veya
teşkilâtın ırk ayrımcılığını himaye etmemeyi, savunmamayı ve desteklememeyi
üstlenir.
c) Her Taraf Devlet, yerel ulusal ve hükümet
politikalarını gözden geçirmek, nerede bulunursa bulunsun, ırk ayrımcılığı
doğuran veya devam ettiren yasaları veya düzenlemeleri değiştirmek, kaldırmak
veya geçersiz kılmak amacıyla etkin önlemler alır.
d) Her Taraf Devlet, koşullar gerektirdiği
takdirde yasal düzenlemeler yapmak dahil, tüm uygun yöntemlerle, herhangi bir
birey, grup veya örgüt kaynaklı ırk ayrımcılığını yasaklayacak ve bu tür
ayrımcılığa son verecektir.
e)Her Taraf Devlet, gerektiğinde, bütünleşme
amaçlı örgüt ve hareketler ile ırklar arasındaki engelleri kaldırmaya yönelik
diğer araçları teşvik etmeyi, ırkçı bölünmeyi güçlendirebilecek her şeyi
caydırmayı üstlenir.
2. Taraf Devletler, koşullar gerektirdiğinde,
belli ırk gruplarının ve bunlara mensup bireylerin, insan hakları ve temel
özgürlüklerden tamamen ve eşit şekilde yararlanabilmelerini garanti altına almak
amacıyla, bu gruplar ve bireylerin uygun gelişimlerini ve korunmalarını sağlamak
için, sosyal, ekonomik, kültürel ve diğer alanlarda özel ve somut önlemler
alacaktır. Bu önlemler, alınış amaçları gerçekleştikten sonra, hiçbir şekilde,
farklı ırk grupları için eşit olmayan ve ayrı haklar sağlanması sonucunu
doğurmayacaktır.
Madde 3
Taraf Devletler, ırkçı dışlamayı ve apartheid’ı
özellikle kınar ve kendi yargı yetkileri dahilindeki topraklarda bu nitelikteki
tüm uygulamaları önlemeyi, yasaklamayı ve ortadan kaldırmayı üstlenirler.
Madde 4
Taraf Devletler bir ırkın veya belli bir renge
veya etnik kökene mensup bir grubun üstünlüğü fikirlerine ya da teorilerine
dayanan ya da her ne şekilde olursa olsun ırkçı nefreti ve ayrımcılığı haklı
çıkarmaya ya da yüceltmeye çalışan tüm propaganda ve tüm örgütleri kınarlar ve
bu tür ayrımcılık faaliyetleri ile ayrımcılığı teşviki ortadan kaldırmaya
yönelik acil ve olumlu önlemler almayı üstlenirler ve bu amaçla İnsan Hakları
Evrensel Beyannamesi’nde yer alan ilkelere ve bu Sözleşme’nin 5 inci maddesinde
açıkça sıralanan haklara saygı göstermek kaydıyla, diğer önlemler arasında,
a) Irkçı üstünlüğe ya da nefrete dayalı tüm
fikirlerin yayılmasını, ırk ayrımcılığını teşviki, herhangi bir ırka ya da başka
bir renk ya da etnik kökene mensup bir gruba yönelik şiddet eylemlerini ya da bu
tür eylemleri teşviki ve ayrıca ırkçı eylemleri finanse etmek dahil bu eylemlere
her türlü yardım sağlamayı yasayla cezalandırılacak suç olarak ilan
edeceklerdir.
b) Irk ayrımcılığını destekleyen ya da bu tür
ayrımcılığa teşvik eden tüm örgütleri ve ayrıca örgütlü ve diğer tüm propaganda
faaliyetlerini yasa dışı ilan edecek ve yasaklayacaklar ve bu tür örgütlere ya
da faaliyetlere katılımı yasayla cezalandırılacak bir suç olarak ilan
edeceklerdir.
c)Yerel veya ulusal kamu kurum ve yetkililerinin
ırk ayrımcılığını desteklemesine ya da ırk ayrımcılığına teşvik etmesine izin
vermeyeceklerdir.
Madde 5
Sözleşme’nin 2 nci maddesinde sayılan temel
yükümlülüklere uygun olarak, Taraf Devletler her şekliyle ırk ayrımcılığını
yasaklamak ve ortadan kaldırmak ve ırk, renk ya da ulusal veya etnik köken
ayrımı yapmaksızın, özellikle aşağıdaki haklardan yararlanmada herkesin kanun
önünde eşitlik hakkını garanti altına almak yükümlülüğünü üstlenirler.
a)Mahkemeler ve diğer yargı organları önünde
eşit muamele hakkı
b)Hükümet görevlileri veya herhangi bir grup
veya kurum kaynaklı şiddet ya da bedensel zarara karşı kişinin güvenlik ve
devlet koruması hakkı
c) Siyasî haklar, özellikle evrensel ve eşit oy
hakkı temelinde seçimlere katılmak -seçme ve seçilme-, hükümette ve her düzeyde
kamu yönetiminde yer almak ve kamu hizmetlerine eşit koşullarda girme hakkı
d) Diğer medenî haklar, özellikle:
i) Devlet sınırları dahilinde hareket
serbestisi ve ikamet hakkı
ii) Kendi ülkesi dahil, herhangi bir ülkeyi terk
etmek ve kendi ülkesine geri dönmek hakkı
iii) Uyrukluk hakkı
iv) Evlenme ve eşini seçme hakkı
v) Tek başına veya ortak mülkiyet edinme
hakkı
vi) Miras hakkı
vii) Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkı
viii) Fikir ve ifade özgürlüğü hakkı
ix) Barışçı toplanma ve dernek kurma hakkı
e) Ekonomik, sosyal ve kültürel haklar,
özellikle:
i) Çalışma, işini özgürce seçme, adil ve
elverişli çalışma koşulları, işsizliğe karşı korunma, eşit işe eşit ücret, adil
ve elverişli ücret hakları
ii) Sendika kurmak ve sendikalara katılmak
hakkı
iii) Mesken edinme hakkı
iv) Sağlık, tedavi, sosyal güvenlik ve sosyal
hizmetlerden yararlanma hakkı
v) Eğitim ve meslekî formasyon hakkı
vi) Eşit koşullarda kültürel faaliyetlere
katılma hakkı
f) Ulaşım araçları, oteller, lokantalar,
kahvehaneler, tiyatrolar ve parklar gibi kamuya açık tüm mekânlardan ve
hizmetlerden yararlanma hakkı.
Madde 6
Taraf Devletler, yargılarına tâbi olan tüm
kişilere, yetkili ulusal mahkemeler ve diğer devlet kuruluşları önünde, bu
Sözleşme’ye aykırı olarak, insan haklarını ve temel hürriyetlerini, aynı şekilde
böyle bir ayrımcılık sonucunda mağdur olabilecek kişilerin bu mahkemelerden tüm
zararlarını adil ve yeterli telafi veya tazminini talep etme hakkını ihlal eden
tüm ırk ayrımcılığı fiillerine karşı etkin koruma ve çareleri garanti eder.
Madde 7
Taraf Devletler, özellikle eğitim, öğretim,
kültür ve enformasyon alanlarında, ırk ayrımcılığına götüren önyargılara karşı
mücadele etmek ve uluslara ve etnik veya ırksal gruplar arasında anlayışı,
hoşgörüyü desteklemek, aynı şekilde Birleşmiş Milletler Şartı, insan Hakları
Evrensel Beyannamesi, her türlü ırk ayrımcılığının ortadan kaldırılmasına
ilişkin Birleşmiş Milletler Bildirgesi ve bu Sözleşme’nin amaçları ve ilkelerini
geliştirmek için ivedi ve etkin tedbirler almayı taahhüt ederler.
İKİNCİ BÖLÜM
Madde 8
1. Adil coğrafî dağılım ve farklı medeniyet
şekillerinin temsili, aynı zamanda başlıca hukuk sistemleri gözönünde tutularak
Taraf Devletler tarafından vatandaşları arasından seçilecek ve kişisel temelde
görev yapacak, tarafsızlıkları ve yüksek ahlakları ile tanınan 18 uzmandan
oluşacak bir Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi (bundan böyle
Komite olarak adlandırılacaktır) kurulacaktır.
2. Komite üyeleri, gizli oy ile, Taraf Devletler
tarafından belirlenecek bir adaylar listesi üzerinden seçileceklerdir. Her Taraf
Devlet, vatandaşları arasından seçeceği bir aday belirleyebilir.
3. İlk seçim, Sözleşme’nin yürürlüğe girişinden
altı ay sonra yapılacaktır. Her seçim tarihinden en az üç ay önce Birleşmiş
Milletler Genel Sekreteri Taraf Devletleri iki ay içinde adaylarını takdim
etmeye davet eden bir mektup gönderir. Genel Sekreter, hangi Taraf Devletlerin
belirlendiğini de kaydederek, adayların alfabetik listesini hazırlar ve Taraf
Devletlere sunar.
4. Komite üyelerinin seçimi, Genel Sekreter’in
daveti üzerine Birleşmiş Milletler’in merkezinde düzenlenen Taraf Devletler
toplantısı sırasında yapılır.Toplantı yeter sayısını Taraf Devletlerin üçte
ikisinin oluşturduğu bu toplantıda, mevcut ve oy veren Taraf Devletlerin
temsilcilerinin oylarının en yüksek sayısını ve mutlak çoğunluğunu alan adaylar
üye seçilir.
5. a) Komite’nin üyeleri dört yıl için
seçilirler. Ancak, ilk seçimden hemen sonra Komite Başkanı tarafından kura ile
belirlenecek olan, ilk seçimde seçilen dokuz üyenin görev süresi iki yılın
bitiminde sona erecektir.
b) Beklenmeyen şekilde boşalan üyeliklerin
doldurulması için, Komite üyeliği sona eren uzmanın Taraf Devleti, Komite’nin
onayı koşuluyla, vatandaşları arasından bir başka uzmanı tayin eder.
6. Taraf Devletler, Komite’de görev yaptıkları
süre için Komite üyelerinin giderlerini üstlenirler. (Değişiklik (Bkz. Genel
Kurul kararı 47/11, 16 Aralık 1992) onay statüsü)
Madde 9
1. Taraf Devletler, Birleşmiş Milletler Genel
Sekreterine, Komite tarafından incelenmek üzere, aldıkları ve bu Sözleşme’nin
düzenlemelerini ilgilendiren yasal, hukukî, idarî ve diğer önlemler hakkında
rapor vermeyi taahhüt ederler:
a) İlgili Devlet için Sözleşme’nin yürürlüğe
girişini izleyen bir yıl içinde, ve
b) Daha sonra, her iki yılda bir ve Komite talep
ettiğinden, Komite, Taraf Devletlerden ek bilgi talep edebilir.
2. Komite, her yıl, Genel Sekreter aracılığıyla
Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna faaliyetleri hakkında bilgi verir ve Taraf
Devletlerden alınan bilgilerin incelenmesine dayanan öneri ve genel tavsiyelerde
bulunabilir. Komite, bu öneri ve genel tavsiyeleri, üye devletlerin olabilecek
gözlemleriyle birlikte Genel Kurulun bilgisine sunar.
Madde 10
1. Komite kendi tüzüğünü kabul eder.
2. Komite kendi bürosunu iki yıl için seçer.
3. Komite’nin sekretaryası Birleşmiş Milletler
Genel Sekreteri tarafından sağlanır.
4. Komite, toplantılarını normal olarak
Birleşmiş Milletler Merkezinde yapar.
Madde 11
1. Eğer bir Taraf Devlet diğer bir Taraf
Devletin bu Sözleşme’nin hükümlerini uygulamadığı kanaatine varır ise, konuyu
Komite’nin dikkatine getirebilir. Komite, bildirimi ilgili Taraf Devlete iletir.
Muhatap Devlet, üç ay içinde, Komite’ye konuyu izah eden yazılı açıklama ya da
beyanı ve eğer varsa soruna çözüm getirmek için o Devlet tarafından alınmış
olabilecek önlemleri sunar.
2. Eğer, muhatap Devlet tarafından ilk
bildirimin alınmasından sonraki altı ay içinde, sorun, ikili görüşmeler ya da
diğer her türlü yöntemle iki Taraf Devletin arzuladığı şekilde çözümlenemezse,
her iki Devlet de, Komite’yi ve diğer ilgili devleti bilgilendirerek, konuyu
yeniden Komite’ye sunma hakkına sahip olacaktır.
3. Komite, bu maddenin ikinci fıkrası gereğince,
kendisine sunulan bir konuyu uluslararası hukukun genel kabul gören ilkelerine
uygun olarak tüm iç hukuk yollarının kullanılmış veya tüketilmiş olduğuna emin
olduktan sonra inceleyebilir. Başvuru ile ilgili prosedürün makul bir süreyi
aşması halinde bu kural uygulanmaz.
4. Komite, kendisine sunulan her konuda, ilgili
Taraf Devletten gerekli ek bilgiyi talep edebilir.
5. Komite, bu madde ile ilgili bir konuyu
incelerken, ilgili Taraf Devletler görüşmeler boyunca oy hakkı bulunmaksızın
Komite’nin çalışmalarına katılacak bir temsilci belirleme hakkına sahiptirler.
Madde 12
1. a) Komite, gerekli gördüğü bilgileri toplayıp
tasnif ettikten sonra, Komite üyesi olan ya da olmayan beş kişiden oluşan bir
ad-hoc Uzlaşı Komisyon’u (bundan böyle Komisyon olarak adlandırılacaktır) atar.
Komisyon’un üyeleri, soruna taraf ülkelerin oy birliği ile atanacak ve Komisyon,
bu Sözleşme’ye saygı temelinde soruna dostane çözüm bulmak amacıyla uzlaşı
çalışmalarını ilgili devletlere sunacaktır.
b) Eğer üç ay içinde soruna Taraf Devletler
Komisyon’un oluşumunun tümü ya da bir kısmı üzerinde görüş birliğine
varamazlarsa, soruna Taraf Devletlerin üzerinde mutabakata varamadıkları
Komisyon üyeleri Komite üyeleri tarafından gizli oyla ve üçte iki çoğunlukla
seçilirler.
2. Komisyon üyeleri kişisel sıfatlarıyla görev
yaparlar. Soruna taraf bir ülkenin ya da bu Sözleşme’ye taraf olmayan bir
ülkenin vatandaşı olamazlar.
3. Komisyon başkanını seçer ve kendi içtüzüğünü
kabul eder.
4. Komisyon toplantılarını normal olarak
Birleşmiş Milletler Merkezinde ya da Komisyon’un belirleyeceği başka bir uygun
yerde yapar.
5. Bu Sözleşme’nin 10 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasında öngörülen Sekretarya, Taraf Devletler arasındaki bir sorun Komisyon
kurulmasını gerekli kıldığında,Komisyon’a da hizmet verir.
6. Komisyon’un üyelerinin giderleri, Birleşmiş
Milletler Genel Sekreterinin oluşturacağı bir tahmin esas alınarak, soruna Taraf
Devletler arasında eşit olarak paylaştırılır.
7. Genel Sekreter, gerekli olduğu takdirde,
soruna Taraf Devletler bu maddenin altıncı fıkrası gereğince ödemeyi yapmadan
önce Komisyon üyelerinin giderlerini ödeme yetkisine sahiptir.
8. Komite tarafından toplanan ve tasnif edilen
bilgiler Komisyon’a iletilir ve Komisyon ilgili devletlerden gerekli tüm ek
bilgiyi talep edebilir.
Madde 13
1. Komisyon, konuyu tüm yönleriyle inceledikten
sonra, taraflar arasındaki anlaşmazlığa ilişkin tüm olgular hakkında bulgularını
ve sorunun dostane çözümüne yönelik önerileri içeren bir raporu hazırlar ve
Komite Başkanına sunar.
2. Komite Başkanı Komisyon’un raporunu soruna
Taraf Devletlerin her birine iletir. Bu devletler, üç ay içerisinde, Komisyon
Başkanına, Komisyon’un raporundaki önerileri kabul edip etmediklerini
duyururlar.
3. Bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen
sürenin bitiminden sonra, Komite Başkanı, Komisyon’un raporunu ve ilgili Taraf
Devletlerin bildirimlerini Sözleşme’ye Taraf Devletlere bildirir.
Madde 14
1. Bir Taraf Devlet,Sözleşme’de, öngörülen
haklardan herhangi birinin ihlalinden dolayı mağdur olduğunu iddia eden ve bu
Devletin yargı yetkisi altında bulunan bireyler veya birey grupları tarafından
yapılacak başvuruları kabul edip inceleyebilmesi için, Komite’nin yargı
yetkisini kabul ettiğini her zaman beyan edebilir.
2. Bu maddenin birinci paragrafında belirtildiği
şekilde beyanda bulunan herhangi bir Taraf Devlet, Sözleşme’de belirtilen
haklardan birinin ihlalinden zarar gördüğünü iddia eden ve mevcut diğer yerel
olanakları tüketen, devletin yargı yetkisine tâbi bireylerden veya birey
gruplarından dilekçe almaya ve incelemeye yetkili olacak, kendi ulusal hukuk
sistemi içinde bir birim oluşturabilir ya da böyle birim belirleyebilir.
3. Bu maddenin birinci paragrafı uyarınca
yapılan beyan ve bu maddenin ikinci paragrafı uyarınca oluşturulan veya
belirlenen birimin ismi, diğer Taraf Devletlere iletilmek üzere ilgili Taraf
Devlet tarafından Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine sunulur. Beyan, Genel
Sekretere bildirimde bulunmak suretiyle herhangi bir zamanda geri çekilebilir,
ancak böyle bir geri çekme Komite’nin bakmakta olduğu başvuruları etkilemez.
4. Dilekçelerin kaydı, bu maddenin ikinci
paragrafı uyarınca oluşturulan veya belirlenen birim tarafından muhafaza edilir
ve her yıl kayıtların tasdik edilmiş örnekleri, içerikleri kamuya açıklanmamak
üzere Genel Sekretere uygun kanallardan tevdi edilir.
5. Başvuru sahibi, bu maddenin ikinci paragrafı
uyarınca oluşturulan ya da belirlenen birimden sonuç alınamadığı takdirde, altı
ay içinde konuyu Komite’ye iletme hakkına sahiptir.
6. (a) Komite kendisine iletilen herhangi bir
şikâyeti, bu Sözleşme’nin herhangi bir hükmünü ihlal ettiği iddia edilen Taraf
Devletin dikkatine gizli olarak getirebilir, ancak ilgili birey veya birey
gruplarının kimliği, sözkonusu bireyin ya da grupların açık rızası olmaksızın
açıklanamaz. Komite isimsiz şikâyetleri almaz.
(b) Şikâyeti alan Devlet, üç ay içinde Komite’ye
konuyu izah eden yazılı açıklama veya beyanat ve eğer varsa çözüm getirmek üzere
almış olabileceği önlemleri sunar.
7. (a) Komite, ilgili Taraf Devlet ve dilekçe
sahibi tarafından temin edilebilen tüm bilgiler ışığında şikâyetleri inceler.
Komite, mevcut tüm yerel olanakları tükettiği tespit edilmediği takdirde,
dilekçe sahibinin herhangi bir şikâyetini incelemez. Başvuru ile ilgili
prosedürün makul bir süreyi aşması halinde bu kural uygulanmaz.
(b) Komite, önerilerini ve eğer varsa
tavsiyelerini ilgili Taraf Devlete ve dilekçe sahibine gönderir.
8. Komite, bu tür şikâyetlerin ve gerektiğinde
ilgili Taraf Devletlerin açıklamalarının ve beyanatlarının özetlerini ve kendi
öneri ve tavsiyelerini yıllık raporuna dahil eder.
9. Sadece bu Sözleşme’ye taraf en az on Devlet
bu maddenin birinci paragrafı çerçevesindeki beyanların bağlayıcılığını kabul
ettiği takdirde, Komite’nin bu maddede belirtilen görevlerini uygulama yetkisi
olur.
Madde 15
1. 14 Aralık 1960 tarih ve 1514 (XV) sayılı
Genel Kurul kararında yeralan “Sömürge Yönetimi Altındaki Ülkelere ve Halklara
Bağımsızlık Verilmesine İlişkin Bildiri”nin amaçlarına ulaşılmasına kadar, bu
Sözleşme’nin hükümleri, bu halklara diğer uluslararası anlaşmalar veya Birleşmiş
Milletler ve uzmanlık kuruluşlarınca tanınan dilekçe hakkını hiçbir şekilde
sınırlamaz.
2. (a) Bu Sözleşme’nin sekizinci maddesinin
birinci paragrafı uyarınca kurulan Komite, Sözleşme’nin, ilkeleri ve amaçlarıyla
doğrudan ilgili konularla uğraşan Birleşmiş Milletler organlarından, bu
organların vesayeti altındaki ve özerk olmayan ülkelerde ve 1514 (XV) sayılı
Genel Kurul kararının uygulandığı tüm diğer ülkelerde mukim kişilerden aldıkları
ve bu Sözleşme’nin kapsadığı konularla ilgili dilekçelerin örneklerini alabilir
ve bu organların dilekçeleri incelemesi sırasında dilekçeler hakkında görüş
bildirebilir ve tavsiyelerde bulunabilir.
(b) Komite, yetkili Birleşmiş Milletler
organlarından, Sözleşme’nin ilke ve amaçlarıyla doğrudan ilgili olan ve bu
fıkranın (a) alt fıkrasında belirtilen ülkelerdeki yönetici güçler tarafından
uygulanan yasama, adlî, idarî ve diğer önlemler hakkındaki raporların
örneklerini alabilir ve bu organlara görüşlerini ifade edebilir ve önerilerde
bulunabilir.
3. Komite, Genel Kurul’a sunacağı raporuna,
Birleşmiş Milletler organlarından aldığı dilekçe ve raporların özetini ve
sözkonusu dilekçe ve raporlar hakkında görüş ve tavsiyelerini dahil eder.
4. Komite, Birleşmiş Milletler Genel
Sekreteri’nden, bu Sözleşme’nin amaçlarıyla ilgili olan ve bu maddenin 2 nci
paragrafında belirtilen ülkeler hakkında kendisinde mevcut tüm bilgileri talep
edebilir.
Madde 16
Bu Sözleşme’nin, uyuşmazlık ya da şikâyetlerin
çözümüyle ilgili hükümleri, Birleşmiş Milletler ve uzmanlık kuruluşları
tarafından kabul edilmiş tamamlayıcı anlaşmalar veya sözleşmelerde yeralan
ayrımcılık alanındaki uyuşmazlık ya da şikâyetlerin çözümüne ilişkin diğer
yöntemlerden ayrı olarak uygulanır ve Taraf Devletleri, kendi aralarında
yürürlükte olan genel ya da özel uluslararası anlaşmalara uygun olarak
uyuşmazlıkların çözümü için diğer yöntemlere başvurmaktan alıkoymaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Madde 17
1. Bu Sözleşme, Birleşmiş Milletler üyesi her
Devletin ya da Birleşmiş Milletler’in herhangi bir uzmanlık kuruluşu üyesinin,
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü’ne taraf herhangi bir devletin ve Birleşmiş
Milletler Genel Kurulu tarafından bu Sözleşme’ye Taraf olmaya davet edilen
herhangi bir diğer Devletin imzasına açıktır.
2. Bu Sözleşme onaya tâbidir. Onay belgeleri
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne tevdi edilir.
Madde 18
1. Bu Sözleşme, Sözleşme’nin 17 nci maddesinin
birinci paragrafında atıfta bulunulan herhangi bir devletin katılımına açıktır.
2. Katılım, katılma belgesinin Birleşmiş
Milletler Genel Sekreteri’ne tevdi edilmesine bağlıdır.
Madde 19
1. Bu Sözleşme, 27 nci onay belgesi veya katılma
belgesinin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne tevdi edilme tarihinden
sonraki 30 uncu gün yürürlüğe girer.
2. Bu Sözleşme, 27 nci onay belgesi ya da
katılma belgesinin tevdi edilmesinden sonra Sözleşme’yi onaylayan ya da
Sözleşme’ye katılan her Devlet için, kendi onay belgesi ya da katılma belgesinin
tevdi edilme tarihinden sonraki 30 uncu gün yürürlüğe girer.
Madde 20
1. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, onay
veya katılma esnasında devletler tarafından konan çekinceleri alır ve bu
Sözleşme’ye taraf tüm Devletlere ya da taraf olabilecek tüm Devletlere bildirir.
Çekinceye itiraz eden herhangi bir Devlet, sözkonusu bildirim tarihinden
itibaren 90 günlük süre içinde Genel Sekreter’e çekinceyi kabul etmediğini
bildirebilir.
2. Bu Sözleşme’nin amacı ve hedefiyle
bağdaşmayan ya da Sözleşme ile oluşturulan organlardan herhangi birinin
faaliyetlerini engelleyici etkisi olabilecek bir çekinceye izin verilmez. Eğer
Sözleşme’ye Taraf Devletlerin en azından üçte ikisi itiraz ederse, bir çekince
bağdaşmayan ya da engelleyici addedilir.
3. Çekinceler, Genel Sekreter’e bu amaçla
yapılacak bildirimle herhangi bir zamanda geri alınabilir. Bu tür bildirim,
alındığı tarihte geçerli olur.
Madde 21
Bir Taraf Devlet, Birleşmiş Milletler Genel
Sekreteri’ne yapacağı yazılı bildirimle bu Sözleşme ile bağlılığını
feshedebilir. Fesih, bildirimin Genel Sekreter tarafından alındığı tarihten bir
yıl sonra geçerli olur.
Madde 22
İki ya da daha fazla Taraf Devlet arasında bu
Sözleşme’nin yorumlanmasını ya da uygulanmasını ilgilendiren ve bu görüşmeler ya
da Sözleşme’de açıkça belirtilen yöntemler yoluyla çözümlenemeyen herhangi bir
uyuşmazlık, taraflar bir diğer çözüm yolunda uzlaşamazlarsa, uyuşmazlığa Taraf
Devletlerden birinin talebiyle, karar alınmasını teminen Uluslararası Adalet
Divanı’na intikal ettirilir.
Madde 23
1. Bu Sözleşme’nin gözden geçirilmesine ilişkin
bir talep, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne yazılı bildirim yoluyla
herhangi bir Taraf Devlet tarafından herhangi bir zamanda yapılabilir.
2. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, böyle bir
talep konusunda, eğer varsa atılacak adımlar hakkında karar verir.
Madde 24
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, bu
Sözleşme’nin 17 nci maddesinin birinci fıkrasında atıfta bulunulan tüm
Devletlere aşağıdaki hususları bildirir.
(a) 17 nci ve 18 inci maddeler gereğince yapılan
imza, onay ve katılımlar;
(b) 19 uncu madde gereğince bu Sözleşme’nin
yürürlüğe giriş tarihi;
(c) 14 üncü, 20 nci ve 23 üncü maddeler
gereğince alınan şikayetler ve beyanlar;
(d) 21 inci maddeye göre yapılan fesihler.
Madde 25
1. Çince, İngilizce, Fransızca, Rusça ve
İspanyolca metinleri eşit derecede geçerli olan bu Sözleşme, Birleşmiş Milletler
arşivlerine tevdi olunur.
2. Birleşmiş Milletler Genel sekreteri, bu
Sözleşme’nin onaylı örneklerini, bu Sözleşme’nin 17 nci maddesinin birinci
fıkrasında belirtilen her kategorideki tüm Devletlere iletir.
Birinci Beyan
Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan
Kaldırılmasına İlişkin
Uluslararası Sözleşme’nin onayı sırasında
Türkiye Cumhuriyeti tarafından yapılan
beyanın metni
Türkiye Cumhuriyeti, işbu Sözleşme’nin
hükümlerini yalnızca diplomatik ilişkisi bulunan Taraf Devletlere karşı
uygulayacağını beyan eder.
İkinci Beyan
Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan
Kaldırılmasına İlişkin
Uluslararası Sözleşme’nin onayı sırasında
Türkiye Cumhuriyeti tarafından yapılan
beyanın metni
Türkiye Cumhuriyeti, işbu Sözleşme’nin ancak
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yasal ve idarî
düzeninin yürürlükte olduğu ülkesel sınırlar itibariyle onaylanmış bulunduğunu
beyan eder.
Çekince
Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan
Kaldırılmasına İlişkin
Uluslararası Sözleşme’nin onayı sırasında
Türkiye Cumhuriyeti tarafından Sözleşme’nin
22. maddesi
ile ilgili olarak konan çekincenin metni
Türkiye Cumhuriyeti, kendisini işbu Sözleşme’nin
22. maddesi ile bağlı saymamaktadır. Sözleşme’nin yorumlanması ya da uygulanması
ile ilgili olarak ortaya çıkabilecek ve Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu bir
uyuşmazlığın Uluslararası Adalet Divanı’na intikal ettirilebilmesinden önce her
durumda Türkiye Cumhuriyeti’nin açık muvafakatının sağlanması gerekmektedir.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESİ
ULUSLARARASI SÖZLEŞMESİ
18 Aralık 1979 (RG 14.10.1985 sy.18898)
Bu sözleşmeye taraf olan devletler,
Birleşmiş Milletler yasasının temel insan haklarına, insan onur
ve değerine ve erkeklerle kadınların eşit haklara sahip olmaları gerektiği
inancını yineleyerek,
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin, insanlara karşı
ayrımcılığın kabul edilmezliği ilkesini doğrulayarak ve tüm insanların özgür
olduğunu ve eşit saygınlık ve haklara sahip olduklarını ve bu bildiride böylece
öne sürülen tüm haklar ve özgürlüklerin cinsiyete dayalı olanlar dahil hiçbir
ayrıma uğratılmaksızın herkes tarafından kullanılabileceğini bildirdiğini ileri
sürerek,
İnsan Hakları Sözleşmesine Taraf Devletlerin, kadınlar ile
erkeklerin tüm ekonomik, sosyal, kültürel, medeni ve siyasal haklardan eşit
olarak yararlanmalarını sağlamak yükümlülüğü bulunduğunu bildirerek,
Birleşmiş Milletler ve ona bağlı uzman kuruluşları denetiminde
kabul edilmiş ve erkeklerle kadınların eşitliğini sağlamaya çalışan uluslararası
sözleşmeleri göz önünde tutarak;
Ayrıca, Birleşmiş Milletler ve ona bağlı uzman kuruluşların kabul
ettiği erkek ve kadınların haklarının eşitliğini sağlamayı amaçlayan kararları,
bildirileri ve tavsiyeleri de göz önüne alarak;
Ancak, bu çeşitli belgelere karşın kadınlara karşı ayrımcılığın
hala sürmekte olduğundan endişe duyarak,
Kadınlara karşı ayrımcılığın, hak eşitliği ve insan onuruna saygı
ilkelerini çiğnediğini, kadınların erkeklerle eşit olarak ülkelerinin siyasal,
toplumsal, ekonomik ve kültürel hayatlarına katılmalarını engellediğini,
toplumun ve ailenin refahının artmasına engel oluşturduğunu ve kadınların
ülkeleri ve insanlık hizmetinde kullanabilecekleri olanaklarını geliştirmelerini
zorlaştıracaklarını ileri sürerek,
Yoksulluk hallerinde kadınların yiyecek, sağlık, eğitim, öğretim
ve iş bulma ve öteki gereksinimlerinin karşılanması bakımından en az olanağa
sahip bulunduklarından huzursuzluk duyarak;
Hak ve adalete dayalı yeni uluslararası ekonomik düzenin
kurulmasının, kadınlarla erkekler arasındaki eşitliği sağlamak için önemli bir
aşama oluşturacağına inanarak;
Irk ayrımcılığının, ırkçılığın her türünün, sömürgeciliğin,
saldırganlığın, yabancı devletlere karşı işgal ve üstünlük sağlamasının ve
ülkelerin içişlerine karışılmasının ortadan kaldırılmasının, erkekler ile
kadınların eşit haklardan yararlanmaları için gerekli olduğunu önemle
belirterek;
Uluslararası barış ve güvenliğin kuvvetlendirilmesinin,
uluslararası gerilimin azaltılmasının, toplumsal ve ekonomik sistemlerine
bakılmaksızın bütün ülkeler arasında karşılıklı işbirliğinin, genel ve tam
silahsızlanmanın ve özellikle sıkı ve etkili bir uluslararası denetim altında
nükleer silahsızlanmanın, ülkeler arası ilişkilerde, adalet, eşitlik karşılıklı
çıkar ilkelerinin kabulünün ve yabancı ve sömürge yönetimi veya yabancı işgali
altında bulunan yerlerdeki hakların kendi kaderlerini belirleme ve bağımsızlık
elde etme hakları kadar ulusal bağımsızlık ve toprak bütünlüklerine saygının
gerçekleştirilmesinin, toplumsal gelişme ve kalkınmaya ve bunun bir sonucu
olarak da, erkeklerle kadınlar arasında tam bir eşitliğin elde edilmesine
katkıda bulunacağına inanarak
Bir ülkenin tam ve eksiksiz kalkınmasının, dünyada refahın ve
barışın elde edilmesinin, kadınların erkeklerle eşit koşullarda her alanda en
üst düzeyde katkılarının gerektiğine inanarak,
Kadınların ailenin refahına ve toplumun kalkınmasına yaptıkları
büyük katkının henüz tam olarak anlaşılamadığını, analığın toplumsal önemi ve
ana-babanın aile içinde ve çocukların büyütülmesindeki rollerini göz önünde
bulundurarak ve kadınların soyların üremesindeki önemli rolünün aile içinde
ayrıma neden olmaması gerektiğini, nitekim çocukların yetiştirilmelerinin kadın
ve erkek ile toplumun bütününün sorumluluk paylaşmalarını gerektirdiğinin
bilincinde olarak,
Erkeklerle kadınlar arasında tam bir eşitliğin gerçekleşmesi için
kadınlar ile erkeklerin toplumdaki geleneksel rollerinde bir değişiklik
gereksinimi bulunduğu bilincinde olarak,
Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Bildirgesinde
yer alan ilkeleri uygulamaya ve bu amaçla bu tür ayrımcılığın her şekli ve
belirtisinin ortadan kaldırılması için gerekli önlemleri almaya kararlı olarak,
aşağıdaki hususlarda anlaşmışlardır:
BÖLÜM I
Madde
1
Bu
Sözleşmenin amaçları bakımından “kadınlara karşı ayrımcılık” terimi, erkeklerle
kadınların eşitliği temeli üzerinde ve medeni durumlarına bakılmaksızın siyasal,
ekonomik, toplumsal, kültürel, kişisel ya da bir başka alanda kadınların insan
hakları ve temel özgürlüklerinin tanınmasını, bu hak ve özgürlükleri
kullanmalarını ve bunlardan yararlanmalarını zedelemek ya da kaldırmak amacıyla
cinsiyet, temeli üzerinde yapılan herhangi bir ayrım, dışlama ya da kısıtlama
anlamına gelir.
Madde 2
Taraf Devletler, kadınlara karşı her türlü ayrımı kınar ve tüm uygun yollardan
yararlanarak, ve gecikmeksizin kadınlara karşı ayrımın ortadan kaldırılması
yolunda bir politika izlemeyi kabul eder ve bu amaçla aşağıdaki hususları
üstlenir;
a.
Henüz yer almıyorsa, erkeklerle kadınların eşitliği ilkesine, anayasalarında ya
da öteki ilgili yasalarında yer vermeyi ve yasalar ve öteki uygun yollarla bu
ilkenin uygulamada gerçekleşmesini sağlama;
b.
Kadınlara karşı her türlü ayrımı yasaklayan, gerektiğinde yaptırımlar da dahil,
yasal ve öteki önlemleri benimseme;
c.
Erkeklerle eşitlik temeli üzerinde kadın haklarının yasal olarak korunmasını ve
yetkili ulusal mahkemeler ve öteki kamu kuruluşları eliyle kadınların herhangi
bir ayrımcılık davranışına karşı etkin korunmasını sağlama;
d.
Kadınlara karşı herhangi bir ayrımcılık davranışı ya da uygulamasına
kalkışmaktan kaçınma ve resmi makam ve kuruluşlarının bu yürürlüğe göre
davranmasını sağlama;
e.
Herhangi bir kişi, örgüt ya da girişim tarafından kadınlara karşı ayrım
gözetilmesine son vermek üzere tüm uygun önlemleri alma;
f.
Kadınlara karşı ayrım gözeten yürürlükteki yasa, düzenleme, töre ya da
uygulamaları değiştirmek ya da kaldırmak üzere, yasama dahil tüm uygun önlemleri
alma;
g.
Kadınlara karşı ayrım gözeten tüm ulusal ceza hükümlerini kaldırma.
Madde 3
<
Taraf Devletler özellikle politika, toplumsal,
ekonomik ve kültürel alanlarda olmak üzere bütün alanlarda, erkeklerle eşit
olarak insan hakları ve temel özgürlüklerinden yararlanmalarını ve bu hakları
kullanmalarını garanti etmek amacıyla, kadının tam gelişmesini ve ilerlemesini
sağlamak için yasal düzenleme dahil bütün uygun önlemleri alacaklardır.
Madde 4
1.
Kadın ve erkek eşitliğini gerçekten sağlamak için Taraf Devletlerce alınacak
geçici ve özel önlemler bu sözleşmede belirtilen cinsten bir ayrım olarak
düşünülmeyecek ve hiçbir şekilde eşitsizlik veya farklı standartların korunması
sonucunu doğurmayacaktır. Fırsat ve uygulama eşitliği hedeflerine ulaşıldığı
zaman bu önlemlere son verilecektir.
2.
Anneliğin korunması amacıyla bu sözleşmede belirtilenler dahil, Taraf
Devletlerce alınacak özel önlemler, ayrımcı olarak nitelendirilmeyecektir.
Madde
5
Taraf Devletler aşağıdaki bütün uygun önlemleri alacaklardır:
a.
Her iki cinsten birinin aşağılığı veya üstünlüğü fikrine veya kadın ile erkeğin
kalıplaşmış rollerine dayalı önyargıları, geleneksel ve diğer bütün
uygulamaların ortadan kaldırılmasını sağlamak amacıyla kadın ve erkeklerin
toplumsal ve kültürel davranış kalıplarını değiştirmek.
b.
Anneliğin toplumsal bir görev olarak anlaşılmasını ve çocukların yetiştirilmesi
ve gelişiminde kadın ve erkeğin ortak sorumluluğunun tanınmasını öngören ve her
durumda çocukların çıkarlarını her şeyden önce gözeten anlayışa dayanan bir aile
eğitimini sağlamak,
Madde
6
Taraf Devletler, kadın ticareti ve fahişeliğin sömürülmesinin her şekliyle
önlenmesi için yasama dahil bütün gerekli önlemleri alacaklardır.
BÖLÜM II
Madde 7
Taraf Devletler, ülkenin politika ve kamu hayatında, kadınlara karşı ayrımı
önlemek için tüm önlemleri alacaklar ve özellikle kadınlara erkeklerle eşit
koşullarla aşağıdaki hakları sağlayacaklardır:
a.
Bütün seçimlerde ve halk oylamalarında oy kullanmak ve halk tarafından seçilen
organlara seçilebilmek,
b.
Hükümet politikasının hazırlanmasına ve uygulamasına katılmak, kamu görevinde
bulunabilmek ve hükümetin her kademesinde kamu görevleri yerine getirmek,
c.
Ülkenin kamu ve politik hayatı ile ilgili hükümet dışı kuruluşlara ve derneklere
katılmak.
Madde 8
Taraf Devletler, kadınlara, erkeklere eşit koşullarda ve hiçbir ayrım
gözetmeksizin, hükümetlerini uluslararası düzeyde temsil etmek ve uluslararası
kuruluşların faaliyetlerine katılmak fırsatını sağlamak için gerekli bütün
önlemleri alacaklardır.
Madde 9
1.
Taraf Devletler, uyrukluğun kazanılmasında, değiştirilmesinde veya korunmasında
kadınlarla erkekler ile eşit haklar tanıyacaklar ve özellikle bir yabancıyla
evlenmenin veya evlilik sırasında kocanın uyruğunu değiştirmesinin, kadının da
otomatik olarak uyruk değiştirmesine, uyruksuz kalmasına veya kocanın uyruğunu
zorla almasına yol açmamasını sağlayacaklardır.
2.
Taraf Devletler, çocukların uyruğu konusunda kadınlara erkeklerle eşit haklar
sağlayacaklardır.
BÖLÜM III
Madde 10
Taraf Devletler, özellikle aşağıdaki konularda kadın erkek eşitliği esasına
dayanarak eğitimde erkeklerle eşit hakka sahip olmalarını sağlamak için
kadınlara karşı ayrımı önleyen bütün uygun tedbirleri alacaklardır.
a.
Meslek ve sanat yönlendirilmesinde kırsal ve kentsel alanlarda bütün dallardaki
eğitim kurumlarına girişte ve diploma almada okul öncesi, genel, teknik, mesleki
ve yüksek teknik eğitiminde ve her çeşit mesleki eğitimde eşit koşulların
sağlanması.
b.
Kadınların erkeklerle aynı ders programlarından yararlanmaları, aynı sınıflara
katılmaları ve aynı düzeydeki niteliklere sahip eğitim görevlerine okul, bina ve
malzemesine sahip olmaları,
c.
Kadın ve erkeğin rolleriyle ilgili kalıplaşmış kavramların eğitimin her
şeklinden ve kademesinden kaldırılması ve bu amaca ulaşılması için karma
eğitimin ve diğer eğitimin şekillerinin desteklenmesi ve özellikle ders
kitaplarının ve okul programlarının yeniden gözden geçirilmesi ve eğitim
yöntemlerinin bu amaca göre düzenlenmesi
d.
Burs ve diğer eğitim yardımlarından yararlanmaları için kadınlara erkeklerle
eşit fırsatların tanınması.
e.
Özellikle kadın ve erkekler arasında mevcut eğitim açığını en kısa zamanda
kapatmaya yönelik yetişkin ve görevsel okuma-yazma öğretim programları dahil
sürekli eğitim programlarına katılabilmeleri için erkeklerle eşit fırsatların
verilmesi,
f.
Kız öğrencilerin okuldan ayrılma oranlarının düşürülmesi ve okuldan erken
ayrılan kız ve kadınlar için eğitim programları düzenlenmesi,
g.
Spor ve beden eğitimi faaliyetlerine faal olarak katılmaları için erkeklerle
eşit fırsatlar tanınması,
h.
Kadınların ailelerin sağlık ve refahını sağlamaya yardım edecek, aile planlaması
bilgisi dahil özel eğitici bilgiyi sağlamaları.
Madde 11
1.
Taraf Devletler, iş sahibi kılma alanında kadınlara karşı ayrımı önlemek ve
kadın erkek eşitliği esasına dayanarak eşit haklar sağlamak için özellikle
aşağıda belirtilen konularda bütün önlemleri alacaklardır:
a.
Bütün insanların vazgeçilmez hakkı olan çalışma hakkı,
b.
İşe yerleştirme konularında eşit seçim ölçüleri uygulanması da dahil, erkeklerle
eşit işe yerleştirme olanaklarına sahip olma hakkı,
c.
Serbest olarak meslek ve iş seçme hakkı, terfi, iş güvenliği, hizmetin tüm
koşulları ve avantajlarından yararlanma hakkı, çıraklık, ileri meslek, eğitim ve
bilgi yenileme eğitimi dahil mesleki eğitim ve tekrar eğitim görme hakkı,
d.
Toplumsal yardımlar dahil eşit ücret hakkı, eş değerdeki işte eşit işlem ve işin
cinsinin değerlendirilmesinde eşit işlem görme hakkı,
e.
Ücretli izinle birlikte özellikle emeklilik, işsizlik, hastalık, sakatlık,
yaşlılık ve diğer çalışamama hallerinde toplumsal güvenlik hakkı,
f.
Güvenli koşullar içinde çalışma hakkı ve sağlığın ve bu arada doğurganlığın
korunması hakkı.
2.
Evlilik ve analık nedeniyle kadınlara karşı olan ayrımı önlemek ve etkin çalışma
hakkını sağlamak amacıyla, taraf devletler uygun önlemleri alacaklardır.
a.
Hamilelik ve analık izni nedeniyle veya evliliğe bağlı olarak işten çıkarma
ayrımını yasaklama, bu ayrımı yapanları cezalandırma,
b.
Önceki iş, kıdem ve toplumsal haklar kaybedilmeksizin ücretli olarak analık izni
veya benzeri toplumsal içerikli ödemeler yapmak,
c.
Özellikle çocuk bakım evleri ağının kurulması ve geliştirilmesi yoluyla anne ve
babanın aile yükümlülüklerini, görev sorumlulukları ve kamu hayatına katılmayla
birleştirmeyi olanaklı kılan destekleyici toplumsal hizmetlerin sağlanmasını
desteklemek,
d.
Hamilelik süresince zararlı olduğu kanıtlanan işlerde kadınlara özel koruma
sağlamak.
3.
Bu maddede yer alan konulara ilişkin koruyucu yasalar, bilimsel ve teknik bilgi
ışığı altında dönemsel olarak yeniden gözden geçirilecek gerekirse
değiştirilecek, yürürlükten kaldırılacak veya yenilenecektir.
Madde 12
1.
Taraf Devletler, aile planlaması dahil sağlık bakım hizmetlerinden kadın ve
erkeğin eşit olarak yararlanması için, sağlık bakımından kadınlara karşı ayrımı
ortadan kaldıran bütün önlemleri alacaklardır.
2.
Bu maddenin 1. paragrafında öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla taraf
devletler kadına hamilelik, loğusalık ve doğum sonrası dönemde gerekli
hizmetleri sağlayacaklar, hamilelik ve emzirme sırasında yeterli beslenmeyle
birlikte, gerektiğinde bedava hizmet vereceklerdir.
Madde 13
Taraf Devletler kadınlara karşı ekonomik ve toplumsal hayatın diğer dallarında
erkeklerle kadınların eşit olarak haklardan yararlanabilmelerini sağlayarak
kadınlara karşı ayrımcılığın önlenmesi için gerekli önlemeleri ve özellikle
aşağıdaki önlemleri alacaklardır:
a.
Aile yardımı ödemesi hakkı,
b.
Banka kredisi, ipotek ve diğer mali krediler elde etme hakları,
c.
Eğlence, spor ve kültürel hayatın bütün yönlerine katılma hakları.
Madde 14
1.
Taraf Devletler, kırsal kesim kadınlarının, karşılaştıkları özel sorunları ve
ekonominin parasal olmayan sektöründeki çalışmaları dahil ailelerinin ekonomik
bakımdan ayakta kalması için oynadıkları belirgin rolü göz önünde tutacak ve bu
Sözleşme hükümlerinin kırsal kesimdeki kadınlara uygulanmasını sağlamak için
gerekli bütün önlemleri alacaklardır.
2.
Taraf Devletler, kadın ve erkeklerin eşitliği ilkesine dayanarak, kırsal
kalkınmaya katılmalarını ve bundan yararlanmalarını sağlamak için, kırsal
kesimdeki kadınlara karşı ayrımı ortadan kaldıran tüm uygun önlemleri alacaklar
ve özellikle kırsal kesim kadınlarına aşağıdaki hakları sağlayacaklardır.
a.
Her düzeydeki kalkınma planlarının görüşülmesine ve uygulanmasına katılmak,
b.
Aile planlaması konusunda bilgi, danışma ve hizmetler de dahil olmak üzere
yeterli sağlık hizmetlerinden yararlanmak,
c.
Toplumsal güvenlik programlarından doğrudan yararlanmak,
d.
Teknik yeteneklerini geliştirmek amacıyla tüm toplumsal ve yaygın hizmetler ile
birlikte görevsel okur-yazarlık dahil resmi ve resmi olmayan eğitim ve öğretimin
her türünden yararlanmak,
e.
Ekonomik fırsatlardan kendi işinde çalışma veya tam çalışma yoluyla eşit olarak
yararlanmak amacıyla kendi kendine yardım gruplar ve kooperatifler oluşturmak,
f.
Bütün toplumsal faaliyetlere katılmak,
g.
Toprak ve tarım reformunda ve bunun yanı sıra yeniden yerleştirme projelerinde
eşit işlem görme ve tarımsal kredi ve borçlanma, pazarlama kolaylıkları ile
uygun teknolojiden yararlanmak,
h.
Özellikle konut, sağlık, elektrik ve su sağlanması, ulaştırma ve iletişim
konularında yeterli yaşam standartlarından yararlanma haklarını sağlamak.
BÖLÜM IV
Madde 15
1.
Taraf Devletler kadınlara, kanun önünde erkeklerle eşit haklar tanıyacaklardır.
2.
Taraf Devletler uygar haklar bakımından kadınlara erkeklerinkine benzer hukuksal
yeterlik ve bu yeterliği kullanmak için eşit fırsatlar tanıyacaklardır.
Özellikle, kadınlara sözleşme yapmada ve mülk yönetiminde eşit haklar verecekler
ve mahkemelerde davaların her aşamasında eşit işlem yapacaklardır.
3.
Taraf Devletler, kadınların hukuki yeterliliklerini kısıtlamaya yönelik hukuki
sonuç doğuran her çeşit sözleşmenin ve sair özel işlemlerin tamamının geçersiz
olduğunu kabul ederler.
4.
Taraf Devletler, kadın ve erkeğe hukuki olarak yerleşme yeri seçme ve nakletmede
eşit yasal hak tanıyacaklardır.
Madde 16
1.
Taraf Devletler kadınlara karşı evlilik ve aile ilişkileri konusunda ayrımı
önlemek için gerekli bütün önlemleri alacaklar ve özellikle kadın erkek eşitliği
ilkesine dayanarak kadınlara aşağıdaki hakları sağlayacaklardır:
a.
Evlenmede erkeklerle eşit hak,
b.
Özgürce bir eş seçme ve ancak kendi özgür ve tam oluruyla evlenme hakkı,
c.
Evlilik süresince ve evliliğin son bulmasında aynı hak ve sorumluluklar,
d.
Medeni durumlarına bakılmaksızın, çocuklarla ilgili konularda ana ve babanın
eşit hak ve sorumlulukları tanınacak, ancak
her
durumda çocukların çıkarları en ön planda gözetilecektir.
e.
Çocuk sayısına ve çocukların zaman dünyaya geleceklerine serbestçe ve
sorumlulukla karar vermede ve bu hakları kullanabilmeleri için bilgi, eğitim ve
öteki araçlardan yararlanmada eşit haklar,
f.
Her durumda çocukların çıkarı en üst düzeyde tutularak ulusal yasalarda mevcut
veli, vasi, kayyum olma ve evlat edinme veya benzeri kuruluşlarda eşit hak ve
sorumluluklar,
g.
Aile adı, meslek ve iş seçimi dahil karı ve koca için eşit kişisel haklar,
h.
Ücret karşılığı olmaksızın veya bir bedel karşılığında malın mülkiyeti, edinimi,
işletmesi, yönetimi, yararlanılması ve elden çıkarılmasında eşlere de eşit
haklar.
2.
Erginleşmemiş bir çocuğun nişanlanması veya evlenmesinin hiçbir yasal etkisi
olmayacak ve evlenme en düşük yaşının belirlenmesi ve evlenmelerin resmi kütüğü
yazımının zorunlu olması için yasama dahil gerekli tüm önlemler alınacaktır.
BÖLÜM V
Madde 17
1.
Bu Sözleşmenin uygulanmasında sağlanan gelişmeleri izlemek amacıyla (bundan
böyle Komite olarak anılacak olan) Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Kaldırılması
Komitesi kurulur. Bu Komite, Sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihte onsekiz
–Taraf Devletlerden otuz beşinin Sözleşmeyi onaylaması ya da ona katılmasından
sonra- yirmi üç uzmandan oluşur. Uzmanlar, dengeli bir coğrafi dağılım ve
çeşitli uygarlık biçimleriyle temel hukuk sistemlerinin temsilini sağlayacak
biçimde Taraf Devletlerce kendi vatandaşları arasından ve ahlak niteliği yüksek
ve Sözleşmenin kapsadığı alanlardaki yetkisiyle tanınmış kişilerden seçilir ve
kendi adlarına hizmet verir.
2.
Komite üyeleri Taraf Devletlerin aday listesinden gizli oy ile seçilecektir. Her
Taraf Devlet kendi vatandaşlarından bir kişiyi aday gösterebilecektir.
3.
İlk seçim bu sözleşmenin yürürlüğe girmesinden altı ay sonra yapılacaktır. BM
Genel Sekreteri seçimlerden en az üç ay önce Taraf Devletlere adaylarını iki ay
içinde bildirmelerini isteyen bir mektup gönderecektir. Genel Sekreter, aday
gösteren Taraf Devletleri de belirtmek suretiyle, adayların listesini alfabetik
sıraya göre hazırlayacak ve Taraf Devletlere gönderecektir.
4.
Komite üyelerinin seçimi, BM Genel Merkezinde, Genel Sekreter tarafından
çağrılmış Taraf Devletler toplantısında yapılacaktır. Taraf Devletlerin üçte
ikisinin (nisab) yeter sayısı oluşturacağı toplantıda, en fazla oy alanlar ile
toplantıda hazır bulunan ve oy veren Taraf Devletler temsilcilerinin salt
çoğunluğunun oylarını, alan adaylar Komiteye seçileceklerdir.
5.
Komite üyeleri 4 yıllık bir dönem için seçileceklerdir. Bununla beraber, ilk
seçimde seçilen dokuz üyenin süresi ikinci senenin sonunda bitecek, dokuz üyenin
isimleri ilk seçimden hemen sonra Komite Başkanı tarafından ad çekme ile
belirlenecektir.
6.
Komitenin 5 ek üyesinin seçimi, 35. onay veya katılmayı izleyen bu maddenin, 2,
3 ve 4. paragrafları hükümlerine göre yapılacaktır. Bu şekilde seçilen iki yedek
üyenin görev süresi iki sene sonunda sona erecek ve bu iki üyenin ismi Komite
Başkanı tarafından ad çekme ile belirlenecektir.
7.
Boşalan yerlerin doldurulması için, uzmanının Komitedeki görev süresi sona eren
Taraf Devlet kendi vatandaşları arasından, Komitenin onayına bağlı olmak üzere,
başka bir uzmanı atar.
8.
Komite üyeleri, BM Genel Kurulunun onayı ile Genel Kurulun, Komitenin
sorumluluğunun önemini göz önünde tutarak kararlaştıracağı koşullar ve
hükümlerle; Birleşmiş Milletlerden ücret alacaklardır.
9.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, bu Sözleşme uyarınca Komitenin görevlerini
etkin bir biçimde yerine getirebilmesi için, gerekli personel ve kolaylıkları
sağlayacaktır.
Madde 18
1.
Taraf Devletler, bu Sözleşme hükümlerine etkinlik kazandırmak ve sağlanan
ilerlemeleri belirlemek amacıyla aldıkları yasal, adli, yönetsel ve öteki
önlemler hakkındaki bir raporu,
a.
Sözleşmenin, ilgili devlet bakımından yürürlüğe girmesini izleyen bir yıl
içinde,
b.
Sonradan, her dört yılda bir ve ileride de Komitenin belirlediği zamanlarda,
Komite tarafından incelemek üzere, BM Genel Sekreterine sunmayı üstlenirler.
2.
Raporlarda, bu Sözleşme yükümlülüklerinin gerçekleştirilmesini etkileyen
sorunlar ve güçlükler belirtilebilir.
Madde 19
1.
Komite kendi usul kurallarını saptayacaktır.
2.
Komite, görevlilerini 2 yıllık bir süre için seçecektir.
Madde 20
1.
Komite bu Sözleşmenin 18. maddesi uyarınca sunulan raporları incelemek üzere
normal olarak senede bir kere ve en az iki hafta süre için toplanacaktır.
2.
Komite toplantıları Birleşmiş Milletler Merkezinde veya Komite tarafından uygun
bulunan herhangi bir yerde yapılacaktır.
Madde 21
1.
Komite, Ekonomik ve Sosyal Konsey aracılığıyla faaliyetleri hakkında BM Genel
Kuruluna yıllık raporlar sunacak ve Taraf Devletlerden sağlanan bilgiler ve
raporların incelenmesine dayanarak önerilerde ve genel tavsiyelerde
bulunabilecektir. Bu öneri ve genel tavsiyeler, Taraf Devletlerin olabilecek
yorumlarıyla birlikte Komite raporuna dahil edilecektir.
2.
Genel Sekreter Komite raporlarını Kadınların Statüsü Komisyonunun bilgisine
sunacaktır.
Madde 22
Uzman kuruluşları, faaliyet alanlarına giren bu Sözleşme hükümlerinin
uygulanmasının görüşülmesi sırasında temsil edilme hakkına sahip olacaklardır.
Komite, uzman kuruluşlarını, sözleşmenin uygulanması hususunda, faaliyet
alanlarına giren konularda raporlar sunmaya davet edebilir.
Madde 23
Bu
Sözleşmedeki hiçbir husus kadın ve erkek eşitliğinin gerçekleşmesinde daha etkin
olan
a.
Taraf Devletin yasasındaki veya
b. O
devlet için yürürlükte olan herhangi bir Uluslararası Sözleşme, antlaşma veya
anlaşmadaki hükümleri etkilemeyecektir.
Madde 24
Taraf Devletler iş bu Sözleşme ile tanınan hakların tam olarak
gerçekleştirilmesi için ulusal düzeyde gerekli bütün önlemleri almayı
üstlenirler.
Madde 25
1.
Bu Sözleşme bütün Devletlerin, imzasına açık olacaktır.
2.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri bu sözleşmeye ilişkin bildirimleri almaya
yetkilidir.
3.
Bu Sözleşme onaya bağlıdır. Onay belgeleri BM Genel Sekreterine verilecektir.
4.
Bu Sözleşme bütün Devletlerin katılmasına açıktır. Katılma belgesinin BM Genel
Sekreterine sunulmasıyla katılma gerçekleşecektir.
Madde 26
1.
Bu Sözleşmenin değiştirilmesi teklifi Taraf Devletlerden biri tarafından
herhangi bir zamanda Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine yapılacak yazılı bir
başvuru ile olur.
2.
BM Genel Kurulu gerekli gördüğü takdirde böyle bir öneri ile ilgili olarak
yapılacak işlem hakkında karar verecektir.
Madde 27
1.
Bu Sözleşme 20. onaylama veya katılma belgesinin Birleşmiş Milletler Genel
Sekreterine sunulmasını izleyen 30. gün yürürlüğe girecektir.
2.
20. onay veya katılma belgesinin sunulmasından sonra, bu Sözleşmeyi onaylayan
veya katılan her devlet için Sözleşme, kendi onay veya katılma belgesinin
sunulmasından sonraki 30. gün yürürlüğe girecektir.<
Madde 28
1.
BM Genel Sekreteri, onaylama veya katılma sırasında yapılan çekincelerin
metinlerini alacak ve bütün Taraf Devletlere dağıtılacaktır.
2.
Bu Sözleşmenin hedef ve amacına uymayan hiçbir çekinceye izin verilmeyecektir.
3.
Çekinceler, BM Genel Sekreterine bildirimden herhangi bir zamanda yapılacak
bildirimle geri alınabilir. Genel Sekreter bu bildirimden bütün Devletleri bilgi
sahibi kılacaktır. Böyle bir bildirim alındığı tarihte geçerli olacaktır.
Madde 29
1.
İki veya daha fazla Taraf Devlet arasında bu Sözleşmenin yorum veya
uygulamasından doğan ve görüşmelerle çözümlenemeyen herhangi bir uyuşmazlık,
birinin isteği ile hakem kuruluna götürülecektir. Taraflar hakem isteğinden
sonra 6 ay içinde hakem kurulunun oluşma biçiminde anlaşmazlarsa, taraflardan
herhangi biri uyuşmazlığı Uluslararası Adalet Divanına, Divan Statüsü uyarınca
götürebilir.
2.
Taraf Devletlerden her biri bu Sözleşmenin imzalanması veya onayı sırasında veya
katılma sırasında, kendisini bu maddenin birinci paragrafı ile bağlı saymadığını
bildirebilir. Diğer Taraf Devletler, böylece bir çekince koymuş olan Taraf
Devlet karşısında aynı paragrafla bağlı olmayacaktır.
3.
Bu maddenin 2. paragrafına göre çekince koyan her Taraf Devlet, BM Genel
Sekreterine bildirimde bulunarak her zaman çekincesini geri alabilir.
Madde 30
Arapça, Çince, İngilizce, Fransızca, Rusça ve İspanyolca metinlerin eşit ölçüde
geçerli olduğu bu Sözleşme Birleşmiş Milletler Genel Sekreterince
bulundurulacaktır.
Yukarıdaki hükümleri onaylayan, imzaları aşağıda bulunan yetkili temsilciler bu
sözleşmeyi imzalamışlardır.
|